Danıştay Kararı 8. Daire 2018/6063 E. 2022/5017 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/6063 E.  ,  2022/5017 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6063
Karar No : 2022/5017

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
(…’ne İzafeten)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediyesi … Derneği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı dernek tarafından, 17/12/2016 tarihinde yapılacak olan Çanakkale Kent Konseyi Genel Kurul Toplantısında bir dönemde iki genel kurula katılmadığından bahisle organ seçimlerinde oy kullanamayacağı yönünde tesis olunan … tarih ve … sayılı Çanakkale Kent Konseyi işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden Çanakkale Kent Konseyi Çalışma Yönergesi’nin organ seçimlerini düzenleyen 11. maddesinin 6. bendinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 76. maddesinin gerekçesine göre, kentte yaşayanlar arasında hemşehrilik bilinci, kent vizyonunun geliştirilmesi, kent hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirebilmek amacıyla sivil bir danışma forum ve danışma mekanizması oluşturulmasının amaçlandığı, bu amacın 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda hüküm altına alınarak Kent Konseylerinin belediyelerin çalışmalarında fikir ve görüşlerini paylaştığı, icraî karar verme özelliği olmayan kendine has bir kuruluş olduğu, İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanarak yürürlüğe konulan Kent Konseyi Yönetmeliği’nde Kent Konseyinin görevleri, çalışma ilkeleri ve kimlerden oluştuğunun kurala bağlandığı, dernek ve vakıfların temsilcilerinin de kent konseyi üyeleri arasında sayıldığı, dava konusu Çanakkale Kent Konseyi Çalışma Yönergesi’nde, İl Dernekler Müdürlüğü’nde adresi Çanakkale Belediyesi mücavir alanı içinde kayıtlı ve faal olan dernekler ile vakıfların ilgili dernekler ve vakıflar olarak tanımlandığı, gerek Kanunda ve gerekse Yönetmelikte belediye yönetimlerinin demokratik, katılımcı ve saydam bir yapıya kavuşturularak belediye yönetimi ile belde halkı arasında güven duygusunun oluşmasının hedeflendiği, bu yapılırken Kent Konseyinin olabildiğince geniş katılımlı olarak kurgulandığı, Yönergenin 8. maddesinde, “ilgili dernek ve vakıf” temsilcileri açısından “ilgili” olması dışında herhangi bir sınırlama getirilmediği, Kent Konseyi üyeliğinden çıkarılma veya üyelerin oy kullanmalarının engellenmesine ilişkin herhangi kısıtlayıcı bir düzenleme bulunmadığı ancak, demokratik, katılımcı ve saydam bir yönetim anlayışına ve mevzuat hükümlerine aykırı olarak Yönerge’nin “Organ Seçimleri” başlıklı 11. maddesinin 6. fıkrasında, Kent Konseyi üyelerinden olan “ilgili dernekler ve vakıflar” yönüyle oy kullanma hakkının en az iki genel kurula katılmış olma şartına bağlandığı, bu düzenlemenin Kent Konseyini oluşturan bütün üyeler için değil sadece dernek ve vakıflarla sınırlandırılması sebebiyle bu durumun Anayasa’nın 10. maddesinde ifade edilen eşitlik ilkesine aykırı olduğu, davacı derneğin, Kent Konseyi Genel Kurul toplantılarında oy kullanabilmesini seçimli genel kurul dışında en az iki genel kurul toplantısına katılma şartına bağlayan Çanakkale Kent Konseyi Çalışma Yönergesi’nin 11. maddesinin 6. fıkrasının, Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, anılan maddeye istinaden tesis edilen davacı derneğin 17/12/2016 tarihli Genel Kurul toplantısında oy kullanamayacağına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden davanın ehliyet ve süre aşımı yönünden reddi gerektiği; esas yönünden ise, Kent konseyinde katılımcılığın esas alındığı, kent konseylerinde oy kullanmanın son adım olduğu, derneklerin %85 inin dönem içerisindeki seçim yapılmayan toplantılara katılmadığı, dava konusu yönetmelik değişikliği ile katılımın ya da aday olmanın engellenmediği, sadece oy kullanma yönünden “ilgili” olma şartının bu kıstasa bağlandığı, böylece performansa bağlı bir ölçüt oluşturulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Kent Konseyi Yönetmeliği’nde yer almayan bir kuralın dava konusu Yönerge ile getirildiği, düzenlemenin eşitlik ve ölçülülük ilkelerine de aykırı olduğu, davalı idarenin iddialarının yerinde olmadığı, isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun’un “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinde; “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” hükmüne yer verilmiştir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare Mahkemesi’nce davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin incelenmesine gelince;
İdare Mahkemesi’nce davanın duruşmalı görülerek karara bağlandığı, 19.07.2017 tarihli duruşma tutanağında, davacı vekilinin 18.07.2017 tarihli mesleki mazeret dilekçesinde yokluğunda karar verilmesi talebinde bulunarak duruşmaya gelmediğinin belirtildiği, duruşmanın yalnızca davalı vekilinin katılmasıyla gerçekleştirildiği ve fakat … tarihinde verilen E:…, K:… sayılı kararda, davacı vekilinin duruşmaya katıldığı belirtilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.500,00-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gözetilerek davacı taraf lehine kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için öngörülen 990,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi’nin hüküm fıkrasının “(…)kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine,(…)” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının İdare Mahkemesi’nin hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 21/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.