Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/3992 E. , 2022/4138 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3992
Karar No : 2022/4138
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ,… ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin 11/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 15/12/2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı ve bu tarihten sonra 10/01/2018 tarihinde asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı görüldüğünden, kanuni temsilcinin sorumluluğuna başvurulmadan önce asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun mal varlığı araştırması yapılmak suretiyle amme alacağının şirketten tahsil imkanının bulunmadığı hususunun davalı idare tarafından ortaya konulmadığı anlaşıldığından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu … Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan mal varlığı araştırmalarında vergi borçlarını ödemeye yeterli mal varlığı bulunamadığı, vergi borcu muhtelif tarihlerde şirketin banka hesaplarına konulan e-hacizlerle de tahsil edilemediğinden şirketin ilgili dönem ortak ve kanuni temsilcileri hakkında takibe geçildiği, ilgili dönemde kanuni temsilci olduğu sabit olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, … Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ,… ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen ve kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği; olay tarihinde yürürlükte bulunan; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle o şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için idarece 6183 sayılı Kanunda sayılan tüm takip yollarının tüketileceği ve buna rağmen borç şirketten tahsil edilemezse şirketin kanuni temsilcisi hakkında takip yollarına başvurulacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda; asıl borçlu … Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının şirketten tahsili amacıyla yapılacak işlemlere esas olmak üzere ilk olarak 09/01/2015 tarihinde olmak üzere muhtelif tarihlerde şirket nezdinde mal varlığı araştırmaları yapıldığı, şirketin banka hesaplarına e-hacizler konulduğu, ancak borca yetecek mal varlığına rastlanmadığı ve e-hacizler neticesinde de tahsilat yapılamadığı, bu duruma istinaden şirket mal varlığından tahsil imkanı olmadığından bahisle kanuni temsilci olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenerek 11/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ardından 10/01/2018 tarihinde davacı nezdinde mal varlığı araştırması yapıldığı, aynı tarihte şirket nezdinde de mal varlığı araştırması yapıldığı görülmekle birlikte; bu tarih itibariyle yapılan mal varlığı araştırmasının şirket nezdinde daha önce yapılan ve şirketin borca yetecek mal varlığının bulunmadığı yolundaki önceki araştırmaları teyit ettiği, diğer bir ifadeyle; 10/01/2018 tarihinde davacı ile birlikte şirket hakkında da araştırma yapılmasının amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği yolundaki önceki tespitleri geçersiz hale getirmediği anlaşıldığından, davacı adına ödeme emri düzenlendiği tarih itibariyle amme alacağının şirketten tahsil edilemediğinin açık olduğu ve takibin şirket nezdinde kesinleştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; ödeme emri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediği anlaşıldığından, davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu dönemler de göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.