Danıştay Kararı 6. Daire 2022/4447 E. 2022/8042 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/4447 E.  ,  2022/8042 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4447
Karar No : 2022/8042

TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR : 1- … Derneği
2- … 3- … 4- … 5- …
6- … 7- … 8- … 9- …
10- …
VEKİLLERİ : Av. …
II- MÜDAHİLLER (DAVACILAR YANINDA)
1- … Belediye Başkanlığı – MUĞLA
VEKİLİ : Av. …
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … 4- …
5- … 6- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla ili, Menteşe ilçesi, …Beldesi, …mevkiinde, …Çimento San. ve Tic. A.Ş. tarafından kurulması planlanan “Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları” projesi için verilmiş olan …tarihli ve …numaralı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu ÇED olumlu kararının Muğla Valiliği ve Menteşe Kaymakamlığı tarafından askı suretiyle ilan edildiği, ayrıca idarenin internet sitesinde süresiz yayınlanmak suretiyle duyurulduğu, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A. maddesinde yer alan ivedi yargılama usulüne de uygun olarak, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde ilanın süresiz olması halinde, ilan süresinin 30 gün olarak belirlenmesi gerektiği, dava konusu … tarih ve …sayılı ÇED Olumlu Kararının, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 14. maddesinin 3. fıkrasına uygun biçimde karar tarihi olan 31/12/2014 tarihinden itibaren, davalı idareye ait internet sitesinde duyurulduğu, ayrıca 15/01/2015 tarihinden itibaren 10 gün süreyle Muğla Valiliği ve Menteşe Kaymakamlığınca askı suretiyle ilan edildiği, süresiz şekilde yapılan internet ilan süresinin 30 gün olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre ilanen tebliğin son günü olan 31/01/2015 tarihini izleyen günden itibaren başlayan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A.maddesinin 2.fıkrasının “a” bendinde düzenlenen 30 günlük dava açma süresinin son günü olan 02/03/2015 günü bitimine kadar dava açılması gerekirken, 27/01/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı belirtilerek davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davacılar tarafından; Mahkemece kabul edilenin aksine dava konusu işlemin, mevzuatta öngörüldüğü şekliyle ilan edilmediği, bu şekilde bilgiye erişim haklarının, aktif katılım ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, Muğla il merkezinde ve Menteşe Kaymakamlığında panoya asılmak suretiyle yapılan ilanın yeterli olmadığı, köyde yaşayan yöre halkının konudan haberdar olmasını sağlayacak herhangi bir yönteme başvurulmadığı, söz konusu projenin yer aldığı yöredeki halka Çed Olumlu Kararının duyurulmadığı, …ve …köylerinde yaşayan davacıların Muğla ili, Menteşe ilçesi ilan panosunda yayımlanan ÇED gerekli değildir kararından haberdar olamayacakları ileri sürülmektedir.
2- Davacılar yanında Müdahiller Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Menteşe Belediye Başkanlığı tarafından; ÇED Olumlu Kararının alındığı projenin, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel yöre halkının yaşadığı yer/yerlerde ilgili belediye ve muhtarlıklarca sesli ve yazılı olarak duyurulması gerektiği, sürenin tespitinde yalnızca Valilik ve Kaymakamlıkça yapılan askı yoluyla ilanlarının dikkate alınmasının hak arama hürriyetini engelleyeceği, işlemin esasının denetlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
3- Davacılar yanında Müdahiller …, …, …, … tarafından ise; dava konusu edilen ÇED Olumlu Kararının usulüne uygun ilan edilmediği, daha önce …Çimento ve Beton San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan projeye ilişkin alınan ÇED Olumlu Kararının iptali için açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:…sayılı kararıyla ÇED Olumlu Kararının iptal edildiği, ortaklık yapısı ve isim değişikliği yapılarak sürece devam edildiğini, yargılama devam ederken proje alanının, yöre halkının projeye çok karşı çıktığı Deştin köyü idari sınırlarının değiştirilerek … beldesi idari sınırlarına dahil edildiği, yöre halkının karardan haberdar edilmediği, Muğla Valiliği ve Menteşe Kaymakamlığında yapılan ilanların yeterli olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muğla ili, Menteşe ilçesi, …Beldesi, …mevkiinde, …Çimento San. ve Tic. A.Ş. tarafından kurulması planlanan “Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları” projesi için … tarihli ve …numaralı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararı verilmiş, bunun üzerine, kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olacağı güvence altına alınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Adil Yargılanma hakkı başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
Anayasanın “Yargı Yolu” başlıklı 125. maddesinde ise; “… idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar.” hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Sürelerle İlgili Genel Esaslar” başlıklı 8. maddesinde; “… süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.” hükmüne, aynı Kanunun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür” hükmüne yer verilmiş, ivedi yargılama usulü başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin “Çevresel etki değerlendirmesi olumlu veya çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı” başlıklı 14. maddesinde; “(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED Raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile on (10) takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED Raporu ve eklerinin proje sahibi taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve noter onaylı imza sirküleri beş (5) iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından imza sirküleri istenmez.
