Danıştay Kararı 3. Daire 2020/2057 E. 2022/3294 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/2057 E.  ,  2022/3294 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2020/2057

Karar No : 2022/3294

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 ve 2017 yılına ait gelir vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … ile … sayılı ihbarnamelerin davacıya 20/01/2019 tarihinde e-tebligat yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu e-tebligatın ulaşmadığı, geç ulaştığı ya da usulsüz yapıldığı yönündeki iddiaları varsa bu iddiaları ispatlayacak her türlü bilgi ve belgenin sunulmasının istenilmesine karşın davacı tarafından ara kararına cevap verilmediği, sözü edilen ihbarnamelere karşı dava açılmadığı ve ödeme de yapılmadığı anlaşılmakla birlikte davacının ileri sürdüğü hususların ancak ihbarname aşamasında açılacak davada incelenebilecek olması karşısında, usulüne uygun olarak kesinleşen ve ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Zarar mahsubunun beş yıllık süre içerisinde herhangi bir yılda yapılabileceği, izleyen yılda yapılmamasının sonraki yılda mahsup hakkını ortadan kaldırmadığı, Danştay Üçüncü Dairesinin bu yönde kararının bulunduğu, iddiasının ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itrazlardan “borcum yoktur” kapsamında incelenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafça ileri sürülen iddiaların yasal dayanağı bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.