Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10381 E. , 2022/8047 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10381
Karar No : 2022/8047
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı- …
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
2- … Komutanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Sahil Güvenlik Komutanlığının … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 02/09/2020 tarih ve 2020/21 sayılı Genelgesinin 6. maddesinin 3. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari davaların açılması” başlıklı 3. maddesinde; “1.İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.
2. Dilekçelerde;
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir.
3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir.
Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlığını taşıyan 5. maddesi, 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği; beşinci fıkrasında ise, 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. Yine 2577 sayılı Kanunun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde; “…4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yargılama usulü ilkeleri uyarınca, idari yargı merciilerinin taleple bağlı olarak hukuka uygunluk denetimi yapmaları nedeniyle ilgililerce dava dilekçelerinde davanın konusunun hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın açık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; Çevre Kanununun 20. maddesinin (g) bendi uyarınca, davacı …’a 24.123- TL idari para cezası verilmesine ilişkin Sahil Güvenlik Komutanlığının … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararının ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 02/09/2020 tarih ve 2020/21 sayılı Genelgesinin 6. maddesinin 3. fıkrasının iptalinin ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanununun “Denetim, bilgi verme ve bildirim yükümlülüğü” başlıklı 12. maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Türkiye Çevre Ajansına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına (…) devredilir. Denetimler, Bakanlığın belirlediği denetim usûl ve esasları çerçevesinde yapılır…
İlgililer, Bakanlığın veya denetimle yetkili diğer mercilerin isteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek, yetkililerin yaptıracakları analiz ve ölçümlerin giderlerini karşılamak, denetim esnasında her türlü kolaylığı göstermek zorundadırlar.
İlgililer, çevre kirliliğine neden olabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak, kullandıkları hammadde, yakıt, çıkardıkları ürün ve atıklar ile üretim şemalarını, acil durum plânlarını, izleme sistemleri ve kirlilik raporları ile diğer bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde Bakanlığa veya yetkili denetim birimine vermek zorundadırlar.
Denetim, bilgi verme ve bildirim yükümlülüğüne ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” düzenlemesine ve “İdari nitelikteki cezalar” başlıklı 20. Maddesinin (g) bendi “12 nci maddede öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 6.000 Türk Lirası (32.855 TL) idarî para cezası verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
… tarihli, … sayfa, … cilt numaralı Tespit Tutanağında; 24/08/2021 günü yapılan denetimde, davacının, Denizcilik atıkları uygulamasına kayıt olmadığı, atık transfer sorgulamasında atık verdiğine dair herhangi bir kaydının olmadığı belirtilerek Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelgenin 5. maddesi ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (g) bendi uyarınca bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği görülmektedir.
02/09/2020 tarihli, 2020/21 sayılı Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelge ile; Türkiye’nin deniz yetki alanlarında gemilerin normal faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar ile yük atıklarına ilişkin uygulanması gereken bildirim yöntemleri ve atık alım yükümlülerinin atıkların yönetimi esnasında kullanmaları gereken Gemi Atık Takip Sistemi ile Mavi Kart Sistemi’ni kapsayan Denizcilik Atıkları Uygulamasına (DAU) ilişkin usul ve esaslarının düzenlendiği, Genelgenin; Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği uyarınca yükümlülüğü bulunan gerçek ve tüzel kişilerin, çevrim içi ortam olan Denizcilik Atıkları Uygulaması’nda yapılması gereken iş/işlemlere ilişkin usul ve esasları kapsadığı, davacının … tarih ve … sayılı bireysel işlem ile birlikte iptalini istediği, 2020/21 sayılı 02/09/2020 tarihli Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelgenin amaç ve kapsam “Gemi acenteleri ve gemilerin yükümlülükleri” başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrasında ise; “(3) MKS’ye tabi ticari gemiler, sportif ve gezi amaçlı kullanılan gemiler ile balıkçı gemileri:
a) Yolcu ve personel dahil, taşıma kapasitesi 12 kişiden az olanlar, seyrüsefer esnasında oluşan pis sularını ve çöplerini on beş günde en az bir defa atık kabul tesisi veya atık alma gemisine vermek zorundadır.
b) Yolcu ve personel dahil taşıma kapasitesi 12 kişi ve üzeri olanlar, pis sularını ve çöplerini; limandan ayrıldıktan sonra faaliyetlerini tamamlayarak limana döndükleri günü takip eden 48 saat içerisinde; 48 saat içerisinde başka bir sefere çıkmaları halinde ise bu atıklarını, sefer öncesi atık kabul tesisi veya atık alma gemisine vermek zorundadırlar.
c) Limandan ayrılmadan önce atık tanklarının doluluk oranının %80 ve üzeri olması durumunda bu fıkrada sayılan gemiler, atıklarını vermeden limandan ayrılamazlar.” düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
6. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenen 02/09/2020 tarihli, 2020/21 sayılı Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelgenin, 09/09/2022 tarihli 2022/14 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmakla birlikte; dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu dayanak işlem ve bireysel işlem ile ilgili olarak açılan davanın incelenmesine engel oluşturmayacağı kuşkusuzdur.
Bununla birlikte; davacı tarafından, dilekçesinde, 2872 sayılı Çevre Kanununun 12. maddesinde yer alan bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle anılan Kanunun 20. maddesinin (g) bendi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin bireysel işlem ile birlikte iptali istenen 2020/21 sayılı Genelgenin 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenleme arasında 2577 sayılı Kanunun 7/4. maddesi uyarınca bulunması gereken hukuki bağlantının tam olarak ortaya konulamadığı görülmüştür. Bu nedenle, iptali istenen Genelge kuralı ile bilgi belge verme yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle tesis edilen bireysel işlem arasındaki maddi ve hukuki bağlantının açık ve kesin bir şekilde kurulması zorunludur.
Bu itibarla, yukarıda bahsedilen eksiklik giderilecek şekilde düzenlenecek dava dilekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine uygun olarak yeniden dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun yukarıda değinilen 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın bildirim tarihinden itibaren 30 gün içinde belirtilen eksikliklerin tamamlanarak, aynı Kanunun 3. maddesinde öngörülen biçimde düzenlenerek yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. Yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın bu istem yönünden reddedileceğinin davacılara duyurulmasına,
3. Dilekçe örneği ve eklerinin davaya iadesine ve yenileme dilekçesi verilmesi halinde davacıdan ayrıca harç alınmamasına, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.