Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1397 E. , 2022/5105 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1397
Karar No : 2022/5105
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :…Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …GSM ve Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2016/Mayıs dönemine ait ihracat istisnasından kaynaklanan KDV alacağının 404.538,60-TL’sinin vergi borçlarına mahsubuna yönelik 08/11/2016 tarihinde yapılan başvuruya, davalı idare tarafından altmış günlük süre içinde cevap verilmediğinden bahisle oluşan zımni ret işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ihracattan doğan katma değer vergisi alacağı sebebiyle 3065 sayılı Kanun uyarınca ihraç edilmek şartıyla iade hakkına sahip olduğu, davalı idarenin bu iade hakkının kazanılmadığına dair ihracatın gerçekleşmediği yönünde herhangi bir tespitinin olmadığı, ayrıca idarenin mahsuben iade telepleri konusunda düzenlenecek vergi inceleme raporu sonucuna göre iade taleplerinin yerine getirileceği şeklinde yasada yer almayan bir kısıtlama yoluna gitmesine olanak bulunmadığından, davacının 2016/Mayıs dönemine ait ihracat istisnasından kaynaklanan katma değer vergisi alacağının davalı idareye olan diğer vergi borçlarına yönelik iade ve mahsup talebinin zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, KDV Uygulama Tebliğinde yer verilen esaslara göre, sahte belge düzenleme ve kullanma fiili ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi bulunan mükelleflerin iade taleplerinin özel esaslara göre yerine getirileceği, davacı hakkındaki tespitler sebebiyle dava konusu idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Mal ve hizmet ihracatı” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; ihracat teslimlerinin ve bu teslimlere ilişkin hizmetler vergiden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun’un “Vergi İndirimi” başlıklı 29. maddesinin ikinci fıkrasında indirilecek verginin ne şekilde iade edilebileceği genel olarak düzenlenerek, Maliye Bakanlığına, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek konusunda, maddenin dördüncü fıkrasında ise, Maliye ve Gümrük Bakanlığına, vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak gidermek ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenlemek konusunda yetki verilmiş, yine “İstisna edilmiş işlemlere indirim” başlıklı 32. maddesinde ise; “Bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri ile 17. maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirilir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen Katma Değer Vergisi, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
3065 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ve 6111 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 120. maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde çıkarılan, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve yayım tarihini izleyen aybaşından itibaren yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde, mal ihracatından kaynaklanan iade taleplerine ilişkin ususl ve esaslar belirlenmiş, özel esaslara tabi mükelleflerin iade talepleri bakımından ise, Tebliğin IV/E-1-1.3 bölümünde yer alan açıklamalara göre, haklarında, düzenledikleri veya kullandıkları belgelerin gerçek duruma aykırı olduğuna ilişkin delil ve karineleri içeren rapor veya tespit bulunan mükellefler iade taleplerinin yerine getirilmesinde özel esasların uygulanacağı, ve bu mükelleflerin iade taleplerinin, teminat karşılığında, teminat gösterilmemesi halinde münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceği, hüküm altına alınmıştır.
Katma değer vergisi sisteminde, iadenin yapılması için mükellefler tarafından talep edilmesi tek başına yeterli olmayıp iade taleplerinin yerine getirilebilmesi, düzenlenen ve kullanılan belgelerin gerçeği yansıtmalarına da bağlıdır. Diğer bir deyişle mükelleflere nakden veya mahsuben iade yönünden Kanunla tanınan hakkın biçimsel koşullarının varlığının yanı sıra iadeye konu katma değer vergisi işlemlerine yönelik olarak herhangi bir olumsuz saptamanın da bulunmaması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının iade talebinin davalı idarece, özel esaslar uyarınca inceleme sonucuna göre yerine getirilmesi gerektiğinden bahisle reddi yönünde tesis edilen işlemin iptali için açılan davalarda, bu işlemlere done alınan tespit ve raporların neler olduğunun ve bu tespit ve raporların, yukarıda bahsi geçen KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümleri kapsamında, mükellefin iade isteminin özel esaslar uyarınca yerine getirilmesini gerektirir nitelikte bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Dosya içerisinde mevcut olan, Gelir İdairesi Başkanlığı tarafından Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne gönderilen … tarih ve …sayılı yazıda, 36 No.lu Eylem Planına istinaden Başkanlık kayıtlarının tetkikinde, davacının aralarında bulunduğu …Oto Şti., …Hazır Giyim Şti., … Şti., … Şti., …Gsm Şti. ile ilgili açıklamalara yer verilerek, adı geçen 5 ihracatçı ile tedarikçileri …Şti., …Şti. ve …Şti.’nin sahte fatura düzenleme ve kullanımı yönünden incelenmesi ile davacının genel esaslar uyarınca iade isteminin özel esaslar uyarınca (hakkında yapılacak vergi incelemesine istinaden) yerine getirilmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu organizasyon içinde olduğu belirlenen ve bu sebeple ihracat teslimlerine ilişkin yüklendiği katma değer vergisinin iadesi talebi reddedilen Tasfiye Halinde …Kozmetik Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan davada …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kabul kararının davalı idarece temyiz edilmesiyle yapılan incelemede Danıştay Dördüncü Dairesinin E:…sayılı dosyasında 23/02/2022 tarihinde verilen ara karar ile davacı ve davacının ilgili dönemde mal veya hizmet aldığı mükellefler hakkında herhangi bir vergi tekniği raporu veya vergi inceleme raporu bulunup bulunmadığı sorularak, ilgili belgelerin tüm ekleriyle birlikte okunaklı ve onaylı birer örneğinin gönderilmesinin istenilmesi üzerine davalı idare tarafından …Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında da … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nun düzenlendiği belirtilerek söz konusu rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Ayrıca UYAP ortamında yapılan araştırmada, bu defa sahte belge düzenleme ve hayali ihracat faaliyetinde bulunduğundan bahisle re’sen tarh edilen katma değer vergileri ile kesilen cezaların kaldırılması istemiyle Tasfiye Halinde …Kozmetik Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan davada …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararın davalı idarece temyiz edilmesi sonucunda Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2022/1786 sayılı esasını alan dosyada , davacı tarafından diğer bazı mükelleflerle beraber haklarında düzenlenen …tarih ve … sayılı Hayali İhracat ve Sahte Belge Düzenleme konulu Görüş ve Öneri Raporunun düzenlendiği ve bu raporda davacının da aralarında bulunduğu bir organizasyon kapsamında sahte belge düzenleme ve hayali ihracat faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile açıklamalar kapsamında, davacı ve davacının yüklenim listelerinde yer alan mükellefler hakkındaki tüm bu tespitler ile haklarında düzenlenen raporlarda yer alan tespitler incelenerek, iade isteminin özel esaslar kapsamında yerine getirilmesi gerektiğinden bahisle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlem yönünden yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davalı idarenin mahsuben iade telepleri konusunda düzenlenecek vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceği gibi yasada yer almayan bir kısıtlama yoluna gitmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle verilen Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.