Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3285 E. , 2022/4160 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3285
Karar No : 2022/4160
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Bankası A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :1. … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
2.… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı banka tarafından, kredi borçlusu ve ipotekli taşınmazın maliki aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyasında başlatılan icra takibi sonrasında borçluların iflas etmesi nedeniyle, icra dosyasında tahsil edilen “cezaevi yapı harcının” yasal faizi ile iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … gün ve E:… K:… sayılı kararıyla; alacaklı olan davacı … Bankası A.Ş. tarafından borçlular … … Tekstil Sanayi ve Tic. A. Ş. ile kredi borçlusu … İnşaat ve Sanayi A.Ş. aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, alacaklı vekilinin talebi üzerine ipotekli taşınmazın satılarak paraya çevrildiği, ihale bedeli üzerinden 164.959,19-TL cezaevi yapı harcının alınması üzerine davacı tarafından söz konusu tahsilat işlemine karşı … İcra Hukuk Mahkemesinin E:… sayısına kayden açılan dava dosyasında şikayet yoluna gidildiği ve anılan Mahkemenin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davacının kesin olarak şikayetinin reddine karar verildiği, ayrıca davacı tarafından dava konusu 164.959,19-TL cezaevi yapı harcının taraflarına iadesine karar verilmesi istemiyle iş bu davanın açıldığı, dava konusu 164.959,19-TL cezaevi yapı harcının … İcra Hukuk Mahkemesinin E:… sayısına kayden açılan dava dosyasında da konusu edildiği ve anılan mahkemenin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davacının kesin olarak şikayetinin reddine karar verildiği anlaşıldığından, tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu kararla, dava konusu 164.959,19-TL cezaevi yapı harcının … İcra Hukuk Mahkemesi’nin E:… sayısına kayden açılan dava dosyasında dava konusu edildiği ve anılan Mahkemenin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davacının kesin olarak şikayetinin reddine kararı verildiği, bu durumda tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği görülmüş ise de, Uyaptan … İcra Hukuk Mahkemesi’nin E: … sayılı dosyası ile … İcra Dairesinin … sayılı dosyalarının incelenmesinden, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin E:… sayıılı dosyasında dava konusu edilen harcın 10/10/2017 tarihinde tahsil edilen cezaevi yapı harcına ilişkin olduğunun görüldüğü, ancak davacıdan 10/10/2017 tarihinde 1.410,91-TL, 21/06/2017 tarihinde ise 164.959,19-TL cezaevi yapı harcının tahsil edildiği, iş bu uyuşmazlığa konu tutarın ise 21/06/2017 tarihinde tahsil edilen 164.959,19-TL olduğunun anlaşıldığı, cezaevi yapı harcı, özel nitelikte olan, 2548 sayılı Kanuna dayanılarak tahsili gereken bir harç olup, kanunlarında özel olarak cezaevi yapı harcından muaf olduğu belirtilen kurumlar dışında bir istisna ve muafiyetin söz konusu olmadığı, harcın Devlet tarafından yapılan bir hizmetin karşılığı olarak katlanılan mali bir yükümlülük olduğu, davaya konu harç karşılığında yapılan hizmetin ise, borçludan elde edilen paranın alacaklıya ödenmesi olduğu, bu harcın yükümlüsünün de, yine harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen/hizmetten yararlanan yükümlüsünün de, yine harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen/hizmetten yararlanan alacaklı olduğu, borçlu hakkında icra takibine başlanıldıktan sonra iflasına karar verilmesinin ise söz konusu harçtan muafiyet sağlamayacağı, bu bilgiler ışığında, … İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyası üzerinden, davacı bankadan tahsil edilen 164.959,19-TL cezaevi yapı harcında yasal isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı bankaya kredi borcu olan ve ipotekli taşınmazın maliki olan şirketler aleyhine “İpoteğin paraya çevrilmesi yolu” ile icra takibi başlatıldığı, sonrasında icra takibi yapılan şirketlerin iflasına karar verildiği, borçlunun müflis sıfatını kazandığını, devam eden icra takibinin müflisin mal varlığının paraya çevrilmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle ilgili icra dosyasında 21/06/2017 tarihinde icra müdürlüğü tarafından tahsil edilen cezaevi yapı harcının iflas halinde tahsil olunan paraların dağıtımında cezaevi yapı harcı kesileceğine dair bir hüküm bulunmadığından hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı mercilerine ait olduğundan, işin esası incelenerek verilen Bölge İdare Mahkemesi kararı usul ve hukuka aykırı olduğundan bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı banka tarafından, kredi borçlusu ve ipotekli taşınmazın maliki aleyhine …İcra Müdürlüğü’nün E: … sayılı dosyasında başlatılan icra takibi sonrasında borçluların iflas etmesi nedeniyle, icra dosyasında tahsil edilen “cezaevi yapı harcının” yasal faizi ile iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2’nci maddesinin 1/a bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların iptal davaları oldukları belirtilmiştir.
İdarelerin, kamu hizmetinin yürütülmesinde, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yaptıkları işlemler, idari işlemler olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre, idari yargı yerlerinde iptal davasına konu edilecek hukuksal işlemlerin, öncelikle, kamu idaresinin işlemi olması, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla tesis edilmesi, kamu idaresinin tek yanlı irade açıklamasına dayanması ve nihayet kesin ve icrai nitelikte olması gerekmektedir.
