Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5416 E. , 2022/5065 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5416
Karar No : 2022/5065
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- … Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 6 ay süre ile meslekten men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Tabip Odası Onur Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile karara yapılan itirazın reddine ilişkin Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; …nin davacı tarafından muayenesine ilişkin tek belge olan davacı tarafından imzalı bila tarihli raporda; “04.04.2019 tarihinde kızlık zarı muayenesi için başvuran …’nin yapılan muayenesinde hymenin saat 9 ve 3 hizasından yırtık olduğu ve yırtığın eski olduğu kanaatine varılmıştır. Durum kendisine bildirilmiştir. Durum bildirir kanaat raporudur” ifadelerine yer verildiği, … nin başkaca bir nedenden muayene edildiğine ilişkin herhangi bir muayene kaydı bulunmadığı, olay günü muayenehanede bulunan sekreter … nın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadede de; Dr …’un odasına gittiğinde … ve …nin bir gece önce alkol aldıklarını ve aralarında neler yaşandığını hatırlamadıklarını bu nedenle bekaret kontrolüne geldiklerini söyledikleri, doktorun herhangi bir alet kullanmadan spanç kullanarak …nin kızlık zarına baktığı, bakire olmadığını ancak daha önceye ait bir yırtılma olduğunu söylediğini beyan ettiği görüldüğünden bu haliyle davacının cinsel ilişki muayenesi yaptığının (savcılık ya da mahkeme kararı olmadan) açık olduğu, muayene sonrası davacı tarafından … ye hastada bir rahatsızlık olmadığını ifade etmek için problem yok ifadesinin kullanıldığı iddia edilmişse de …’ye cinsel ilişki muayenesi yapıldığı bu muayene sonrası belirtilen ifadenin kullanıldığı anlaşılmakla davacının TTB Disiplin Yönetmeliği’nin 5/c ve 5/r maddeleri uyarınca cezalandırılmasında hukuka aykırı bir yön görülmediği, davacının cinsel saldırı/tecavüz karşısında suskun kaldığı, bu suçu bildirmediğinden bahisle İstanbul Sözleşmesine de aykırı davrandığından bahisle TTB Disiplin Yönetmeliği’nin 5/t maddesi uyarınca cezalandırılması uygun görülmüş olup her ne kadar İstanbul Sözleşmesi Türkiye Cumhuriyeti bakımından 19.03.2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile feshedilmişse de, tecavüz karşısında suskun kalma eyleminin tıbbi etik değerlere aykırı olduğunun tartışmasız olduğu, ancak davacının muayene sırasında …nin tecavüze uğradığını bildiğinin her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, yeterli delillerle halihazırda ortaya konulamadığı (bu hususla ilgili olarak davacı hakkında ceza yargılamasının devam ettiği ve bu nedenle bu hususun ceza yargılaması sonucunda netliğe kavuşacağı) sonuç ve kanaatine varılmakla davacının anılan Yönetmeliğin 5/t maddesi uyarınca cezalandırılmasında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, davacının TTB Disiplin Yönetmeliği’nin 5/t maddesi uyarınca cezalandırılmasında hukuka uyarlık görülmemişse de diğer eylemlerinin nitelik ve ağırlığı gözetildiğinde sonuç itibarıyla 6 ay meslekten men cezası ile cezalandırılmasına ve anılan cezaya itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Olayda, doktor olarak görev yapan davacının 60 gün süre ile meslekten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Tabip Odası Onur Kurulu kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu kararının, davacının belli bir meslekten veya kamu görevinden süresiz olarak çıkarılma sonucunu doğuran işlem niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalardan hiçbirine uymadığı, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 22/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.