Danıştay Kararı 8. Daire 2018/5390 E. 2022/5074 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/5390 E.  ,  2022/5074 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5390
Karar No : 2022/5074

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madencilik San. ve Dış Tic. A. Ş.

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elazığ İli, Ağın İlçesi sınırları içinde İR: … no’lu maden işletme ruhsatına binaen IV-(a) grubu-ponza madenciliği ile iştigal eden davacı şirket tarafından, 2016 yılı ruhsat bedelini süresinde ödemediği gerekçesiyle maden ruhsatının iptal edilmesine dair tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı şirketin 2016- Ocak Ayı içerisinde yatırması gereken 42.232.-TL tutarındaki ruhsat bedelini ilgili dönemde yatırmadığı, bunun üzerine ruhsat bedelinin 3 aylık süre içinde yatırılması aksi takdirde ruhsatın iptal edileceğini bildiren … tarihli ve … sayılı yazının 13/06/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı şirketin 42.232.-TL tutarındaki ruhsat bedeli ve 4.454,29.-TL tutarındaki gecikme zammıyla birlikte toplam 46.686,29.-TL’yi 3 aylık sürenin son günü olan 16/09/2016 tarihinde vergi dairesine “maden ruhsat harcı” adı altında yatırarak ödemeye ilişkin makbuzları 19/09/2016 tarihli dilekçe ekinde davalı idareye verdiği, davalı idare yetkilileri ile yapılan görüşme neticesinde ruhsat bedelinin vergi dairesi yerine 2 ayrı banka hesabına yatırılması gerektiğinin öğrenilmesi üzerine yapılan ödemenin vergi dairesinden iade alınarak 17/10/2016 tarihinde davalı idarenin hesaplarına yatırıldığı, bunun üzerine ruhsat bedelinin verilen 3 aylık sürenin son günü olan 16/09/2016 tarihinden sonra ödendiğinden bahisle maden ruhsatının iptaline ilişkin olarak davalı idarece tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, ruhsat bedeli kavramının, 3213 sayılı Maden Kanunu’nda değişiklik yapan ve 18/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun ile getirildiği, ilk uygulamasının 2016-Ocak döneminde yapıldığı, ruhsat sahiplerinin bu ödemenin de devlet hakkı vb. olduğu gibi vergi dairelerine ödenmesi yolundaki alışkanlıklarını sürdürdüğü, davacı şirketin de verilen süre içerisinde ruhsat bedelini vergi dairesine ödediği, … tarih ve … sayılı dava konusu işlemde “Genel Müdürlük Makamının 20/10/2016 tarihli derkenar talimatında ‘3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince yapoılan işlem nedeniyle ruhsat sahiplerinin mağduriyet yaşamaması için ruhsat bedellerinin vergi daireleri tarafından tahsil edilmemesi yönünde tüm illerin vergi dairelerine yazılar yazıldığı, ancak bazı vergi daireleri tarafından yine de işlem yapıldığının görüldüğü, ruhsat bedellerinin vergi dairelerine süresi dahilinde ve tam olarak yatırılmış ruhsatlar için bu bedellerin Genel Müdürlüğümüzce belirlenen hesaba aktarılmasının sağlanması halinde bu tür ruhsatların iptal edilmeyeceği, ancak bu konuda yapılan işlemlerin tespiti için komisyon oluşturulması ve komisyon kararına göre işlemlerin yürütülmesi uygun olacaktır” paragrafına yer verilerek ruhsat bedeli ödemelerinin hataen vergi dairelerine ödendiğinin davalı idarece de kabul edildiği ve vergi dairelerine yapılan ödemenin geçerli kabul edilerek ruhsatın iptal edilmeyeceği yönünde bir talimatın bulunduğu, davacı şirketin basiretli tacir gibi hareket ederek hak ve sorumluluklarını takip etmesi gerektiği ileri sürülebilecek olsa dahi idare içerisinde de uygulama birliğinin ve yeknesaklığın sağlanamadığı, öte yandan davacıya hitaben yazılan ve ruhsat bedelinin 3 aylık süre içerisinde ödenmesini aksi takdirde ruhsatın iptal edileceğini bildiren … tarihli ve … sayılı yazıda herhangi bir banka hesap numarasına yer verilmediği gibi nereye ödeneceğinin de belirtilmediği, belirsizlik içeren ve tereddüde mahal veren idari işlemler nedeniyle idare edilenlerin sorumlu tutulmasının hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleri ile hakkaniyete uygun düşmeyeceği, zira yükümlülük içeren idari işlemlerin bu yükümlülüğün yerine getirilmesine ilişkin esasları da içermesi gerektiği, ilk kez yapılan ve ruhsat iptali gibi ağır bir yaptırım içeren uygulamalarda belirtilen ilkelerin daha da önem arz ettiği, nitekim idarenin daha sonra bu yöntemi benimseyerek ruhsatın iptaline dair dava konusu işlemde hazine payı, özel idare payı, köylere hizmet götürme birliği payı gibi ödemelerin hangi hesap numaralarına yatırılacağı hususunu açıkça belirttiği, bu durumda; davacı şirketin ruhsat bedelini verilen sürenin son günü olan 16/09/2016 tarihinde ödeyerek yükümlülüğünü zamanında yerine getirdiği ve bu yöndeki iradesini ortaya koyduğu, ardından da ruhsat bedelinin idarenin hesaplarına geçmesini sağladığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2016 yılı ruhsat bedelinin 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13/1. maddesine göre aynı yılın Ocak ayı sonuna kadar ödenmesi gerekirken ödenmediği, verilen 3 aylık sürede de ödenmemesi üzerine ruhsatın iptaline dair dava konusu işlemin tesis edildiği, yürürlükteki işletme ruhsatlarına ilişkin olarak her yıl ödenmesi gereken ruhsat bedeli tutarlarının ve yatırılması gereken hesap numaralarının yılbaşından önce Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde (www.migem.gov.tr) yayımlandığı, ayrıca, ruhsat bedellerinin vergi dairelerine süresi dahilinde ve tam olarak yatırılmış ruhsatlar için bu bedellerin Genel Müdürlükçe belirlenen hesaba aktarılmasının sağlanması halinde ruhsat bedelinin yatırılmış sayılacağı, davacının vergi dairesine yatırdığı ruhsat bedeli vergi borçlarına mahsup edildiği için 3 aylık süre içerisinde belirtilen banka hesabına yatırılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 22/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.