İdari yargı sistemi içinde yer alan Vergi Mahkemelerinin görevleri; kuruluş kanunu olan 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 6’ncı maddesinde sayılmış; genel bütçe, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bir kısım kamu hizmetlerinden yararlananlar tarafından, bu hizmetin maliyetine, kanunla belirlenen miktar veya oranlarda katılmak üzere ödenen kamu geliri niteliğindeki harçlar, Anayasanın 73’üncü maddesi uyarınca mali yükümlülük kapsamına girdiğinden, bunların tahsiline ilişkin davalarla birlikte gereksiz olarak ödendiği ya da kanuna ve usule aykırı olarak tahsil edildiği iddiasıyla idareye karşı açılacak davaların da niteliği gereği idari yargı yerlerinde görülüp çözümlenmeleri gerekmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 15’inci maddesinin birinci fıkrasında; icra ve iflas harçlarının kanunla tayin edileceği, kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağı; 16’ncı maddesinde de kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında, kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı tetkik merciine şikayet olunabileceği hükümleri yer almıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 15’inci maddesinin birinci fıkrasında; icra ve iflas harçlarının kanunla tayin edileceği, kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masrafların borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağı; 16’ncı maddesinde de kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında, kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı tetkik merciine şikayet olunabileceği hükümleri yer almıştır.
Harçlar Kanununa ekli I sayılı tarifenin:
B) İcra ve iflas harçları:
I – İcra harçları :
3/c maddesi: Haczedilen veya rehinli malların satılıp paraya çevrilmesi suretiyle tahsil olunan paralardan (Yüzde 11,38)
II – İflas harçları :
1/a maddesi: İflasta paylaşılan para üzerinden (Yüzde 4,55) oranında harç alınacağı düzenlenmiştir.
2548 sayılı Cezaevleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1. maddesinde: “İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilâmlı ve ilâmsız alacaklardan tahsil olunan paranın % 2’si ve kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrasından tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır. Maktu harçlar ilâmın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınır. Bu harçlar borçluya yükletilemez …” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kesinleşen bir alacağın tahsilinin, Devlet eliyle sağlanması için oluşturulan kurumlar olarak nitelendirilen “İcra Müdürlükleri”nin usul ve yasaya aykırı işlemlerinden zarar gören; sadece alacaklı ve borçlu değil hukuki yararı olan herkese tanınmış olan “şikayet” müessesesi, kural olarak kanunda öngörülen süre içerisinde icra hukuk mahkemesine yapılan, icra takip hukukuna özgü bir yoldur. Şikayetteki amaç, hatalı olan icra işlemlerinin düzeltilmesi olduğundan, icra mahkemesi, dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda, icra müdürlüğünün işlemini yasaya uygun bularak şikayeti reddedebileceği gibi icra müdürlüğü işlemini iptal etme, kaldırma veya talep edilen işlemin icra müdürlüğünce yerine getirilmesine şeklinde karar verebilmekte olup düzenlemenin; ilgili memurların, İcra ve İflas Kanununun uygulanması çerçevesinde gerçekleştirdikleri işlemlerin, icra dosyası üzerinden, icra tetkik merciince denetlenmesinin sağlanmasına yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı bankaya kredi borcu olan ve ipotekli taşınmazın maliki olan şirketler aleyhine “ipoteğin paraya çevrilmesi” yolu ile icra takibi başlatıldığı, icra takibi devam ederken taşınmaz maliki borçlu şirketler hakkında … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… , K:… sayılı kararı “iflas” kararı verildiği, icra takibinin kesinleşmesi üzerine ipotekli taşınmazın satılarak paraya çevrildiği, davacı banka tarafından ihale bedeli üzerinden 164.959,19-TL cezaevi yapı harcı ödendiği, bu tahsilat işlemine karşı şikayet yoluna gidildiği ve … … İcra Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla kesin olarak şikayetin reddine karar verildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin devam ettiği sırada ipotekli taşınmazın maliki olan şirketlerin iflasına karar verilmesi nedeniyle ihale yoluyla yapılan satışın “müflisin mal varlığının tasfiyesi” niteliğinde olduğu, bu nedenle 2548 sayılı Kanun uyarınca Adalet Bakanlığı adına tahsil edilen ceza evi yapı harcının tahsilinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, doğrudan icra müdürlüğü işlemine karşı bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı iddiaları ile dosya kapsamından, uygulanacak harç oranının, taşınmazın paraya çevirme işleminin hangi takip usulüne göre yapıldığının belirlenmesine, taşınmaz maliki ile kredi borçlusunun iflas etmiş olmalarının etkisi olup olmadığının ortaya konulmasına bağlı olduğu, dolayısıyla, uyuşmazlığın çözümü, icra ve iflas mevzuatı çerçevesinde icra dosyasının incelenmesini gerektirdiği ve icra dosyasının açık olduğu anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde adli yargı görevli olduğu anlaşıldığından işin esası incelenerek verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin… tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.