Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1 E. , 2022/4193 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1
Karar No : 2022/4193
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) Tasf. Hal. … Demir ve İnş. Mlz. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılına ilişkin re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve …. sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı şirketin yoklama tarihlerinde faaliyette bulunduğunu ortaya koyan somut verilere rastlanmaması, ilgili dönemdeki (Ba) bildirimleri ile karşı mükelleflerin (Bs) beyanları arasında farkların bulunması, mükellef kurumun beyanname ve bildirimlerde belirttiği tutarda ciroya ulaşabilecek düzeyde beşeri, teknik ve ekonomik sermayeye sahip bulunmaması, faaliyete başlama tarihinden itibaren yüksek ciro bildirmesine karşın emtiaya, davacı şirkete ait herhangi bir motorlu araç kaydına, çalışana rastlanılmaması, yüksek satışlara karşılık tahakkuk eden vergilerin az olması ve söz konusu borçların sadece cüz’i bir miktarının ödenmesi ile yapılan diğer tespitler göz önünde alındığında, davacı şirketin 01/01/2016 tarihinden itibaren gerçek bir mal teslimi/ hizmet ifasına dayalı ticari bir faaliyetinin olmadığı ve düzenlediği tüm belgelerin sahte olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, düzenlenen vergi tekniği raporuyla sahte fatura düzenlediği somut olarak tespit edilen davacı şirket adına yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca arttırılan kısmı yönünden; Mahkemelerince verilen 25/10/2019 tarihli ara kararı ile idareden, tekerrür uygulamasının dayanağı olan bilgi ve belgelerin istenildiği ve idarece verilen cevap dilekçesi ve eklerinden; tekerrür uygulamasına esas alınan 2016/Ocak dönemi için düzenlenen ihbarnamenin davacıya 07/08/2017 tarihinde internet üzerinden tebliğ edildiği ve dava açılmayarak kesinleştiği anlaşıldığından, 2016/Ocak dönemi için kesilen vergi ziyaı cezasının 2017 yılında kesinleştiği dikkate alındığında 2018 takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde işlenecek fiiller için kesilecek cezalarda tekerrür hükmü uygulanabileceği açık olduğundan, dava konusu 2017 yılı kurumlar vergisine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasının, tekerrür hükümleri uyarınca arttırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın vergi aslı ve üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı yönünden reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden ise kabulüne, anılan kısmın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Faaliyet alanları olan demir çelik sektörünün pazarlama ve satış pratiği bakımından diğer sektörlerden ayrıldığı, bu sektörde satışı gerçekleştirilen ürünlerin bir borsasının olması ve fiyatların anlık değişiklikler göstermesi nedeniyle kârlılık oranlarının oldukça düşük olduğu, buna rağmen şirketlerinin brüt kârlılık oranının sektörün ortalama kârlılık oranından yüksek olduğu, bu alanda faaliyet gösteren mal temin eden hurdacıların bir çoğunun kayıt dışı faaliyette bulunduğu, bu kanaldan alınan mallara ilişkin fatura alınamadığı, işlerin çoğunluğunun telefon üzerinden yürütüldüğü, malların telefon üzerinden el değiştirdiği, diğer sahte belge düzenleyicilerinin aksine defter, bilgi ve belgelerin inceleme elemanına teslim edildiği, inceleme elemanınca alış ve satışlarının uyumlu olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmadığı, sadece aleyhlerine değerlendirilebilecek hususların dikkate alındığı, lehlerine olan hususların gözetilmediği, yapılan karşıt incelemelerde alış verişlerin gerçek olduğu yönünde beyanlar verildiği, faaliyetinin çapı bilinmeden ve araştırılmadan tüm faturalarının sahte olduğu sonucuna varıldığı, varsayım yoluyla sahte belge düzenlendiğinin kabul edilmesinin yasalara aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerindeki iddialarla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.