Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5456 E. , 2022/7979 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5456
Karar No : 2022/7979
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Antalya İli, Döşemealtı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında “sosyal tesis alanı” olarak belirlenmesine rağmen uzun yıllardır kamulaştırılmayarak, mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 608.274,00 TL zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2017 tarih ve E:2016/11083, K:2017/4455 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davanın kabulü ile 588.274,00-TL’nin ıslah tarihi olan 10/03/2016 tarihinden itibaren, 20.000,00-TL’nin ise dava açma tarihi olan 12/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplamda 608.274,00-TL kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idarece davacılara hisseleri oranında ödenmesi yolunda … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacılardan … ve …’ın temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanmasına, … hakkında ise davadan feragat nedeniyle ek karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Davacılardan … ve … bakımından;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup uyuşmazlıkta bu nedenlerden hiçbiri bulunmamaktadır.
Davacılardan … bakımından ise;
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununda feragat konusu özel olarak düzenlenmemiş, 2577 sayılı Kanununun 31. maddesi ile feragat konusunda göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanunun 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde, feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı hükme bağlanmış; 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 29. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 310. maddesine eklenen 3. fıkra ile, ‘‘Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir” hükmü getirilmiştir.
Davacılardan … tarafından verilen ve … İdare Mahkemesi kayıtlarına 25/05/2022 tarihinde giren dilekçeyle davadan feragat edildiği beyanında bulunulmuştur.
Bu durumda, … bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 310. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılan davadan feragat beyanı hakkında ek karar verilmek üzere dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, diğer davacılar …, … bakımından ise … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/09/2022 tarihinde gönderme kararına ilişkin kısmı oyçokluğuyla, onanmaya ilişkin kısmı oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY (X) :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde, feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı belirtilmiş olup, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 29. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 310. maddesine eklenen 3. fıkrada, ‘‘Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir” hükmü yer almıştır.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununda feragat konusu özel olarak düzenlenmemiş, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanunun 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
İdari yargıda, atıf yapılan HMK hükümlerinin, idari yargının işleyişine uygun olarak idari yargılama usulüne uyumlu bir şekilde uygulanması gerektiği, idari yargıda ek karar müessesesinin olmadığı ve ek karar verilmesinin uygulamada çeşitli sorunlara sebebiyet vereceği, zira, ek karara konu daha önce verilen mahkeme kararı kaldırılmadığı için ortada birbiri ile çelişkili iki ayrı kararın mevcut olacağı, bu durumun ise yargılama tekniğine ve usul hukukuna aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle feragat sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmek üzere temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacı …’na ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyoruz.