YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7158
KARAR NO : 2014/8705
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 5. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2011
NUMARASI : 2009/122-2011/897
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle her iki davanın da kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.03.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Ö. Y. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, 07/05/2003 – 08/05/2008 tarihleri arasında 1.150,00 TL aylık ücretli davalı iş yerinde mağaza müdürü olarak çalıştığını, haklı nedenlerle işten ayrıldığını, davacının çıplak ücretine ilaveten her ay düzenli olarak 600,00 TL mağaza payı adı altında ücret ile 70,00 TL mağaza prim ödemesi ve günde 2 öğün yemek yardımının yapıldığını, işverence 14 maddeden oluşan suçlamada bulunulduğunu ve istifaya zorlandığını, işten ayrılmaya zorlanması nedeniyle 08/05/2008 tarihinde haklı nedenlerle ayrıldığını belirterek kıdem tazminatı, ücret alacağı , hafta tatil alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağı, fazla mesai alacağı ve yıllık izin alacağının faizleri ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada verilen dava dilekçesi ile davacının hırsızlık, dolandırıcılık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğu açılan kamu davası sonucunda davacının beraat ettiğini, davalının suçlamalarının iftiradan ibaret olduğunun anlaşıldığının davacının uzun süre işsiz kalmasına neden olması hem de ağır bir suçlamada bulunması davacının özel ve iş yaşamını etkileyecek şekilde manevi zarara yol açtığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davalı şirketin 100 den fazla ulusal bazda şubesinin bulunduğunu her şubede davacı gibi müdür bulunduğunu davacının davalı şirket bünyesinde mağaza müdürü olarak çalışmakta iken hırsızlık, güveni kötüye kullanma nedeniyle hakkında tutanaklar tutulduğu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, bu sırada davacının 08/05/2008 tarihinde istifa dilekçesi vererek iş yerini terk ettiğini belirterek davacının kıdem tazminatının talebinin reddine, diğer taleplerine ilişkin şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından tüm taleplerin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulan davalı yanca istinad edilen fiiller hakkında ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda beraat hükmü verildiği, dinlenen tanık beyanları ile de davacının istinad edilen suçları işlemediği gerekçesiyle
Davaya konu isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiş, davacıya istinad edilen suçun ağırlığı bu nedenle iş bulmada yaşayabileceği zorluklar göz önüne alınarak BK 47 maddesi uyarınca takdiren 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi hakkında feshe konu edilen eylemler sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğu ve ceza mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece ceza davasında beraat etmesi ve iş yargılamasındaki delillere göre karar verilmiş ise de ceza davasının sonucunun beklenmemesi hatalıdır. Ceza davasında Yargıtay’ca verilebilecek bir bozma kararı üzerine sanığın ceza alması durumunda verilen mahkümiyet kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Bu itibarla kıdem tazminatı ile manevi tazminat bakımından ceza davasında verilen kararın kesinleşmesi beklenmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.100.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.