Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1871 E. , 2022/4248 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1871
Karar No : 2022/4248
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) … İnş. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2017/Ocak-Ağustos dönemleri cezalı tarhiyatlarına ilişkin ihbarnamelere dair dosyadaki tebligat belgeleri ile Mahkemelerinin … esasında kayıtlı dava dosyasındaki belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu; vergi ziyaı cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin davacıya 05/08/2019 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, dava açma süresinin, adli tatil ara verme süresinin bitiminden sonra sona ermesi sebebiyle ara vermeye ilişkin olan hükümlerin dikkate alınamayacağı açık olduğundan, 04/09/2019 tarihinde sona erdiği, bakılmakta olan davanın ise otuz günlük dava açma süresi bittikten sonra, 06/09/2019 tarihinde açıldığı ve davacının talebi doğrultusunda davalı idare tarafından, elektronik tebligata ilişkin E-mail ve SMS ile de bilgilendirildiği görüldüğünden, dava açma süresi geçtikten sonra açılan davanın bu kısmının esasının incelenmesine olanak bulunmadığı ve süre aşımı nedeniyle reddinin gerektiği, davanın 2017/Eylül-Aralık dönemlerine ilişkin cezalı tarhiyatlara yönelik kısmı yönünden ise; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; davacının bilançosunda stoklar hesabında 2016 ve 2017 yıllarında bulunan yüksek tutarlı stoğun, şube ve deposu bulunmayan 20 m² büyüklüğündeki iş yerinde saklanmasının mümkün olmadığı, bilançodaki stok kayıtlarının fiktif olduğu belirtilmiş ise de stoklara yönelik herhangi bir fiili envanter çalışması yapılmadığı gibi davacının iş yerinde yapılan yoklamalarda 300.000,00-TL-400.000,00-TL civarında emtia tespiti ve işletme adına kayıtlı 6 adet araçla sıcak satış yapıldığı tespiti göz önüne alındığında, stok kayıtlarının fiktif olduğundan söz edilemeyeceği, ödenmemiş vergi borçlarının ve karşıt tespit veya incelemede bulunulmadan yüksek tutarlı katma değer vergisi beyan edilmesine rağmen düşük miktarda ödenecek katma değer vergisi çıkmasının, tek başına faturaların tamamının gerçek bir emtia hareketine dayanmadığına kanıt oluşturmayacağı, 2017 yılındaki alışlarının %76,98’inin hakkında sahte belge düzenlemekten rapor bulunan mükellefler ile sahte belge düzenlemekten incelemesi devam eden ve özel esaslara alınan mükelleflerden olmasının, alışların gerçeği yansıtmadığına ilişkin kuvvetli şüphe oluşturduğu ileri sürülmekte ise de, bu mükelleflerden yalnızca … ve … hakkında 2017 yılına ilişkin sahte belge düzenlenmekten vergi tekniği raporunun bulunduğu, diğer mükelleflerin ise genel esaslara tabi olduğu veya sahte belge düzenleme yönünden incelemesi devam eden özel esaslara tabi mükellefler olduğu hususu ile aynı yılda mal sattığı mükelleflerin hiçbirisi hakkında sahte belge düzenlemekten vergi tekniği raporu bulunmadığı hususu göz önüne alındığında, emtia hareketinin gerçekliği konusunda kuvvetli şüpheden söz edilemeyeceği gibi şüphenin hiçbir şekilde vergilendirme işlemine esas alınamayacağı, davacının düzeltme beyannamesiyle katma değer vergisi beyanlarından çıkardığı … ve …’ya ait faturaların 2016 yılına ait olması nedeniyle, 2017 hesap dönemi için sahte belge düzenleme fiiline konu edilemeyeceği, davacının 2017 yılında … San.Tic. Ltd. Şti’nden mal alışı ve mal satışı bulunmadığından, 2017 hesap dönemine ilişkin sahte belge düzenleme fiiline konu edilemeyeceği, hakkında 2017 yılına ilişkin sahte belge düzenlemekten rapor bulunmayan …’un 2017 yılındaki alışlarının %89,94’ünün, hakkında sahte belge düzenlemekten rapor bulunan ve sahte belge incelemesi devam eden mükelleflerden olmasının, davacının bu kişiden 2017 yılında yaptığı alışların sahte belge olduğuna kanıt oluşturamayacağı, davacının 2017 yılında mal satış faturası düzenlediği …’ın hesabına gerçekleştirdiği para transferlerinin genel vekâletname ile davacı şirket yetkilisi … tarafından birkaç gün içinde nakit olarak çekilmesi işlemlerinin, kaydi para hareketi yaratma amacı taşıdığı ileri sürülmekte ise de, davacı yetkilisi … tarafından, …’ın oğlu olduğunun ve mal aldığı firmalara ödemeleri yapması için 2016 ve 2017 yıllarında bu paraları şirket hesabından gönderdiği beyanıyla akrabalık ilişkisi göz önüne alındığında, … nezdinde karşıt tespit yapılmadan, eksik incelemeyle kaydi para hareketi sonucuna varıldığı, davacının 2017 yılında mal alımında bulunduğu … ve … hakkında 2017 yılına ilişkin düzenlenmiş vergi tekniği raporları bulunduğu hususu göz önüne alındığında, bu mükelleflerle ilgili para hareketlerine ilişkin tespitlerin sahte belge düzenleme değil, kullanma yönünden anılan raporlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken hukuki değerlendirme hatası yapılmış olduğu hususları birlikte göz önüne alındığında, hakkında yapılan yoklamalarda ticari faaliyeti olmadığı yolunda herhangi bir tespit bulunmayan, 2001 yılından itibaren ticari faaliyette bulunan davacının, 2017 yılında düzenlemiş olduğu satış faturalarının tamamının komisyon karşılığı düzenlenen sahte fatura niteliğinde olduğundan ve komisyon geliri elde edildiğinden söz edilemeyeceğinden, 2017/Eylül-Aralık dönemleri için salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, belirtilen dönemlere ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından, dava konusu vergi ve cezaların terkin edilmediği, ihbarnameler ekinde vergi inceleme raporunun tebliğ edilmiş olduğu, dayanak vergi tekniği raporunun da Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından tanzim ve tebliğ edilen ihbarnameler ekinde 27/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği açıklandığından, vergi ve cezaların terkin edilmiş olması gerektiği yolundaki davacı vekilinin itirazının yerinde görülmediği, İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu tarhiyatların dayanağı vergi tekniği raporundaki tespitleri yineleyerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu vergi/ceza ihbarnamelerinin terkin edildiği, bu hususun araştırılması gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.