Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2725 E. 2022/4165 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2725 E.  ,  2022/4165 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2725
Karar No : 2022/4165

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Ekim-Aralık dönemi kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;2015/Ekim-Aralık dönemi kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan bir kat vergi ziyaı cezasının alıcılar hesabından alınan sipariş avansları hesabına aktarılan tutar üzerinden hesaplanan kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen kısmı yönünden; davacı adına 2015 takvim yılına ilişkin tarh edilen kurumlar vergisinin kaldırılması için Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasıyla açılan davada … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile alıcılar hesabından alınan sipariş avansları hesabına aktarılan tutar üzerinden yapılan cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı “…vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti ve gerçek kazancın vergilendirilmesi hususu dikkate alındığında, davacı şirket hakkında yapılan söz konusu tespitlerin bu haliyle varsayıma dayalı, yetersiz ve denetime elverişli somut bir dayanak barındırmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacının alıcılar hesabından alınan sipariş avansları hesabına aktarılan tutarın yurt içi toptan mal teslimi kabul edilmesi gerektiğinden bahisle doğrudan kurum kazancı kabul edilemeyeceğinden bu kısım yönünden dava konusu cezalı tarhiayatta hukuka uyarlık bulunmadığı…” gerekçesiyle kaldırıldığından ve kurum geçici vergisi, gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplandığından aynı gerekçeyle, işbu dava konusu kurumu geçici vergisine bağlı olarak kesilen ve tekerrür hükümleri uyarınca arttırılarak uygulanan bir kat vergi ziyaı cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı, 2015/Ekim-Aralık dönemi kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan bir kat vergi ziyaı cezasının adatlandırma yoluyla hesaplanan ve kurum kazancına ilave edilen faiz tutarı üzerinden hesaplanan kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen kısmı yönünden; davacı adına 2015 takvim yılına ilişkin tarh edilen kurumlar vergisinin kaldırılması için Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasıyla açılan davada … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile adatlandırma yoluyla hesaplanan ve kurum kazancına ilave edilen faize ilişkin kurumlar vergisi tarhiyatı “… davacı şirket hakkında düzenlenen raporda farklı tarihlerde şirket ortağı …’e yüksek miktarda ödünç para verildiği halde adatlandırma yapılmadığı görülmüş ve davacı vekili tarafından da bu durumun kabul edildiği anlaşıldığından, davacı şirketin ortağı adına kayıtlı bulunan alacaklar için herhangi bir faiz hesaplamadığı hususu defter kayıtları ve davacının beyanı ile sabit olduğundan, bu kısım yönünden dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği…” gerekçesiyle onandığından ve kurum geçici vergisi, gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplandığından, aynı gerekçeyle işbu dava konusu kurum geçici vergisine bağlı olarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, 2015/Ekim-Aralık dönemi kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan bir kat vergi ziyaı cezasının adatlandırma yoluyla hesaplanan ve kurum kazancına ilave edilen faiz tutarı üzerinden hesaplanan kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen kısmının tekerrür nedeniyle %50 oranında arttırılarak uygulanması yönünden; tekerrür cezasının 2014/Ekim dönemi gelir stopaj vergisinde pişmanlık ihlali nedeniyle davacı şirket adına kesilen vergi ziyaı cezasından kaynaklandığı, söz konusu cezanın 18/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve uzlaşma üzerine 05/01/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup, dolayısıyla tekerrür hükmünün, cezaların kesinleştiği tarihi takip eden 2017 yılının başından başlamak üzere beş yıl içinde uygulanması gerekirken, davacı adına tarh edilen 2015/Ekim-Aralık dönemi bir kat vergi ziyaı cezası içinde %50 oranında tekerrür uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dava konusu 2015/Ekim-Aralık dönemine ilişkin olarak kesilen ve tekerrür hükümleri uyarınca % 50 oranında arttırılarak uygulanan tek kat vergi ziyası cezasının Alıcılar hesabından alınan sipariş avansları hesabına aktarılan tutar üzerinden hesaplanan kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen kısmının kaldırılmasına, adatlandırma yoluyla hesaplanan ve kurum kazancına ilave edilen faiz tutarı üzerinden hesaplanan kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen tek kat vergi ziyaı cezasının onanmasına, adatlandırma yoluyla hesaplanan ve kurum kazancına ilave edilen faiz tutarı üzerinden hesaplanan kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare ile davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin muhasebe kayıtlarında kasa hesabına yatan tutar ile banka hesabına yatan ve çekilen tutarların bir kısmının kim tarafından yatırıldığı veya çekildiğinin belli olmadığı, alıcılar hesabında belgelere göre kayıt yapıldığı halde avans hesaplarına yapılan kayıtların belgeye dayandırılmadığı, kasa ve bankalar hesaplarının bir kısmı ile avanslar hesaplarına yapılan kayıtları belgelendirilmediğinin tespit edildiği, alıcılar hesabından yıl sonu itibariyle alınan sipariş avanslarına aktarılan paraların izahının yapılamadığı, avans hesaplarına alınan paraların hangi firmalara ait olduğunun açıklanamadığı, satış bedeli olarak alıcılar hesabına kaydedilen tutarın yıl sonunda avans hesabına aktarılması kazancı perdelemeye yönelik bir işlem olduğu, bu nedenle cezalı tarhiyat yapıldığı, ilgili mevzuat hükmü gereğince dava konusu tek kat vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulandığı iddiasıyla kararın aleyhe kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurlarının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin … günlü, E:…; K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.