Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3369 E. 2022/3275 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3369 E.  ,  2022/3275 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3369
Karar No:2022/3275

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından 02/02/2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Sürücüsüz Araç Kiralama Hizmeti” ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusu sonucunda ihalenin iptali yönünde tesis edilen … tarih ve … sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; başvuru sahibinin 3. iddiası olan “Teknik Şartname’nin Ek-1 maddesinde istenen araçların teknik özellikleri açısından temininin zor olduğu, bu durumun ihaleye katılımı engellediği gibi mevzuata da aykırılık teşkil ettiği, işin başlangıcının Mart ayı olduğu dikkate alındığında bu sürede 2021 model ve istenilen teknik özelliklere sahip araçların pandemi koşullarında temini zor olduğundan ihaleye katılımın ve rekabetin engelleneceği, kamu zararının oluşacağı,” iddiası ihale ilanına yansıyan bir hüküm olmadığından anılan iddianın süre yönünden reddi gerektiği yönündeki davacı şirket iddiasının reddi gerektiği;
2-Kiralanacak araçların 0 kilometre olması koşulunun teklif maliyetlerinin yükselmesine sebep olmayacağı iddiasına yönelik yapılan incelemede; araçlara getirilen 0 km olma koşulunun yeni araçların kiralanmasını ya da satın alınmasını gerektireceği ve bu durumun da teklif maliyetlerinin yükselmesine sebebiyet vereceğinden hareketle söz konusu araçlara getirilen 0 km olma koşulunun idarenin kendisine tanınan takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu düzenlemenin ihaleye katılımı kısıtlayıcı nitelikte olduğu ve rekabeti engellediği kanaatine varıldığından, davacının aksi yöndeki iddialarının reddi gerektiği;
3-Kiralanacak araçların 34 plaka olması koşulunun yeterlik kriteri olmadığı, dolayısıyla ihaleye katılımı engellemediği, bu koşulların idarenin takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği iddiasına yönelik yapılan incelemede; kiralanacak araçların tamamının 34 plaka olması kriterinin, başka il plaka numarasına tescilli araçları ile araç sahibi veya kiralayan kişilerin, yerleşim yeri veya merkez ya da şubesinin yeri İstanbul ili olanlar karşısında dezavantajlı konuma düşeceği, sözleşmenin uygulanması aşamasında araçların İstanbul iline tescil edilebilmesi için yüklenicilerin yerleşim yeri veya merkez ya da şube adresinin İstanbul’a nakli ve bunun yanı sıra plaka değişikliği zorunluluğunu ortaya çıkaracağı, bu itibarla herhangi bir ayrım yapılmaksızın kiralamaya konu tüm araçlar için bu koşulun aranmasının, Kanun’un 5. maddesine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varıldığından, davacının aksi yöndeki iddialarının reddi gerektiği, dolayısıyla 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan temel ilkelerden rekabetin sağlanması ilkesi gözetilerek ihalenin iptal edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece dava nedenlerinin hiçbir hukuki değerlendirmeye tâbi tutulmayarak dava konusu Kurul kararında yer alan gerekçelerle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, başvuru sahibi şirketin “mart ayında o km araç temin edilmesinin ihaleye katılımı engellediğine” ilişkin başvurusunun ihalenin başlangıç ve bitiş tarihleri ile ilgisinin bulunması, dolayısıyla da bu durumun ihale ilanına yansıyan bir husus olduğunun tartışmasız olması karşısında Mahkemece başvurunun süre yönünden reddine karar verilmesi yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen hükmün bozulması gerektiği, ihalenin iptali nedeni olarak gösterilen teknik şartnamedeki iki düzenlemenin şirketlerinin Kanun’un 5. maddesi kapsamında öngörülen takdir yetkisi kapsamında, yine kamu menfaatinin gözetilmesi suretiyle belirlenen düzenlemelerden ibaret olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın reddine dair kararın her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya idareye iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.