Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7520 E. , 2022/4978 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7520
Karar No : 2022/4978
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının “vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” düzenlemesi kapsamında mahsup talebinde bulunduğu, idarenin geç ödeme nedeniyle mahsup talebini kabul etmediği, eksik ödenen kısmın damga vergisine ilişkin olduğu, damga vergisinin kanununda sayılan kağıtlar üzerinden alınan bir vergi olduğu beyana dayalı bir vergi olmadığı, davacının yasada öngörülen şartları taşıdığı için indirim hakkından yararlandırılarak mahsup talebinin kabul edilmesi gerektiğinden dolayı davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin 2017/1-3 geçici vergi beyannamesini süresinde vermesine rağmen 53.01 Tl lik tutarı geç ödediği, bu durumda söz konusu vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulamasından yararlanmasının mümkün olmadığı, davacının 2017/1-3 dönemi geçici vergiye ilişkin ilk ödemenin 17/05/2017 tarihinde banka yoluyla 108.995,40 TL olarak, ikinci ödemenin 12/06/2017 tarihinde vezne yoluyla nakden 53,01 TL (geçici vergi aslı), üçüncü ödemenin 22/06/2017 tarihinde mahsuben olmak üzere 180.353,30 TL ödendiğinin görüldüğü ve belgelerin dosyaya sunulduğu, ilgili kanun maddesine istinaden davacının vergi aslı olan 53,01 TL yi gecikmeli ödemesi sebebi ile mahsup işleminin tesis edilemediği, mahkeme kararında geçici verginin tamamının ödendiği, damga vergisinin geç ödendiğinin belirtildiği, ancak dosyaya sunulan belgelerde de görüleceği üzere geç ödenen 53,01 TL nin vergi aslı olan geçici vergi olduğu anlaşıldığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi başlıklı mükerrer 121. maddesinin 1. fıkrasında; “Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (fınans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.”, 2. fıkrasında; “Söz konusu indirimden faydalanabilmek için; 1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.), 2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatlarm kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), 3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması, şarttır.” hükümlerine yer verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120/4. maddesinde; geçici vergilerin, altı aylık dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilip, onyedinci günü akşamına kadar ödeneceği, aynı dönem içinde tevkif edilmiş bulunan gelir vergisinin, (42. maddede belirtilen kazançlardan yapılan tevkifat hariç) hesaplanan geçici vergiden mahsup edileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde yer alan “vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” düzenlemesi gereğince 334,764.09 TL’lik %5 oranında vergi indirimi hesaplandığı, takip eden 2018 yılının 4-6 dönemi geçici vergi beyannamesi üzerinden tahakkuk eden vergilerden anılan tutarda mahsup talebinde bulunulduğu, ancak mahsup talebinin davalı idarece kabul edilmeyerek mahsubu yapılmayan 334,764.09 TL’lik tutar için davacı adına ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davalı idare tarafından 31/10/2019 tarihinde dava dosyasına ek gönderilen bilgi ve belgelere göre davacının 2017/1-3 dönemine ilişkin geçici vergi tahsilatına ilişkin birinci ödemesinin 17/05/2017 tarihinde banka yolu ile 108.955,40 TL (108.902,40 geçici vergi, 19.10 TL damga vergisi, 33,90 TL damga vergisi), ikinci ödemesini 12/06/2017 tarihinde vezne yolu ile nakden 53,01 TL geçici vergi aslı olarak, üçüncü ödemesini ise 22/06/2017 tarihinde mahsuben olmak üzere 180.353,30 TL geçici vergi aslı olarak ödediği görülmüştür.
Buna göre, mahkemece davacının Gelir Vergisi Kanunu’nun 121/2-1 maddesi kapsamında mükelleflerin vergi indiriminden faydalanabilmeleri için kendi beyanları üzerine tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi gerektiği oysa davacının 53,00 TL’ lik eksik ödemesinin damga vergisinden kaynaklandığı, damga vergisininde kanundan sayılan kağıtlar üzerinden alınan bir vergi olup beyana dayalı olmadığından davacının mahsup talebi reddedilerek reddedilen kısma ilişkin ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer120/4. maddesine göre geçici vergilerin, altı aylık dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilip, onyedinci günü akşamına kadar ödeneceği kural altına alındığından, davacı tarafından 17/05/2017 tarihine kadar geçici vergilerin vergi dairesine ödenmiş olması gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi başlıklı mükerrer 121. Maddesinin 2. fıkrasında “Söz konusu indirimden faydalanabilmek için; 1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzceltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması ” hükmüne istinaden, davacının 15/07/2017 tarihinde geçici vergi ödemesinde bulunduğu, 12/06/2017 tarihinde geçici verginin eksik kalan 53,01 TL lik kısmını vezneye nakit olarak ödediği, bu eksik ödemeninde damga vergisine değil geçici vergi aslına ilişkin olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından tahakkuk eden verginin süresinde ödenmemiş olmasından dolayı mahsup işleminin reddedilmesi üzerine mahsubu yapılmayan kısım için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.