Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/478 E. , 2022/4120 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/478
Karar No : 2022/4120
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Müflis … A.Ş. Temsilen İflas İdaresi
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilen kardan geçmiş yıl zararlarının fazla tutarda düşüldüğünden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen 2014 yılı kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 2.112.252,43.-TL kar, 2010 yılı için 1.290.402,50.-TL, 2011 yılı için 5.900.050,67.-TL, 2012 yıl için 512.409,30 TL geçmiş yıl zararı beyan ettiği, 2013 yılı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının 2012 yılı vergi matrahının 1.974.060,93.-TL olduğunun belirlendiği, bu durumda davacının zararlarını geçmiş yıl beyannamelerine yansıtarak ilgili dönemlerde düştüğü, 2013 yılında vergi matrahının bulunması ve 2013 yılından 2014 yılına devreden geçmiş yıl zararının bulunmadığı dikkate alındığında cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının ise 2014 yılında kesinleştiği görüldüğünden vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine kısmen kabulüne, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının; kurumlar vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu; vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden ise tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezası 2013 yılında kesinleşmekle tekerrüre esas alınacağı açık olduğundan, hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Beyanname ve defterlerin gerçeği yansıtmamasının dayanak belgeleri ile birlikte ve dayanak alınan tutarlar konusunda ayrıntılı bilgiler verilmeksizin yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Olayda davacı hakkında yapılan cezalı tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararında eleştirilen hususların, vergi incelemesini gerektirmesi, inceleme ile matrahı oluşturan unsurların gerçek olup olmadığının araştırılarak ortaya konulmasını gerektirdiği halde, inceleme ve araştırma yapmaksızın dayanaksız şekilde salt beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığından bahisle matrah takdiri yoluna gidilmesi nedeniyle, takdir olunan matrah üzerinden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından, davacı temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı hakkında, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilen kardan geçmiş yıl zararlarının fazla tutarda düşüldüğünden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen 2014 yılı kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun; “Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı 3. maddesinin (A) fıkrasında; Bu Kanun’da kullanılan “Vergi Kanunu” tabirinin, işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade ettiği, vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümlerinin, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanacağı hükmü getirilmiş, (B) fıkrasında da; Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyenin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Re’sen Vergi Tarhı” başlıklı 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa, bu bir re’sen tarh nedeni olarak belirlenmiş, “Takdir Kararı” başlıklı 31. Maddesinde ise, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş, “Komisyonların Görevleri” başlıklı 74. maddesinin ‘a’ fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2.bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir.
Yine aynı Kanun’un “Vergi İncelemeleri” başlıklı 2. bölümünde yer alan “Maksat” başlıklı 134. maddesinin 1. fıkrasında; vergi incelenmesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiş, incelemeye yetkili olanları düzenleyen 135. maddesinde de vergi incelenmesinin; vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılacağı, Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrosunda görev yapanların da her hâl ve takdirde vergi inceleme yetkisini haiz olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Beyana dayanan vergilerde asıl olan, verginin mükellef tarafından belli dönemlerde beyan edilen matrah üzerinden hesaplanmasıdır. Mükellef beyanının doğru olmadığının kanıtlanması durumunda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda öngörülen tarh yöntemleri kullanılmak suretiyle noksan ödenen veya hiç ödenmeyen vergi, vergi idaresince tamamlatılır. Bu tarh yöntemlerinden biri de re’sen vergi tarhı yöntemi olduğundan, bu kapsamda matrah farkının kanıtlarıyla birlikte ortaya konulması gerekmektedir.
Olayda davacı hakkında yapılan cezalı tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararında geçmiş yıl zararlarına ilişkin olarak herhangi bir inceleme yapılmaksızın ve matrah takdirini gerektiren hususlar vergi incelemesiyle ortaya konulmaksızın salt beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığından bahisle matrah takdiri yoluna gidildiği görüldüğünden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı adına re’sen tarh edilen 2013 yılı kurumlar vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen reddeden kısmen kabul eden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularını reddeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 21/09/2022 tarih ve E:2020/1288, K:2022/4119 sayılı kararıyla davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yukarıda yazılı gerekçeyle kısmen bozulduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.