DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1745 E. , 2022/2591 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1745
Karar No : 2022/2591
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2021/7199, K:2021/6988 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 03/12/2014 tarih ve 29194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının, 10. maddesinin 1. fıkrasının, 11. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin ve 15. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2015/292, K:2020/2079 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/02/2021 tarih ve E:2020/3110, K:2021/267 sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine bozma kararına uyularak Danıştay Onuncu Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2021/7199, K:2021/6988 sayılı kararıyla;
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 33. maddesinde, mühendislik mesleği mensuplarının mesleklerini icra edebilmek için ihtisaslarına uygun odaya kaydolmak ve üyelik niteliğini korumak zorunda olduklarının düzenlendiği,
Anılan madde kapsamında, mühendislerin ortak ihtiyaçlarını karşılamak, hak veya yararlarını korumak, meslek mensupları arasında mesleki etik, disiplin ve dayanışmayı korumak, mühendislik mesleğinin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla kurulmuş birer kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan odaların, söz konusu görevlerini hizmet gereklerine uygun ve meslek mensuplarını bağlayıcı bir şekilde yerine getirebilmeleri amacıyla mesleklerini serbest olarak icra edecek mühendislerin odaya kayıt olmaları zorunluluğunun getirildiği,
Odanın kuruluş amacını gerçekleştirebilmesinin ancak Oda tarafından düzenlenecek “ilgilinin odaya kayıtlı olduğunu ve mesleğini icraya bir engeli bulunmadığını” gösteren belgenin, işe girişlerde ibrazı zorunlu belge olarak kabulü ile mümkün olabileceği,
Bu itibarla, 6235 sayılı Kanun’un 33. maddesi hükmü karşısında, davacı Odanın kanundan kaynaklanan denetim yetkisine engel oluşturacak şekilde Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin dava konusu 7. maddesinin 1. fıkrasında, 10. maddesinin 1. fıkrasında ve 15. maddesinin 1. fıkrasında ziraat mühendislerinden oda üyesi olduklarına dair belge istenilmemesine ilişkin eksik düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
03/12/2014 tarih ve 29194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının, 10. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi dışındaki kısımlarının ve 15. maddesinin 1. fıkrasının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 6235 sayılı Kanunun 33. maddesine göre getirilen odaya kayıt zorunluluğunun dava konusu Yönetmelikle getirilmediği, Yönetmelik kapsamında yetki verilen kişilerle ilgili olarak herhangi bir odaya üyeliğe” ilişkin konuların Bakanlığın görevleri arasında bulunmadığı, bitki koruma ürünlerinin uygulanmasında reçete yazma yetkisinin sadece bitki koruma mezunu ziraat mühendisleri tarafından yapılabileceğine dair Danıştay Onuncu Dairesinin kesinleşmiş bir kararının bulunduğu, ancak ülkemizde sınırlı sayıda bitki koruma mezunu ziraat mühendisi bulunduğu ve bu Yönetmelikle bitki koruma ürünlerinin uygulanmasına yönelik ilave bir kısıt koymanın ülkenin bitki sağlığı faaliyetlerini sekteye uğratacağının açık olduğu, zira mevzuatta profesyonel uygulayıcı belgesini ziraat teknisyen ve teknikerlerinin bile alabileceği düzenlenmişken bitki koruma mezunu ziraat mühendisleri için bir de odaya kayıtlı olma şartı aranmasının eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağı, dava konusu Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu iptal kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/02/2021 tarih ve E:2020/3110, K:2021/267 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 28/12/2021 tarih ve E:2021/7199, K:2021/6988 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak 26/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.