Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/3904 E. , 2022/4111 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3904
Karar No : 2022/4111
DAVACI : …
DAVALILAR : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI :Davacı tarafından, amatör sporcu olarak yat yarışlarına katıldığı, 3289 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesi ile spor federasyonlarına kendi bünyelerinde oluşturulmuş “tahkim kurulu” vasıtasıyla hukuki uyuşmazlıkları kesin olarak çözüme bağlama yetkisi verildiği, Anayasa’nın 59. maddesinin değiştirilerek tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu hükmünün eklendiği, bununla birlikte anılan kurallarla tahkim kurullarına verilen yetkinin, ‘kararlar’ yani bireysel, münferit federasyon tasarruflarını denetim ve yargılama yetkisinden ibaret olduğu, düzenleyici işlemler üzerinde hiçbir yargısal yetkisi bulunmadığı, dava konusu Yönetmelik maddesi ile Kanunun çizdiği sınırın genişletildiği, Kanunda izin verilmemişken Yönetmelik ile Tahkim Kurulunun görevlerine “düzenleyici işlemlerin” eklenmesinin idari yargıyı devre dışı bıraktığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak davacının meşru, kişisel ve güncel menfaatinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak Anayasa’nın 59. maddesi hükmüne dayanılarak 3289 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesi ile Tahkim Kurulunun kurulduğu, Anayasanın 59. maddesinde değişiklik yapılmasına dair 6214 sayılı Kanun’un gerekçesinde ve Anayasa Komisyonu Raporunda sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri ibarelerine açıkça yer verildiği, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesindeki ibarenin Anayasa Komisyonu Raporunda da yer aldığı ve Yönetmeliğin üst normlara aykırı olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri” ibaresinin iptali istenilmektedir.
Anayasa’nın 17.3.2011 günlü, 6214 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değişik 59. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.” denilmiştir.
3289 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde ise Tahkim Kurulu düzenlenmiş ve maddede “Kurul kararını; kanun, ulusal ve uluslararası federasyonların kuralları, kanunların usule ilişkin hükümleri ile dosya münderecatı, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü delile göre adalet ve nasafet esasları dairesinde tesis eder. Zorunlu haller dışında sportif faaliyetlere ilişkin iş ve işlemlerde en geç on iş günü, diğer hususlarda ise en geç üç ay içerisinde kararını verir. Kurul; itirazın reddine, kabulüne veya itiraz konusu kararın değiştirilerek karara bağlanmasına hükmedebilir. Kararlar gerekçeli olur. Varsa muhalefet şerhleri eklenir.Kısa karar, ilgiliye ve federasyon başkanlığına faks ve internet üzerinden derhal bildirilir ve federasyon ile ilgililer tarafından uygulanmaya başlanır. Gerekçeli karar daha sonra tebliğ olunur. Kararlar, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi hükmü uyarınca ilam mahiyetinde sayılır.Taraflar, kararın tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde verilen karara karşı karar düzeltme yoluna başvurabilirler. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun kararların açıklanması, maddî hataların düzeltilmesi veya yargılamanın yenilenmesi halleri dışında Kurul aynı konuda tekrar karar veremez.”denilmek suretiyle Kurul kararlarına ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Buna göre, spor federasyonlarının organ ve kurullarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olarak verdiği kararlara karşı sadece tahkim yoluna başvurulması imkânı bulunmakta olup söz konusu başvuru neticesinde Tahkim Kurulunun verdiği karara karşı herhangi bir yargı merciine başvurulması mümkün değildir.