(2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise, projenin ÇED süreci sonlandırılır.
(3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için “ÇED Olumlu” ya da “ÇED Olumsuz” kararını on (10) iş günü içinde verir ve bu kararı Komisyon üyelerine bildirir. Proje için verilen “ÇED Olumlu” ya da “ÇED Olumsuz” kararı Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulur.” hükmüne yer verilmiş, aynı Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinin (y) bendinde; askıda ilan, gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, valilik, kaymakamlık ve muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuru olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi, açılmış olan bir davanın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede adil yargılanma usulüyle görülmesini güvence altına almaktadır. Adil yargılanma ilkesi; mahkeme tarafından önüne gelen bir davada, uyuşmazlığın özüne yönelik bir incelemenin yapılması, uyuşmazlığın sadece şekli olarak ele alınması sonucunu doğuracak bir yaklaşımdan uzaklaşılması, adil ve aleni olarak yargılanma hakkını öngören bir yargılamanın da gerçekleşmesini temel ilke olarak alan bir haktır. Bu hak kişilere belirli koşullarda “mahkemeye erişme” hakkını tanımaktadır. Mahkemeye erişme hakkı mutlak bir hak değildir. Bazı sınırlamalara tabi tutulabilir. Ancak, dava açıldıktan sonra davanın önüne getirildiği mahkeme tarafından davayla ilgili bütün maddi ve hukuki sorunların incelenmesi suretiyle davanın karara bağlanması gerekir. Bunun için, idari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin mahkemeye erişim haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda tebligat yargılama sürecinin başlangıcıdır ve tebliğ işlemi, yazılı tebligat, yayın veya ilan şeklinde olabilmektedir.
Dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirdiği durumlarda ise, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olamadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amaçlanarak, Yönetmelikteki düzenlemeye göre, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulması öngörülmüştür. İlan yolu ile tebliğlerde dava açma süresi ise son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamaktadır. Ayrıca, yazılı bildirim esas olmakla birlikte, kimi durumlarda bilgi edinilmesinin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı, dolayısıyla dava açma süresine başlangıç olarak alınacağı da Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Muğla ili, Menteşe ilçesi, …Beldesi, …mevkiinde, Muğla Çimento San. ve Tic. A.Ş. tarafından kurulması planlanan “Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları” projesi için …tarihli ve …numaralı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararının tesis edilmesi üzerine, 27/01/2022 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ise; dava konusu ÇED gerekli değildir kararının Muğla Valiliğinin ve Menteşe Kaymakamlığının ilan panosunda 15/01/2015 tarihinden itibaren 10 gün süreyle askıya çıkarıldığı, internet sitesinden yapılan süresiz ilanın 30 gün kabul edilmesi gerektiği, ilanen tebliğin son günü olan 31/0/2015 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 20/A maddesi uyarınca, 30 günlük dava açma süresinin son günü olan 02/03/2015 günü bitimine kadar dava açılması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 27/01/2022 tarihinde açıldığı belirtilerek, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler arasında; dava konusu ÇED Olumlu kararının alındığı “Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları” projesinde, Muğla Valiliğinin … tarihli, … sayılı yazısı ile çevresel etki değerlendirmesi sürecinin başlatıldığının duyurulmasının istenildiği, halkın katılımının sağlanması amacıyla, duyurunun …Beldesi, …ve …köylerinde yapılmasının istenilmesi üzerine, halkın katılım toplantısına ilişkin söz konusu ilanların …Beldesi, …ve …köylerinde yapıldığına ilişkin tutanakların muhtarlar tarafından düzenlendiği görülmekle, birlikte, temyiz incelemesi sırasında Dairemizce verilen ara kararı ile dava konusu edilen ÇED Olumlu Kararının, davacıların bulunduğu …ve …köylerinde uygun araçlarla halka duyurulup duyurulmadığının sorularak, duyuruldu ise buna ilişkin askı tutanağı ile ilan metninin istenilmesi üzerine, idare tarafından, dava konusu edilen …tarihli ve … numaralı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” Kararının …ve …köylerinde askıda ilan edildiğine ve askıdan indirildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere, idari kararların niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amacıyla, tebliğin ilan veya askı ilanı yoluyla yapılması gerekmektedir. Askı yoluyla ilan yapılması halinde, ilanı yapan kişi tarafından ilan metninin herkesin kolayca ulaşıp, okuyabileceği bir yerde asılı tutulması, ilan metninin hangi tarihlerde askıda kaldığına ilişkin bir tutanak düzenlenmesi ve bu tutanağın ilgili merciine sunulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacıların yaşadığı …ve …köylerinde, proje için başlayan süreç hakkında gerekli ilk ilanlar yapıldığı halde, dava konusu …tarihli ve … numaralı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararının ilanının yapıldığına, yapıldı ise hangi tarihler arasında askıda kaldığına ilişkin bir tutanak sunulamadığından, “mahkemeye erişim hakkı” çerçevesinde, davanın öğrenme tarihinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde 27/01/2022 tarihinde açıldığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, süre aşımı yönünden reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacılar ve davacılar yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.