Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2127 E. , 2022/3325 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2127
Karar No:2022/3325
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kaymakamlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sivas ili, Akıncılar ilçesi, … Köyü, … ada, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin olarak gerçekleştirilen 24/12/2021 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; … isimli şahıs tarafından taşınmazın, 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesi gereği açık ihale usulüyle satışının talep edildiği, Sivas Milli Emlak Müdürlüğü’nce taşınmazın satışı için onay verildiği, Akıncılar İlçe Milli Emlak Şefliği’nin 08/12/2021 tarihli Olur’u ile açık ihale usulüyle ihaleye çıkılmasına karar verildiği, ihalenin ilçe kaymakamlıkları ve ilgili muhtarlıkta ilan edildiği, davacının da imzasıyla, ilan metninin davacı tarafından 01/12/2021 tarihinde tebliğ alındığına dair tutanağın düzenlendiği, 24/12/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye belgelerini tam olarak ibraz eden …’nın katıldığı, davacı ve söz konusu taşınmazın satışını talep eden …’nin belge ibraz etmedikleri için ihaleye alınmadıkları, ihalenin … üzerinde bırakılması üzerine bakılan davanın açıldığı,
Taşınmazın satışına yönelik olarak, ilgili kamu kurumlarının uygun görüş ve onayları ile usulüne uygun olarak ihaleye çıkıldığı, katılımın ve rekabetin artırılması amacıyla gerek ilçe hükümet konaklarında, gerekse … Köyü Muhtarlığında gerekli ilanların yapıldığı ve ihalenin uygun teklif sunan … üzerinde bırakılarak satışın gerçekleştirildiği, dolayısıyla usulüne uygun olarak gerçekleştirilen ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, tüm evraklarını hazırlamasına rağmen ihaleye giremeyeceği ve teklifte bulunamayacağı belirtilerek ihaleye alınmadığı ileri sürülmüş ise de, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ve söz konusu taşınmazın satışını talep eden …’nin belge ibraz etmedikleri için ihaleye alınmadıklarına ilişkin olarak ihale iştirak tutanağının düzenlendiği, yine görevli memurlar tarafından davacının ihale saati başladığında ihaleye katılmak için başvurduğu ve herhangi bir belge ibraz etmediği için ihaleye alınmadığına ilişkin 24/12/2021 tarihli tutanağın düzenlendiği, bu kapsamda Mahkemece ara kararları ile davacıdan, dava konusu ihaleye ilişkin olarak ihale ilanında belirtilen bilgi ve belgeleri ihale saatinden önce ibraz etmişse, belgeleri ibraz ettiğine ilişkin evrak kayıt işlemi yapılıp yapılmadığı, belgelerin ihale komisyonunca alındığına/alınmadığına ilişkin bir belge düzenlenip düzenlenmediğinin sorularak, düzenlenmişse buna ilişkin evrakın gönderilmesinin istenildiği, ancak davacı tarafından herhangi bir cevap verilmediği gibi, tüm evraklarını hazırlayıp ihaleye katılmak için başvuruda bulunduğu hususunun da bilgi ve belgeye dayalı şekilde somut olarak ortaya konulamadığından, davacının iddiasının yerinde bulunmadığı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, taşınmazı 12 yıldır tarım arazisi olarak fiilen kullandığı, kullanım alanında olduğunun köy halkı tarafından bilindiği, ihale teminat bedelini yatırdığı, dekont kimlik bilgilerini ve ikametgâhını sunduğu, ancak görevlinin kendi el yazısı ile yanlış parseli yazarak teminat bedelini bu parsel adına yatırmasını söyleyerek yanlış yönlendirmede bulunduğu, ihaleye katılmak için gerekli evrakları hazır ettiği, ancak ihaleye alınmadığı, bunun kamera kayıtları incelendiğinde de görüleceği, kendisine ecrimisil ihbarnamesi gönderilerek cezai işlem uygulandığı, görevlinin kendisini arayarak Mal Müdürlüğüne çağırdığı ve araziyi ekmediğine dair evrakı baskı ve zorla imzalattığı, imzalamazsa cezai yaptırım uygulayacağı, taşınmazın fazla miktara satılacağı ve satın almaya gücünün yetmeyeceği hususlarında beyanda bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ihale ilanının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacının söz konusu taşınmazı 12 yıldır kullandığını beyan ettiği, ancak taşınmazın 08/04/2017 tarihinde vefat eden … tarafından yıllardan beri ecrimisil ödenerek kullanıldığı, mahallinde yapılan tespitlerde taşınmazın önceki yıllarda anılan kişi tarafından davacıya kiraya verildiğinin tespit edildiği, ancak hazine taşınmazlarının idaresi hakkındaki mevzuata göre Hazinenin mülkiyetindeki taşınmazların üçüncü kişilere kiraya verilemeyeceği, taşınmazın hukuka aykırı olarak kiraya verildiği, davacının iddialarının tamamen subjektif görüş içerdiği ve itham edici nitelikte olup soyut kaldığı, davacıya ihale ilanının tebliğ edildiği, ilan metninde tüm bilgilerin detaylı olarak mevcut olduğu, ihale gününde gelmesine rağmen herhangi bir bilgi ve belge ibraz etmediği, ihaleye alınmasının yasal olarak mümkün olmadığı, ihalenin herhangi bir art niyet olmadan, hukuka uygun olarak sonuçlandırıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Dairemizin 08/06/2022 tarihli ara kararıyla, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “Doğrudan satış” başlıklı 4. maddesinin 12. fıkrası bağlamında, davacının dava konusu ihaleye konu taşınmazı doğrudan alım hakkının bulunup bulunmadığının araştırılması kapsamında davalı idareden, taşınmazın, 26/04/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde yer alıp almadığı ve imar planı bulunup bulunmadığı, imar planı bulunuyor ise, imar planında tarımsal amaca ayrılıp ayrılmadığının sorulmasına; davacı ile davalı idareden, davacı tarafından taşınmazın fiilen kullanılıp kullanılmadığı, kullanılması hâlinde hangi amaçla ve hangi tarihten itibaren kullanıldığı, davacı tarafından 31/12/2019 tarihine kadar taşınmazın doğrudan alımı talebiyle yapılan bir başvurusu bulunup bulunmadığı, bulunması hâlinde davalı idarece davacıya doğrudan satış teklifi yöneltilip yöneltilmediğinin sorulmasına, yöneltilmiş ise teklifin yöneltildiğine ilişkin tebligat evrakının onaylı örneği ile bunlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş;
Davalı idarece verilen 21/07/2022 tarihli cevapla, taşınmazın Belediye ve mücavir alan sınırları dışında köy sınırları içerisinde bulunduğu, imar planı bulunmadığı, tarım yapılacak mevkide olduğu, davacının doğrudan satın alma talebinin olmadığı, herhangi bir satın alma talepli dilekçesinin bulunmadığı, hak sahibi olmadığı, doğrudan satış hakkından faydalanamayacağı, ihaleye katılım belgeleri bulunmadığından ihaleye alınmadığı, taşınmazın 14/12/2016 tarihinden itibaren davacı tarafından tarımsal amaçlı olarak kullanılmaya başlandığı; davacı tarafından verilen 31/08/2022 tarihli cevapla, 5-6 yıl önce tanık … huzurunda söz konusu taşınmazı satın almak istediğine dair yazılı dilekçe sunduğu, ancak kendisinde bir nüshası bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 12. fıkrası kapsamında belirtilen şartlar sağlanmadığından davacının doğrudan alım imkânından faydalanamayacağı anlaşılmıştır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.