Dava konusu düzenlemede dayanağı Kanuna aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, dava konusu düzenlemenin 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile davalı Bakanlığın hizmet birimi haline gelen Spor Genel Müdürlüğünce hazırlanıp Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yürütüldüğü anlaşıldığından Türkiye Yelken Federasyonu davalı konumundan çıkartılıp, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Bakılan dava, 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, davacının görülmekte olan davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ve davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği; 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı; 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, amatör sporcu olan davacının dava konusu düzenlemeye karşı dava açma ehliyeti bulunmakta olup, davalı idarenin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davanın süresinde açılmadığı yolundaki itiraza gelince;
Davacı tarafından ilk olarak, 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “…ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri…” ibaresi ile 22/04/2014 tarih ve 28980 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Yelken Federasyonu Ana Statüsü’nün 6/h maddesinin ve Türkiye Yelken Federasyonu Yönetim Kurulu’nun 16/03/2018 tarih ve 17 sayılı Türkiye Yelken Federasyonu 2018 İlke Kararları’nın TYF Faaliyet Programı’nda Yer Alma Şartları başlıklı 2.1. maddesinin (d), (e), (f), (i), ve (j) bentleri ile, 2.2 ve 2.3.2. maddelerinin iptali istemiyle 15/05/2018 tarihli dilekçe ile davanın açıldığı, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dosyanın Danıştay’a gönderilmesine karar verildiği, Danıştay’a gönderilen dosyada Dairemizin 26/06/2018 tarih ve E:2018/2792, K:2018/2199 sayılı kararı ile “uyuşmazlığın, Türkiye Yelken Federasyonu Ana Statüsünün iptaline ilişkin kısmının adli yargı yerinde, Türkiye Yelken Federasyonu Yönetim Kurulu’nun 16/03/2018 tarih ve 17 sayılı Türkiye Yelken Federasyonu 2018 İlke Kararları’nın TYF Faaliyet Programı’nda Yer Alma Şartları başlıklı 2.1. maddesinin (d), (e), (f), (i), ve (j) bentleri ile, 2.2 ve 2.3.2. maddelerinin iptaline ilişkin kısmının Tahkim Kurulu’nda, 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “…ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri…” ibaresinin iptaline ilişkin kısmının ise idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla adli yargı, idari yargı ve Tahkim Kurulu’nda ayrı ayrı görülmesi gereken, bu nedenle yargı düzenleri yönünden aralarında hukuki birlik bulunmayan bu davanın tamamının Danıştay’da görülmesine olanak bulunmadığından, ayrı yargı yerlerinde ayrı dilekçelerle dava açılması gerekmektedir.” gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği, kararın davacıya 07/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafından da 06/09/2018 havale tarihli dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından, Türkiye Yelken Federasyonu Yönetim Kurulu’nun 16/03/2018 tarihli ve 17 sayılı Türkiye Yelken Federasyonu 2018 İlke Kararları üzerine 15/05/2018 tarihli dilekçe ile açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 6214 sayılı Kanunla değişik “Sporun geliştirilmesi ve tahkim” başlıklı 59. maddesinde, “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.” hükmü yer almaktadır.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle “Bağımsız spor federasyonları” başlıklı Ek 9. maddesinin 7. fıkrasında, “Tahkim Kurulu, federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler; kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflarla, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandırır. Tahkim Kurulu; itiraz üzerine Gençlik ve Spor Bakanlığı ile federasyonlar ve federasyonların birbirleri arasında çıkacak ihtilafları inceleyerek sonuçlandırır.”, 12. fıkrasında ise, “Tahkim Kurulunun görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma usûl ve esasları ile üyelere verilecek huzur ücretinin miktarı Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almıştır.
Spor federasyonlarının iş ve işleyişleri ile ilgili olarak federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler, kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilâflar hakkında federasyon yönetim kurulunca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını ilgililerin itirazı üzerine inceleyip kesin karara bağlamak üzere oluşturulan Kurulun görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin “Kurulun görev ve yetkileri” başlıklı 5. maddesinde, “(1) Tahkim Kurulu;
a) Federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler arasındaki ihtilafları,
b) Kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular arasındaki uyuşmazlıkları,
c) Kulüplerle kulüpler arasında çıkacak anlaşmazlıkları,
ç) Federasyonlarca verilecek kararlar ile ceza ve disiplin kurulu kararlarını,
d) Genel Müdürlük ile federasyonlar arasında veya federasyonların kendi arasında çıkacak ihtilaflar hakkında Kurulca belirlenecek bir üyenin başkanlığında Genel Müdürlük ve federasyon temsilcilerinin katılımıyla oluşturulacak olan komisyon kararlarını,
e) Federasyon başkanları ile yönetim, disiplin ve denetim kurulu üyelerinin spor ahlakına ve disiplinine aykırı davranışlarının tespiti halinde Bakan tarafından Genel Müdürlük Merkez Ceza Kuruluna sevk edilmeleri sonucunda Merkez Ceza Kurulunca verilecek kararları,
f) Sportif Değerlendirme ve Geliştirme Kurulu raporlarında yeterli düzeyde görülmeyen veya yapılan denetim sonucu görevi başında kalmasında sakınca görülen federasyon başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında karar almak üzere, Bakanın istemi üzerine toplanacak olağanüstü genel kurulu yapacak olan üç kişilik komisyonu belirleyerek bu komisyonun işlem ve kararlarını,
g) Olağan ve olağanüstü genel kurullarını 3289 sayılı Kanunda öngörülen süre ve esaslar dahilinde yapmayan federasyonların genel kurullarını altmış gün içerisinde yapacak olan üç kişilik komisyonu oluşturmak ve bu komisyonun işlem ve kararlarını,
ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek kesin sonuca bağlar.
