Danıştay Kararı 6. Daire 2019/1934 E. 2022/7876 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/1934 E.  ,  2022/7876 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1934
Karar No : 2022/7876

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, 2577 sayılı parsel sayılı taşınmazın fonksiyonunun, belediye hizmet alanından resmi kurum alanına (vergi dairesi) dönüştürülmesine ilişkin Muğla Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve .., … sayılı kararları ile onaylanan 1/1000 ölçekli Konacık Uygulama İmar Planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; plan değişikliğinin Bodrum Vergi Dairesinin talebi üzerine yapıldığı, planların birbirleri ile ve üst ölçekli planlarla uyumsuzluğunun bulunmadığı, planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, dava konusu alanın ve etrafının fiziksel koşulları, konumu ve ulaşım imkanları açısından yeterli ve uygun olduğu, taşınmazın resmi kurum alanı olarak belirlenmesinde, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı, ancak taşınmaz için öngörülen toplam yapılaşma oranı, çevre kullanım alanları ve diğer resmi idari tesisler için belirlenen yapılaşma hakkının çok üstünde olduğundan eşitliğe aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı … Büyükşehir Belediyesi tarafından; davanın askı süresi içinde açıldığı, bu nedenle reddi gerektiği, dava konusu planlama alanının yakın çevresinde farklı yapılaşma koşullarına sahip alanların bulunduğu, kamuya verilecek hizmet kalitesinin artırılmaya çalışıldığı, şehri ve yaşayanları olumsuz etkileyecek bir alt yapı sorununun oluşmayacağı ileri sürülmektedir.
Davalı … Belediyesi tarafından; kamu ihtiyacı ve kamu yararı amacıyla dava konusu imar planı değişikliğinin yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Bodrum Vergi Dairesinin talebi üzerine, Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, 2577 parsel sayılı taşınmazın, belediye hizmet alanından resmi kurum alanına (vergi dairesi) dönüştürülmesine ilişkin 1/1000 ölçekli Konacık Uygulama İmar Planı değişikliğinin onaylanmasına dair Bodrum Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı ve Muğla Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin onaylanmasına dair Muğla Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 Sayılı İmar Kanunu’nun “Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ; “imar planları; nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisince onbeş gün içinde incelenerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” kuralı yer almaktadır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin,”Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6. maddesinde; “1)Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur.2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır.3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur.4) Plan kademelenmesi uyarınca il bütününde yapılan çevre düzeni planları, yürürlükteki bölge veya havza düzeyindeki çevre düzeni planının genel kararlarına aykırı olmamak kaydıyla hazırlanır.5) Mekânsal strateji planları ve çevre düzeni planları hazırlanırken kalkınma planı, bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgeleri ile ortaya konulan hedefler dikkate alınır. 6) Bütünleşik kıyı alanları planı, mekânsal planlama kademelenmesinde yer almayan, kıyı ve etkileşim alanına özgü stratejik yaklaşımla hazırlanan ve imar planlarını yönlendiren plandır.7) Uzun devreli gelişme planı, ulaşım ana planı ve diğer özel amaçlı plan ve projeler; mekânsal planlama kademelenmesinde yer almayan, planlara girdi sağlayan ve imar planı kararlarına veri oluşturan veya gerektiğinde mekânsal planların uygulanmasına yönelik araç ve ayrıntıları da içerebilen, stratejik plan yaklaşımı ile gerektiğinde şematik ve grafik planlama dili kullanılarak yapılan, plan paftası, eylem planı ve planlama raporu ile bütün olan çalışmalardır.”hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, Muğla ili, Bodrum ilçesi … Mahallesi, … parsel sayılı mülkiyeti belediyeye ait taşınmazın kullanım kararının belediye hizmet alanından resmi kurum alanına çevrilmesi ve yapılaşma yoğunluğunun 0,30’dan 1,00’e çıkarılması üzerine belediye meclis üyesi olan davacılar tarafından kullanım kararının değiştirilmesi ve emsalin yükseltilmesinin, çevre yapılaşma koşulları ile uyumsuz, yoğunluk artırıcı ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğünün talebinin karşılanması amacıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasının gerek mevzuat hükümleri açısından, gerekse şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından uygun olduğu, bilimsel ve nesnel gerekçelerin bulunduğu, dava konusu imar planı değişikliği kararlarının birbiri ile ve üst ölçekli planlarla çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, dava konusu taşınmaz, kent merkezinde ya da kentin alt merkezlerinde olmamasına rağmen, planda atanmış olduğu işlevi yerine getirebilecek, erişilebilirliği yüksek bir konumda olduğu dikkate alındığında, resmi kurum alanı (vergi dairesi) kullanım kararının konumu itibarıyla uygun olduğu, dava konusu alanın fiziksel koşulları değerlendirildiğinde, taşınmaz üzerinde herhangi bir yapılaşma ya da yoğun bitki örtüsü bulunmaması ve alanın eğiminin yapılaşmaya engel teşkil etmemesi nedeniyle resmi kurum alanı (vergi dairesi) plan kararı için uygun olduğu, dava konusu plan değişikliği ile belediye hizmet alanının kaldırıldığı alanda başka bir kamusal alan ayrılmış olduğu dikkate alındığında, kent ve bölge bütününe hizmet vermek amacı ile Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğüne tahsis edilmek üzere “Resmi Kurum Alanı” ayrılmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu, ve plan değişikliği ile alanda herhangi bir nüfus artışı önerisi getirilmediğinden ilgili Yönetmeliğin 26. maddesi 2. fıkrası hükümlerine aykırılık bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Öte yandan bilirkişi raporunda toplam yapılaşma oranının, çevre kullanım alanları ve diğer resmi idari tesisler için belirlenen yapılaşma hakkının çok üstünde olması nedeniyle mevcut plan hükümlerine ve planlamada eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından … tarih ve … sayılı yazıda talep edilen ve gereksinim duyulan alan büyüklüğü itibarıyla bakıldığında resmi kurum (vergi dairesi) alanının planda öngörülen işlevi yerine getirebilmesi için yeterli büyüklükte olmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu “resmi kurum alanı (vergi dairesi)” plan kararının alansal büyüklük ve yapılaşma oranı bakımından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı tespitlerine de yer verilmiş ve İdare Mahkemesince de yapılaşma yoğunluğuna ilişkin bu tespitler hükme esas alınarak dava konusu planların eşitliğe aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Kamu idarelerinin yürütmekle zorunlu oldukları kamu hizmetinin yerine getirilmesi için kamusal binalara ihtiyaç duymasında kamu yararı bulunduğu kabul edilmektedir.
İncelenen dosyada da, Bodrum Vergi Dairesinin talebi üzerine dava konusu imar planı değişikliğinin yapıldığı, vergi dairesince yürütülen hizmetin ise kamu hizmeti olduğu dikkate alındığında, bir kamu kurumu niteliğindeki vergi dairesinin kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla ihtiyaç duyduğu taşınmazların kamu kurum alanı olarak işlevlendirilmesinde kamu yararı bulunduğu açık olup bu bağlamda resmi kurum alanı işlevinin yoğunluğu artırıcı bir fonksiyon olarak değerlendirilmesi doğru bir yaklaşım olmayacağı gibi getirilen artırımının yerleşik nüfus artışına neden olmayacağı da açıktır.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazlar için belirlenen kullanım kararında üstün kamu yararı bulunduğu sonucuna varıldığından dava konusu imar planı değişiklerinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları, hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.