Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5818 E. , 2022/5042 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5818
Karar No : 2022/5042
DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
DAVANIN ÖZETİ : Davacı oda tarafından 28.05.2022 tarihli ve 31849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Parkları Yönetmeliği’nin tümünün iptali ile yürütmesinin durdurulması ile Yönetmeliğin dayanağı 6831 sayılı Orman Kanunu’nun EK 14. maddesinin “taban alanı 250 metrekareyi ve kat adedi bir bodrum kat ve çatı arası hariç ikiyi geçmeyen yapılar uzun devreli gelişme planlarına veya gelişim ve yönetim planlarına göre yapılır. Bu alanlar için imar planı şartı aranmaz.” hükmü ile 2634 sayılı Turizm ve Teşvik Kanunu’nun EK-5 maddesinin “içerisinde her tür ve kapasitede konaklama tesisi bulunan mesire yerlerini tahsis etmeye” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesi ile Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca müşterek yapılan toplantıda dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
HUKUKİ SÜREÇ:
Dava; 28.05.2022 tarihli ve 31849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Parkları Yönetmeliği’nin tümünün iptali ile yürütmesinin durdurulması ile Yönetmeliğin dayanağı 6831 sayılı Orman Kanunu’nun EK 14. maddesinin “taban alanı 250 metrekareyi ve kat adedi bir bodrum kat ve çatı arası hariç ikiyi geçmeyen yapılar uzun devreli gelişme planlarına veya gelişim ve yönetim planlarına göre yapılır. Bu alanlar için imar planı şartı aranmaz.” hükmü ile 2634 sayılı Turizm ve Teşvik Kanunu’nun EK-5 maddesinin “içerisinde her tür ve kapasitede konaklama tesisi bulunan mesire yerlerini tahsis etmeye” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari Davaların Açılması” başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, belirtilmiştir.
İdari Yargılama Usulünde geçerli olan re’sen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde davacı oda tarafından dava konusu Yönetmeliğin her bir maddesi yönünden ayrı ayrı iptal gerekçesi belirtilmediği, maddelerin birbiri ile bağlantılı olduğu, dayanağı Kanun maddelerinin hukuka aykırı olduğuna dair gerekçelerinin mevcut olduğu, bu Kanun hükümlerinin iptali halinde Yönetmelik tüm hükümleriyle uygulanamaz hale geleceği, bununla birlikte Yönetmeliğin bir kısım maddelerinin dayanak Kanuna da aykırı olması nedeniyle Yönetmeliğin tümüne ilişkin iptal talebi kabul edilmediği takdirde Kanuna aykırı maddelerinin iptaline karar verilmesinin istenildiği, Yönetmeliğin ismi ile tüm içeriğinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, “orman parkı” ifadesinin Orman Kanununda yer almadığı iddialarıyla Yönetmeliğin tamamının iptali gerektiği, bu istemlerinin kabul edilmemesi halinde Yönetmeliğin bazı maddelerinde geçen ifadelerin iptalinin istenildiğinin belirtildiği görülmekle birlikte dava konusu Yönetmeliğin bazı maddelerine ilişkin hukuka aykırılık iddiaları dilekçeye ayrıca ve ayrıntılı şekilde yazılmış ancak bazı maddeler yönünden hiç bir iddia bulunulmadan anılan maddelerin de iptalinin istenildiği ifade edilmiş ve ayrıca davanın konusu ile istem ve sonuç kısımlarında Yönetmeliğin tüm maddelerinin iptali istenildiği belirtilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafından Yönetmeliğin hangi maddelerinin iptalinin istendiği açıkça ve tek tek belirtilmek suretiyle dava açılması gerektiği, mevcut dilekçede olduğu haliyle terditli istemde bulunulamayacağı, Yönetmeliğin tüm maddelerinin iptali isteniyorsa tüm maddeler yönünden iddialarının ayrı ayrı açıklanıp gerekçelendirilerek dava dilekçesinin oluşturulması gerektiğinden dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.