Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/3822 E. , 2022/5008 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3822
Karar No : 2022/5008
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …’a velayeten …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 23.04.2012 günü köpek sürüsünden kaçmak isterken yola koşan davacıya seyir halinde olan minibüsün çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğranılan zararlara karşılık (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idari yargı yerlerince, idarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesi için, görev alanı içerisine gerçekleştirdiği bir işlem veya eylem nedeniyle bir zararın oluşması, bu zarar ile idarenin eylemi veya eylemsizliği arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, davacının sürekli yardım ve gözetime muhtaç olduğu için vasinin gözetimi ve denetimi altında bulunduğu, ayrıca ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, başıboş ve sahipsiz hayvanların aşılanıp rehabilite edildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları gerektiği hususları da göz önüne alındığında, köpek saldırısı sonucu davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece hayvan bakımevi/hastane kurulup kurulmadığı, burada hayvanların tedavi ve rehabilite edilip edilmediğine ilişkin kayıtların davalı idareden istenilmediği, bu hususların Mahkemece araştırılmadığı, idarenin hizmet kusuru olup olmadığı araştırılmadan bir karar verildiği; davacının bu olaydan sonra sakatlığının arttığı, olay sebebiyle kafasından darbe aldığı, çok uzun süre komada kaldığı, Mahkemece kısıtlanması olaydan sonra olduğu için bu sebeple de davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 23.04.2012 günü köpek sürüsünden kaçmak isterken yola koştuğu esnada Kurtalan İlçesi istikametinden Siirt merkeze doğru seyir halinde olan minibüsün çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, bu olay nedeniyle uğradığı zararlara karşılık (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; çevre ve çevre sağlığı hizmetlerini yapmak veya yaptırmak belediyenin görev ve sorumlulukları arasında sayılmış, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak belediyenin yetki ve imtiyazları arasında yer almıştır.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun “Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması” başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasında; “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” hükmü, “Yerel hayvan koruma görevlilerinin sorumlulukları” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Yerel hayvan koruma görevlileri; bölge ve mahallerindeki, öncelikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, aşılı hayvanların markalanması ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, saldırgan olanların eğitilmesi ve sahiplendirilmelerinin yapılması için yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetleri yerel yönetimler ile eşgüdümlü olarak yaparlar.” kuralı yer almaktadır.
12.05.2006 tarihli ve 26166 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’nin 1. maddesinde, sahipsiz hayvanların çevreye verebilecekleri olumsuz etkilerinin giderilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. “İl Müdürlüğünün Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; “Yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yaparak sahipsiz hayvanların kontrolünü takip etmek” İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün görev ve sorumlulukları arasında sayılmış,; 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; hayvanların korunması, sorunların tespiti ve çözümlerini karara bağlamanın, her ilde valinin başkanı olduğu il hayvan koruma kurulunun görev ve sorumlulukları arasında olduğu belirtilmiş, “Belediyelerin alacağı tedbirler” başlıklı 7. maddesinde ise, “sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınması” belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır.
Öte yandan; 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde, idari dava türleri; iptal, tam yargı ve kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmış; 14. maddesinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme sırasında “idari merci tecavüzü” ve “husumet” yönlerinden de inceleneceği ve bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, davanın yanlış hasım gösterilerek açılması halinde dava dilekçesinin mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; sahipsiz hayvanların, başta köpekler olmak üzere, korunması, bakım ve gözetimi, saldırgan olanlarının eğitilmesi ve sahiplendirilmeleri, hayvan bakımevlerinin kurulması vb. birtakım görev ve sorumlulukların valiliklere ve il belediyelerine ait olduğu anlaşılmaktadır.
Kamu idareleri yapmakla yükümlü bulundukları hizmetleri gereği gibi ifa etmekle beraber bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla da yükümlüdür. İdarece bu yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi ya da gereği gibi işlememesi sonucunda bir zarara sebebiyet verilmiş olmasının, idareye hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen maddi veya manevi zararları tazmin sorumluluğu yükleyeceği idare hukukunun yerleşmiş ilkelerindendir.
Olayda, davacının 23.04.2012 tarihinde sokak köpeklerinden kaçmak isterken aniden yola fırladığı, seyir halinde olan minibüsün çarpması sonucu yaralandığı, 03.10.2012 tarihinde kısıtlanarak annesinin velayeti altına bırakılmasına karar verildiği, yaralanması sebebiyle meydana gelen zararlarının tazmini istemiyle araç sürücüsü, aracı sigortalayan sigorta şirketi ve araç işletenine karşı açılan tazminat davasında aldırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 26.06.2014 tarihli raporunda, araç sürücüsünün ve davacının kusursuz olduğu, olay mahallinde bulunan başıboş köpeklerin %100 oranında etken olduğunun belirtildiği, anılan davada davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından meydana geldiği ileri sürülen zararlarının karşılanması amacıyla davalı Belediye’ye yapılan başvurunun reddi üzerine ise işbu davanın açıldığı; öte yandan davacının Siirt Valiliği’ne de başvuru yaptığı, söz konusu başvuru üzerine Orman ve Su İşleri Bakanlığı XV. Bölge Müdürlüğü Siirt Şube Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısında 5199 sayılı Kanun’un 6. maddesinden bahsedilerek … tarih ve … nolu İl Hayvanları Koruma Kurulu kararıyla Siirt ilinin ihtiyacını karşılayacak bir barınak yapılması, belediyenin işbirliği yapması suretiyle sahipsiz kedi ve köpeklerin aşılatılarak kısırlaştırılması ve rehabilite edilmesi ve bu şekilde hayvanlar için daha uygun yaşam alanı oluşturulmasına karar verildiğinin belirtildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesi’nce, ilgili mevzuat hükümlerinde, başıboş ve sahipsiz hayvanların aşılanıp rehabilite edildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları gerektiğinin öngörüldüğü belirtilmiş ise de; yerleşim merkezlerinde veya bu merkezlerin yakınında toplu halde yaşayan sokak köpeklerinin yaşadıkları alanın doğal bir ortam sayılamayacağı, evsel atıkla beslendikleri ve her zaman yiyecek bulamama ihtimallerinin bulunduğu hususları da dikkate alındığında, kamu hizmetinin sürekliliği esası gereğince belediyelerin görevinin, sokak köpeklerinin gerekli bakım ve kontrollerini yaptıktan sonra alındıkları ortama bırakılmaları ile sona ermeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı ki, yukarıda yer verilen … tarih ve … nolu İl Hayvanları Koruma Kurulu kararına kadar Siirt ilinde hayvanların bakımlarının yapıldığı, kısırlaştırıldığı ve rehabilite edildiği ilin ihtiyacını karşılayacak bir bakımevinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; olayda hizmet yükümlülüğü bulunan Siirt Valiliği ve davalı Siirt Belediye Başkanlığı’nın kamu hizmetinin örgütlenmesinde, denetlenmesinde ve gerekli önlemlerin alınmasında yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği ve kişilerin kamusal alanda güven içinde yaşamasını sağlayan önlemleri yeterince almadığı anlaşıldığından kusur sorumluluğunun bulunduğu açıktır.
Bu itibarla; İdare Mahkemesince, olayda sorumluluğu bulunan Siirt Valiliği de hasım konumuna alınarak dosya tekemmül ettirildikten sonra, davacının maddi zararı somut bilgi ve belgelerle ortaya konularak ve manevi zarara ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yer verilen gerekçelerle davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.