Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/174 E. , 2022/4110 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/174
Karar No : 2022/4110
DAVACI : … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, davalı Bakanlığa bağlı Bilirkişilik Daire Başkanlığının web sayfasında 29/11/2017 tarihinde yayımlanan Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyurunun, “Başvuru Şartları” başlığı altında yer alan 2. maddesinde bulunan “Ek-2 de yer alan niteliklere sahip olmak” ibaresi ile Ek-1 sayılı listesinin, hesap bilirkişiliği ile hukukun teknik bilgi gerektiren özel alanlarına yer verilmemesi yolundaki eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca hukuk öğrenimi görmüş kişilerin ayrı bir uzmanlığa sahip olmalarını belgelendirmeleri yeterli iken dava konusu düzenlemede diploma ile belgelendirilmesinin istendiği, listede hesap bilirkişiliği ile hukukun teknik bilgi gerektiren özel uzmanlık alanlarına yer verilmediği, marka ve patent vekillerinden sadece hukukçu olanların bilirkişilik siciline kaydolmasının yasaklanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, davaya konu düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek iptalleri istenilmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun “Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme gereğince bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmenin, temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemenin Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevleri arasında sayıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 63. maddelerinde 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu öncesinde yapılan değişiklik ile genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağının açıkça düzenlendiği, ayrıca Kanunun bilirkişiliğe kabul şartlarını düzenleyen 10. maddesinin dördüncü fıkrasında hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemeyeceğinin hükme bağlandığı, yine, Bilirkişilik Yönetmeliğinin “Bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları” başlıklı 38. maddesinin 4. fıkrasında, “Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, sicile ve listeye kaydedilemez.” düzenlemesinin yer aldığı, hukuk fakültesi mezunları dahil, herhangi bir bölüm mezunlarının bilirkişilik yapmalarına engel bir durum bulunmadığı, iptal davasına konu edilen listede yer alan “Menkul Değerler ve Değerleme İşlemleri, Muhasebe, Finans (Bankacılık ve Finans), Kurumsal Yönetim, Vergiler ve Mali Yükümlülükler ile Fikri ve Sınai Haklar” uzmanlık alanlarında yeniden bir düzenleme yapıldığı, buna göre, 09/03/2018 tarihli 2018 Yılı 2. Dönem Bilirkişilik Başvurularına İlişkin Duyurunun ilan edildiği, bu duyuru ekinde yer alan bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanları (Ek-1) ile bu alanlara göre aranan nitelikleri (Ek-2) taşımaları halinde hukuk fakültesi mezunlarının bilirkişilik yapmalarının önünde herhangi bir engel bulunmadığı, duyuruya “Nitelikli Hesaplamalar” başlığı altında yeni alt uzmanlık alanlarının eklendiği, bu alanlara ilişkin hukuk mezunları da dahil istenilen alanla ilgili uzmanlıkları olanların bilirkişi olarak çalışabilecekleri, bu nedenle iptal davasına konu 29/11/2017 tarihli duyuru ve bu duyurunun güncellenmiş hali olan 09/03/2018 tarihli duyuru ve eklerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına ilişkin davalı Bakanlığa bağlı Bilirkişilik Daire Başkanlığının web sayfasında 29/11/2017 tarihinde yayımlanan duyurunun başvuru şartları başlığı altında yer alan 2. maddesinde bulunan “Ek-2 yer alan niteliklere sahip olmak” ibaresi ile Ek-1 sayılı listesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının 29/11/2017 tarihli Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyurusun Ek-2 bölümünde bir kısım değişiklik ve güncellemeler yapılarak 09.03.2018 tarihinde Bakanlığın internet sitesinde ilan edildiği ve bu davada bireysel bir işlemin dava konusu edilmediği anlaşıldığından duyurunun başvuru şartları başlığı altında yer alan 2. maddesinde bulunan “Ek-2 yer alan niteliklere sahip olmak” ibaresi yönünden davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır.
Davanın Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının 29/11/2017 tarihli Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyurusunun Ek-1 sayılı listesinin iptali istemine ilişkin kısmına gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ”Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266. maddesinde,”(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” hükmü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ”Bilirkişinin atanması” başlıklı 63. maddesinde, ”(1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re’sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.
(2) Bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok olarak saptanması, hâkim veya mahkemeye aittir. Birden çok bilirkişi atanmasına ilişkin istemler reddedildiğinde de aynı biçimde karar verilir.
(3) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen yetkileri kullanabilir.” hükmü yer almıştır.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun ”Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6. Maddesinin 1.fıkrasının (g) bendinde, bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemenin Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevleri arasında yer aldığına işaret edilmiş; 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde de, bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımanın bilirkişiliğe kabul şartları arasında bulunduğu hükme bağlanmıştır.
03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilirkişilik Yönetmeliğinin “Bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları” başlıklı 38. maddesinde ise,
“(1) Bilirkişilik başvurusunda bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki nitelikler aranır:
….
ğ) Daire Başkanlığının bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlediği yeterlilik koşullarını taşımak
…
(4) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, sicile ve listeye kaydedilemez.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Hukuk düzeni Anayasa, kanun, tüzük ve daha alt düzenleyici işlemler arasında hiyerarşiyi zorunlu kılmaktadır. Buna göre, alt düzenleyici işlemlerin; üst normlara aykırı hükümler taşımaması gerekmektedir. Aksi takdirde üst norma aykırılığı söz konusu olan alt normun hukuksal dayanağı bulunduğundan söz edilemez.
