Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/5674 E. , 2022/5173 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/5674
Karar No : 2022/5173
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanun’un 153/A maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğundan bahisle 24.882.169,82 TL tutarında teminat verilmesinin istenilmesine, teminatın belirlenen süre içinde verilmemesi halinde istenen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi kabul edilmek suretiyle teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği ve 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahakkuk edileceğine dair …tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının sahte belge düzenlediğinin, mükellef nezdinde yürütülen vergi incelemesi neticesinde düzenlenen raporla tespit edilmiş olduğu, bu raporlara istinaden tarh edilen vergi ile kesilen cezaların da teminat isteme tarihi itibariyle yeniden yapılandırma yoluyla kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, davacıdan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin dördüncü fıkrası gereğince teminat istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarece, davacı hakkında düzenlenen raporlara göre 2013 ve 2014 yıllarında KDV dahil toplam 248.821.698,15 TL tutarında sahte belge düzenlediği ileri sürülerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin dördüncü fıkrası gereğince bu tutarın %10’u nispetinde (24.882.169,82 TL tutarında) teminat göstermesinin istenildiği belirtilmiş olup, davalı idarece dosyaya sunulan belgelerden davacının düzenlediği tespit edilen bu sahte fatura toplam tutarına tam olarak ulaşmak mümkün olmadığından, 14/05/2018 tarihli ara kararı ile davacının, hakkında yapılan vergi incelemesi neticesinde düzenlenen ve KDV dahil 248.821.698,15 TL tutarında sahte belge düzenlediğini gösteren raporun/raporların ilgili sayfalarının birer örneğinin istenildiği, buna cevaben 28/05/2018 tarihli davalı idare yazısı ekinde dosyaya sunulan 2013 yılına ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, …sayılı ve 2014 yılına ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, …sayılı Vergi İnceleme Raporların ilgili sayfaları üzerinde işaretlenerek gösterilen tutarlar tetkik edildiğinde, teminat tutarı hesabına esas olmak üzere toplam sahte fatura tutarı belirlenirken öncelikle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerde düzenlendiği belirtilen sahte fatura tutarının dikkate alınmadığı, teminat tutarının davacının 2013/4 dönemi ile 2014/12 dönemi arasında organizasyon kapsamı içinde ve dışında satışa konu ettiği KDV dahil toplam 246.429.323,64 TL’lik tutar ile organizasyon kapsamı dışında satışa konu ettiği tutar üzerinden hesaplanan 2.392.374,51 TL tutarındaki komisyon geliri ve buna bağlı katma değer vergisinin toplamı sonucu 248.821.698,15 TL olarak hesaplandığı; teminat tutarının, 213 sayılı Kanun’un 153/A maddesinde yer alan ve her yıl yeniden değerleme oranına göre belirlenen asgari tutardan (2017 yılı için 90.000 TL) az olmamak üzere, düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan (vergiler dahil) toplam tutarın % 10’u olarak hesaplanacağı belirtilmiş olmasına karşın, uyuşmazlık konusu olayda sahte belgelerde yer alan (vergiler dahil) toplam tutara dahil olmayan komisyon geliri ve buna bağlı katma değer vergisinin de hesaplamaya dahil edildiği; bu durumda, teminat tutarının davacı tarafından 2013/4 dönemi ile 2014/12 dönemi arasında organizasyon kapsamı içinde ve dışında satışa konu ettiği KDV dahil toplam 246.429.323,64 TL’lik sahte fatura tutarı üzerinden %10 oranı uygulanarak 24.642.932,36 TL olarak hesaplanması gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin bu tutara isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazladan hesaplanan 239.237,46 TL’lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kısmen kabulüne, dava konusu işlemin 239.237,46 TL’lik teminata isabet eden kısmının reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, buna yönelik olarak davanın kabulüne, dava konusu işlemin geri kalan kısımları ile 24.642.932,36 TL’lik teminata isabet eden kısmının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Teminat istemine konu tutara ilişkin dönemlerin ve miktarın, dayanağının hangi rapor olduğunun belirsiz olduğu, 6736 sayılı Kanun’dan faydalanarak alacakların yapılandırılmasının; 213 sayılı Kanun’un 153/A maddesinin dördüncü fıkrasının aradığı anlamda kesinleşme olmadığı; kaldı ki ilgili yapılandırmadan kaynaklanan borcun tamamının ödendiği, şirket yetkilileri hakkında adli yargıda beraat kararı verildiği, teminat istenmesinin hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, …TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.