Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/217 E. , 2022/4176 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/217
Karar No : 2022/4176
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Akhisar Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi … ve Soma Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi …’ndan aldığı faturaların sahte yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2016/Nisan-Haziran,Ekim dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; inceleme döneminde sahte olduğu belirtilen faturaları düzenleyen … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; mükellefin iş yerinde işçi çalıştırmaması, vergi borçlarını ödememiş olması, faaliyeti itibarıyla gerekli olduğu halde deposu bulunmaması, mernis adreslerinde bulunamaması dolayısıyla defter, belge ve faturalarına ulaşılamaması, 2016 yılında 27.722,00-TL tutarında mal alımına karşılık, aynı yıl katma değer vergisi dahil 4.317.238,86-TL tutarında çok yüksek oranda mal ve hizmet satabilmesinin iktisadi ve ticari icaplara uymaması, Bs formlarını vermemiş olması, yeterli organizasyon yapısına sahip olmadığı halde çok kısa süreli ticari faaliyetinde yüksek oranlarda fatura düzenlemiş olması, mükellefiyeti terk ettirildiği tarihten sonra da fatura düzenlemiş olması dikkate alındığında, mükellefin ihtilaflı dönemde davacıya düzenlediği faturaların sahte olduğu anlaşıldığından, davacının …’den aldığı ve kayıtlarına intikal ettirerek ilgili dönemlerde indirim konusu yaptığı, sahte faturalar içeriğindeki katma değer vergisi indirimlerinin reddi sonucu yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; mükellefin iş yerinde işçi çalıştırmaması, vergi borçlarını ödememiş olması, faaliyeti itibariyle gerekli olduğu halde deposu bulunmaması, tarafına tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerini inceleme için ibraz etmemesi, dolayısıyla defter, belge ve faturalarına ulaşılamaması, gelir vergisi, katma değer vergisi ve geçici vergi beyanlarını vermemiş olması, 2016 yılında Ba ve Bs formlarını vermemiş olması, mükellefin 2016 yılına ilişkin katma değer vergisi matrahları ile mükelleften mal/hizmet alan mükelleflerin beyanlarının karşılaştırılmasından 1.335.058,00-TL’nin beyan dışı bırakılmış olması, yeterli organizasyon yapısına sahip olmadığı halde çok kısa süreli ticari faaliyetinde, katma değer vergisi dahil 6.248.025,54-TL tutarında oldukça yüksek oranlarda fatura düzenlemiş olmasının iktisadi ve ticari icaplara uymaması, mükellefiyeti terk ettirildiği tarihten sonra da fatura düzenlemiş olması dikkate alındığında, mükellefin ihtilaflı dönemde davacı adına düzenlediği faturalarının sahte olduğu sonucuna varıldığından, davacının …’ndan aldığı ve kayıtlarına intikal ettirerek ilgili dönemlerde indirim konusu yaptığı, sahte faturalar içeriğindeki katma değer vergisi indirimlerinin reddi sonucu yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde cezanın üç kat kesileceğinin düzenlendiği, 359. maddede ise, belgeleri sahte olarak düzenleyen veya bu belgeleri kullananların sayıldığı, dava konusu olayda da sahte belge kullanma fiilinin gerçekleştiği anlaşıldığından cezaların üç kat kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mal alımında bulunulan firmaların birtakım vergisel ödevlerini yerine getirmemiş olmasının kendilerine yapılan satışların sahte olduğunu göstermeyeceği, satıcı firmalar nezdinde karşıt inceleme yapılmadığı, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak rapor düzenlendiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.