(2) Spor federasyonlarının organ ve kurullarının, sporun disiplinine ilişkin olarak ihtar, kınama, para cezası, küme düşürme, hak mahrumiyeti, ligden ihraç, tescil iptali, üyeliğin askıya alınması ve üyelikten ihraç gibi kararları ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri, müsabakaların icrası, tatili, ertelenmesi gibi verdikleri tüm kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna gidilebilir. Kurulun kararları kesin olup, bu kararlara karşı istinaf, temyiz, karar düzeltme gibi yargı organları nezdinde kanun yollarına başvurulamaz. Bu kararların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla tespit, iptal ve tazminat davası açılamaz.
(3) Kulüp, sporcu, teknik adam, sağlık personeli, menajer ve maç organizatörü gibi sporla ilgili kişilerin kendi aralarında imzaladıkları transfer, geçici transfer, menajerlik, hizmet, vekalet ve maç organizatörlüğü gibi tüm sözleşmelerden kaynaklanan alacak iddia ve talepleri ile mali haklar bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dava Konusu Yönetmelik Maddesinin İncelenmesi :
Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
3289 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesinde, Tahkim Kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarının, çalışma usul ve esasları ile üyelere verilecek huzur ücretinin miktarının Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle belirleneceğinin kurala bağlandığı ve anılan Kanun hükmüne dayanılarak çıkartılan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin “Kurulun görev ve yetkileri” başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında, spor federasyonlarının organ ve kurullarının, sporun disiplinine ilişkin olarak ihtar, kınama, para cezası, küme düşürme, hak mahrumiyeti, ligden ihraç, tescil iptali, üyeliğin askıya alınması ve üyelikten ihraç gibi kararları ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri, müsabakaların icrası, tatili, ertelenmesi gibi verdikleri tüm kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna gidilebileceği düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 6214 sayılı Kanunla değişik “Sporun geliştirilmesi ve tahkim” başlıklı 59. maddesinde, spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği ve tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu; 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle “Bağımsız spor federasyonları” başlıklı Ek 9. maddesinin 7. fıkrasında da, Tahkim Kurulunun, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandıracağı düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemelere ilişkin federasyon kararlarının, yukarıda anılan mevzuatta tahkim kurulunca kesin olarak karar verileceği öngörülen haller kapsamında kalmadığı ileri sürülmekte ise de; gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 59. maddesine tahkim yolunun eklenmesine ilişkin 29/03/2011 tarih ve 27889 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6214 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ilişkin -ayrım yapılmaksızın- bütün kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceğinin açıkça hükme bağlanması; gerekse anılan Kanun’a ilişkin Anayasa komisyon raporunda, “… Madde, spor federasyonlarının organ ve kurullarının, sporun yönetilmesi ve disiplinine ilişkin olarak ihtar, kınama, para cezası, küme düşürme, hak mahrumiyeti, ligden ihraç, tescil iptali, üyeliğin askıya alınması ve üyelikten ihraç gibi bunun yanı sıra sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri, müsabakaların icrasına, tatiline, ertelenmesine gibi verdikleri tüm kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna gidilebileceği, zorunlu Tahkim Kurullarının kararlarının kesin olduğu, bu kararlara karşı istinaf, temyiz, karar düzeltme gibi kanun yollarına başvurulamayacağı, bu kararların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla tespit, iptal ve tazminat davası açılması mümkün olmadığı vurgulanarak yeniden yazılmıştır. …” şeklinde yer alan detaylı ve gerekçeli açıklamaların da aynı doğrultuda bulunması karşısında, anılan iddiaya itibar edilmemiştir.
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik kuralında yer alan “ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri” ibarelerinde Anayasa’ya, Kanuna ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/09/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava, 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sporun geliştirilmesi ve tahkim” başlıklı 59. maddesinde, “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.” hükmü yer almaktadır.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle “Bağımsız spor federasyonları” başlıklı Ek 9. maddesinin 7. fıkrasında, “Tahkim Kurulu, federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler; kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflarla, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandırır. Tahkim Kurulu; itiraz üzerine Gençlik ve Spor Bakanlığı ile federasyonlar ve federasyonların birbirleri arasında çıkacak ihtilafları inceleyerek sonuçlandırır.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Yönetmelik kuralında tahkim kurulunun görevleri arasında “sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeler”e de yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Anayasa’nın 59. maddesi ile Kanun’un Ek 9. maddesinin birlikte incelenmesinden; Tahkim Kurulunun spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı yapılacak başvuruları inceleyerek sonuçlandırma hususunda görevli olduğu, düzenlemelerde yer alan “karar” ibaresinden federasyonların kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler hakkında aldıkları bireysel nitelikteki kararlarının anlaşılması gerektiği, statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemelerin ise bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmakta olup, dava konusu Yönetmelik kuralında üst normlara ve hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.