Danıştay Kararı 4. Daire 2021/5796 E. 2022/5162 K. 26.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/5796 E.  ,  2022/5162 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/5796
Karar No : 2022/5162

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından, 2015/4-6,10-12 dönemi geçici vergi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasını içeren tarhiyatlar için 7143 sayılı Kanun’dan faydalanmak üzere yapılan başvuru üzerine, 31/07/2019 tarihli ilk taksitin ödenmediğinden bahisle Kanun hükümlerinden yararlandırmama işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…., K:… sayılı kararda; öncelikle, davacı hakkındaki vergi incelemesi 7143 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce başlayıp yürürlükten tarihinden sonra bittiğinden, davacı bakımından Kanun’un 4.maddesinin uygulanacağı, ikinci olarak, … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu uyarınca 04/2015-06/2015 dönemi ve 10/2015-12/2015 dönemine ilişkin yapılan vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatına ilişkin ihbarnamelerin 30/06/2019 tarihinde e-tebliğ yoluyla davacıya tebliğ edildiğinden ve davacı tarafından da ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde (29/07/2018) yazılı başvuruda bulunulduğundan, haktan yararlanmak için gereken süresinde başvuru şartının da olayda mevcut olduğu, son olarak, Kanun koyucu tarafından 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesi uyarınca yapılacak başvuralarda borçların ödeneceği zamanın açıkça kanun hükmüyle düzenlendiği; yani, amme borcunun, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla, maddede yer alan imkanlardan faydalanabileceği, davacıya 04/2015-06/2015 dönemi ve 10/2015-12/2015 dönemi geçici vergilere ilişkin ihbarnameler 30/06/2019 tarihinde tebliğ edildiğinden, ilk taksitin son ödeme gününün 31/07/2019 tarihi olduğunun çok açık bir şekilde anlaşıldığı; bu minvalde, davacı tarafından 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinde yer alan ödeme zamanına ilişkin şart yerine getirilmediğinden, Kanunun 9.maddesinin 6.fıkrası uyarınca 4.maddedeki imkanlardan yararlanma hakkı kaybedilmiş olup, davalı idarece ödeme tablosunun iptal edilerek davacının 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinden yararlandırılmamasına ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarenin taksit tablosunu süresinde sisteme girmediği, 31/07/2019 tarihli ilk taksitin ne kadar ödeneceğine ilişkin tablo oluşturulmadan bilgilerinin olamayacağı, taksit tablosunun 01/08/2019 tarihinde sisteme girilmesi sonrası ise ödemenin yapılamadığı, idarenin hizmet kusurundan ötürü ödemeye ilişkin fiili imkansızlık meydana geldiği; kaldı ki 7143 sayılı Kanun hükümlerine göre ilk iki taksitin ödenmemesi durumunda yapılandırmanın iptal edileceği, ilk taksitin idarenin kusurundan dolayı ödenememesinden kendilerinin sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Davalı idare tarafından temyizen bozulması istenilen istinaf kararı davalı hakkında aleyhe sonuç yaratacak bir hüküm ifade etmediği dolayısıyla davalının temyiz talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmamaktadır.
Davanın reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin karar hakkında, davalı idarenin temyiz yoluna başvurmada hukuki yararı bulunmadığından, aleyhine olmayan Vergi Dava Dairesi kararına yönelik temyiz isteminde bulanamayacağı açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.