Danıştay Kararı 3. Daire 2019/2144 E. 2022/3317 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/2144 E.  ,  2022/3317 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2144
Karar No : 2022/3317

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014 yılı için re’sen salınan gelir vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezası, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül 2014 dönemleri için aranmayacağı belirtilen geçici vergi ve üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından … Sitesinin dış cephe ısı yalıtım işine yönelik olarak ödenen tutarlara ilişkin fatura düzenlenmediği hususunun, söz konusu faaliyetle doğrudan bağı ve bilgisi bulunduğu anlaşılan site yöneticilerinin ifadeleriyle saptandığı ancak vergi inceleme elamanınca tespit olunan gelir miktarının çok yüksek olduğu iddia edildiğinden Mahkemelerince verilen ara kararı ile Bursa Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığından, Bursa merkezde, ısı ve ses veya titreşim yalıtım ve tesisat faaliyeti gösteren kişilerin ortalama yıllık karlılık oranının ne kadar olabileceğinin bildirilmesinin istenilmesi üzerine değinilen iş kolunda yıllık ortalama karlılık oranının %7 ila %15 civarında olduğu bildirildiğinden bu oranların ortalaması alınmak suretiyle yıllık karlılık oranının %11 olduğunun kabulü suretiyle ulaşılan 20.868,96-TL matrah üzerinden tarhiyat yapılması gerektiği, mahsup süresi geçen geçici verginin tahakkuk ettirilmeyeceği ve aranmayacağı ihbarnamede açık olarak belirtildiğinden bu vergi yönünden davacının hukukunu etkileyen kesin ve yürütülmesi gerekir nitelikte bir işlem bulunmadığı, Ekim 2013 dönemine ait olup 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı, somut tespit yapılmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası azaltılmış, geçici vergi yönünden dava incelenmeksizin reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile özel ususüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla 04/09/2013 tarihli sözleşme ile katma değer vergisi hariç 298.500,00TL karşılığında yapımını üstlendiği dış cephe ısı yalıtımı işinin Nisan 2014 ayında yapımı tamamlanan kısmına denk gelen katma değer vergisi dahil 249.800,00 TL ödeme için fatura düzenlemeyerek kazancının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı tespit edildiğinden adına yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, kesinleşme tarihi esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.