Anılan Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre; genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Yasa ile yetkilendirilen Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından hazırlanarak ilan edilen duyurunun dava konusu Ek-1 sayılı listesi ile bilirkişilik temel alt uzmanlık alanlarının belirlendiği, söz konusu listede hukuk alanına yer verilmemiş olmasında üst normlara aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu duyurunun başvuru şartları başlığı altında yer alan 2. maddesinde bulunan “Ek-2 yer alan niteliklere sahip olmak” ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığı, duyurunun Ek-1 sayılı listesi yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Bakılan dava, Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına ilişkin davalı Bakanlığa bağlı Bilirkişilik Daire Başkanlığının web sayfasında 29/11/2017 tarihinde yayımlanan duyurunun başvuru şartları başlığı altında yer alan 2. maddesinde bulunan “Ek-2 de yer alan niteliklere sahip olmak” ibaresi ile Ek-1 sayılı listesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
24/11/2016 tarihli ve 29898 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 3. maddesinin 3. fıkrasında, “Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” hükmü; “Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6. maddesinde, “(1) Bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Bilirkişilik Daire Başkanlığı kurulur. Daire Başkanlığı, bir daire başkanı ile yeteri kadar tetkik hâkimi ve diğer personelden oluşur.
(2) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek.
b) Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek.
…
ç) Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeleri ve hazırlayacağı raporların standardını belirlemek…
g) Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek…” hükmü; “Bilirkişiliğe kabul şartları” başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında, “Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemez.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun’un uygulanması amacıyla çıkarılan 03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği’nin “Temel ilkeler” başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, “Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”; “Daire Başkanlığının görevleri” başlıklı 19. maddesinde, “(1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanları ile temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri ve bilirkişilerin aylık bakacağı iş sayısını; ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile bu alandaki çalışmaları dikkate alarak tespit etmek.
…
c) Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeleri ve hazırlayacağı raporların standardını belirlemek….
f) Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek…”; “Bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları” başlıklı 38. maddesinin 4. fıkrasında, ” Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, sicile ve listeye kaydedilemez.”; “İlân” başlıklı 39. maddesinde, “(1) Bölge kurulu, bilirkişi listelerinin oluşturulması veya ihtiyaca göre güncellenmesi amacıyla, bilirkişi sıfatıyla listeye kaydolmak isteyen ilgililerin yerleşim yerinin veya mesleki faaliyetlerini yürüttüğü yerin bağlı olduğu bölge kuruluna ya da ilk derece mahkemesi adli veya idari yargı adalet komisyonuna müracaat etmeleri hususunda her yıl Daire Başkanlığınca belirlenecek tarihe kadar ilân yapar. Bu hususu, yetki çevresinde gerekli gördüğü kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere yazıyla bildirir.
(2) İlân, Daire Başkanlığı, bölge kurulları ile bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinin internet sitelerinde yayımlanır.
(3) İlânda, sicile ve listeye başvuru ve kabul şartları için gerekli belgeler ile başvuru alınacak temel ve alt uzmanlık alanları gösterilir.” kurallarına yer verilmiştir.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının 29/11/2017 tarihli Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyurusunda; ”H- Menkul Değerler, Muhasebe, Finans” temel uzmanlık alanı altında “H-01 Menkul Varlıklar ve Değerleme İşlemleri”, “H-02 Muhasebe”, “H-03 Finans”, “H-04 Kurumsal Yönetim”, “H-05 Vergiler ve Mali Yükümlülükler” başlıklı alt uzmanlık alanlarına, ayrıca ” I- Fikri ve Sınai Haklar” başlıklı temel uzmanlık alanına yer verilmiş ve bu temel ve alt uzmanlık alanlarında bilirkişi olarak görevlendirilecek kişiler yönünden aranacak nitelikler belirlenmiştir.
Öte yandan, davanın açıldığı tarihten sonra Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından 09/03/2018 tarihinde yayımlanan “2018 Yılı 2. Dönem Bilirkişilik Başvurularına İlişkin Duyuru” başlıklı duyuruyla dava konusu duyuru ekinde yer alan temel ve alt uzmanlık alanları (Ek-1) ile uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerde aranacak niteliklerde (Ek-2) bir kısım güncellemeler ve değişiklikler yapılmış, ayrıca ilk duyurudan farklı olarak “65-Nitelikli Hesaplamalar” uzmanlık alanı düzenlenmiş ve söz konusu alana ilişkin aranacak niteliklerde hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden de düzenlemeye yer verilmiştir.
Yine, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından 25/01/2022 tarihinde yayımlanan “2022 Yılı Bilirkişilik Başvuru İlanı” ve ekleri incelendiğinde, temel ve alt uzmanlık alanları ile bu alanlarda bilirkişilik yapmak isteyen kişilerde aranan nitelikler yönünden yeniden bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Dava Konusu Duyurunun İncelenmesi:
Davaya konu edilen Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının 29/11/2017 tarihli Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyuru metninin içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olmakla birlikte, duyurunun içeriğinde atıfta bulunulan temel ve alt uzmanlık alanlarını belirleyen (dava konusu) Ek-1 ile bu alanlarda bilirkişi olarak görevlendirilmek isteyen kişilerde aranacak kriterleri belirleyen (dava konusu kuralda atıf yapılan) Ek-2 sayılı eklerde, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından ilk olarak davanın açıldığı tarihten sonra 09/03/2018 tarihinde yayımlanan “2018 Yılı 2. Dönem Bilirkişilik Başvurularına İlişkin Duyuru”, ardından 25/01/2022 tarihinde yayımlanan “2022 Yılı Bilirkişilik Başvuru İlanı” ile davacının hukuka aykırılık iddiasını da karşılayacak bir takım güncellemeler ve değişiklikler yapıldığı, ayrıca bakılan dava kapsamında bireysel bir işlemin de dava konusu edilmediği anlaşıldığından, davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır.
Bu haliyle, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.