YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7933
KARAR NO : 2014/8710
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 9. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2011
NUMARASI : 2009/853-2011/1478
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.03.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adına Avukat M. E. