Danıştay Kararı 6. Daire 2021/1839 E. 2022/7932 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/1839 E.  ,  2022/7932 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1839
Karar No : 2022/7932

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri (E-Tebligat)

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında “sağlık alanı” olarak ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmaz bedeli olan 313.951,50-TL nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı Kanunun 15/1-e maddesi uyarınca dava dilekçesinin Sağlık Bakanlığı’na tevdii yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 27/09/2016 tarih ve E:2015/8871, K:2016/4870 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 28/11/2018 tarih ve E:2018/3252, K:2018/9831 sayılı kararıyla bozulması üzerine davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında “sağlık alanı” olarak ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmaz bedeli olan 313.951,50-TL nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Aynı taşınmaza ilişkin olarak farklı davacılar tarafından açılan davaların temyiz incelemesi Dairemizin 2021/1839, 2018/7456, 2018/7543 ve 2018/9032 esaslarına kayden yapılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı yönünden;
İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup temyize konu kararda esas bakımından bu sebeplerden hiçbiri bulunmamaktadır.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden;
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği belirtilmiş; 168. maddesinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği hükme bağlanmış, bu maddeye dayanılarak çıkarılan ve uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/1 maddesinde; “Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır…” ; 5. maddesinde ise “Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hak kazanır” hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın imar planında “sağlık alanı” olarak ayrıldığı, sonrasında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan uygulama imar planı değişikliği ile kullanım amacının “özel sağlık alanı” olarak belirlendiği, bakılan davanın ise 12/06/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; dava açıldıktan sonra imar planı değişikliği yapılarak taşınmazın kısıtlılık durumunun ortadan kaldırılması karşısında, davalı idare aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının BOZULMASINA, davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21/09/2022 tarihinde onanan kısıma oybirliğiyle, bozulan kısıma oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X):
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323.maddesinin 1.fıkrasının (ğ) bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında sayılmış, “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326.maddesinin 1.fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiş, “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davanın devamı esnasında imar planında değişiklik yapılarak dava konusu taşınmazın “özel sağlık alanı” olarak ayrılması nedeniyle ortada imar planından kaynaklanan nedenlerle kamulaştırılması gereken bir taşınmazın, dolayısı ile hukuki el atma nedeniyle ödenmesi gereken bir tazminat miktarının kalmadığı dikkate alındığında konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, verilen karar sonucuna göre de, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, yukarıda yer verilen kanun hükümleri uyarınca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu dikkate alınarak verilebilmesi ancak davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı hallerde mümkün olup, davanın reddine karar verilmesi durumunda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin yukarıda yazılı kanun maddesi gereğince aleyhine karar verilmiş olan davacıya yüklenmesi gerektiğinden “ret” ile sonuçlanan bir davada davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul hükümlerine aykırılık oluşturur.
Açıklanan nedenle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulması gerektiği kanaatiyle Dairemizce verilen kısmen bozma kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.