Danıştay Kararı 6. Daire 2019/1220 E. 2022/7931 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/1220 E.  ,  2022/7931 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1220
Karar No : 2022/7931

TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI) … Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALILAR)
1-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR)
1-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2-… Belediye Başkanlığı
II-(DAVACI) … Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Arnavutköy Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Hadımköy Yeşilbayır Bölgesi Uygulama İmar Planı Değişikliği ile dayanağı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Hadımköy Yeşilbayır Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliğinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan ve taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte bulunan bütüncül nazım imar planına dair değerlendirmelere de yer verilen rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, taşınmazın bulunduğu alana ait 1/5000 ölçekli nazım imar planında ulaşım şemasına ilişkin temel kararların verilmediği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazda öngörülen 8, 12 ve 15 metre en kesitli yolların nazım imar planında gösterilmediği, daha önce 10 metre en kesitli olan taşıt yolunun neden 12 metreye çıkarıldığının anlaşılamadığı, 12 metre en kesitli yolun kavşaktan sonra 10 metre olarak devam ettiği, devamlılığı olan bu yolun belli bir noktadan sonra daralmasının trafik güvenliği açısından sorun oluşturacağı, 8 metre en kesitli yaya yolunun ise yaya hareketi yaratabilecek herhangi bir donatı ve/veya kullanımla sonlanmadığı, dolayısıyla taşıt trafiği amacıyla kullanılacağı anlaşılan bu yolun taşınmazın sınırında oval bir hat yerine taşıt trafiğine hizmet verecek şekilde doğrusal bir eksende öngörülmesinin ulaşım planlaması açısından daha olumlu olacağı, bu nedenle dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, Mahkemece de bu tespit ve değerlendirmelere istinaden dava konusu nazım imar planı değişikliği hakkında karar verildiği, ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan ve dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmazın kuzeydeki bir kısmının “park alanı”ndan “konut alanı”na dönüştürüldüğü, bu itibarla söz konusu nazım imar planı değişikliğinin davacının lehine olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının nazım imar planı değişikliği yönünden kabulü ile mahkeme kararının buna ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmının reddine, uygulama imar planı değişikliği yönünden ise istinaf başvurularına konu idare mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının bu yönden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan nazım imar planında “20 metre ve daha düşük kesitli yollar 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilebilecektir.” şeklindeki bir plan notuna yer verildiği ve söz konusu planda genel ulaşım şeması ve kurgusuna dair plan kararı üretilmediği, bu nedenle söz konusu nazım imar planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve … Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu uygulama imar planı değişikliğindeki yol hiyerarşisi ile üst ölçekli nazım imar planının ulaşım şeması arasında herhangi bir uyumsuzluğun bulunmadığı, bu nedenle uygulama imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının davacı tarafından temyize konu edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın usul ve kanuna uygun olan bu kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
… Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının davalılar tarafından temyize konu edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın usul ve kanuna uygun olan bu kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının nazım imar planı değişikliğine ilişkin kısmının bozulmasına, uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmının ise onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirkete ait İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Arnavutköy Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla 1/1000 ölçekli Hadımköy Yeşilbayır Bölgesi Uygulama İmar Planı Değişikliği; İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla da 1/5000 ölçekli Hadımköy Yeşilbayır Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği onaylanmıştır.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesinde davanın konu ve sebepleri ile dayandığı delilerin dava dilekçesinde gösterileceği, 14. maddesinde dilekçelerin 3. maddeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmedikleri yönünden ilk incelemeye tabi tutulacakları, 15. maddesinde ise 3. maddeye uygun düzenlenmediği anlaşılan dilekçelerin yeniden dava açılabilmek üzere reddine karar verileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının uygulama imar planı değişikliğine dair kısmı yönünden:
Temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının uygulama imar planı değişikliğine dair kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

Temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının nazım imar planı değişikliğine ilişkin kısmı yönünden:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Mesutoğlu – Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasına uygun olacağı, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten öte yandan kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca, mahkemece dava dilekçesi üzerinde yapılan ilk inceleme neticesinde dava konusunun açık, net ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde gösterilmediğinin tespiti halinde dilekçenin reddine karar verilerek yeniden düzenlenecek dilekçede dava konusunun netleştirilmesinin temin edilmesi, yargılamanın da verilecek bu yeni dilekçede gösterilen dava konusu üzerinden yürütülmesi gerekmektedir.
Bununla beraber, mahkemece Kanunun 3. maddesine uygun şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gereken bir dava dilekçesi üzerinden yargılama yapılarak karar verildikten ve temyiz aşamasına gelindikten sonra, dilekçeden davacının gerçek iradesinin tespiti mümkün ise mahkeme kararının dilekçe ret kararı verilmek üzere bozulması usul ekonomisine uygun olmayacağından gerçekte iptali istenen işlem dava konusu kabul edilerek yargılama yapılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin “konu” ve “sonuç” bölümlerinde açıkça İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/12/2014 tarihli, 1896 kararıyla onaylanan nazım imar planı değişikliğinin iptali istenmiş, ancak “açıklamalar” bölümünde “20 metre ve daha düşük kesitli yollar 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilebilecektir.” şeklindeki nazım imar planı notunun hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan nazım imar planı değişikliğinin uyuşmazlık konusu taşınmazın sadece kuzey bölümünü kapsadığı, bu plan değişikliği ile taşınmazın kuzeydeki bir kısmının “park alanı”ndan çıkartılarak “konut alanı”na alındığı, taşınmazın geriye kalan kısmı bakımından İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan nazım imar planının yürürlükte kalmaya devam ettiği, davacının dava dilekçesinin “açıklamalar” bölümünde hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği plan notunun da bu planda yer aldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, her ne kadar dava dilekçesinin “konu” ve “sonuç “bölümlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan nazım imar planı değişikliğinin iptali istenmişse de, bu plan değişikliği ile üzerinde değişiklik yapılan ve davacı tarafından hukuka aykırı olduğu belirtilen plan notunun ait olduğu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan nazım imar planının belirtilen plan notuna dair kısmı dava konusu olarak kabul edilerek yargılama yapılması gerekirken dava konusunda hataya düşülerek verilen temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının bu kısmında isabet bulunmamaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan nazım imar planı değişikliğinin davacının lehine bir düzenleme içermesi ve hiç kimsenin kendi lehine olan bir düzenlemenin iptali isteyemeyeceği hususları da varılan bu sonucu doğrulamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, anılan Kanun hükmüne uygun bulunmayan davalı idarelerin temyiz istemlerinin ise reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmının ONANMASINA, nazım imar planı değişikliğine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.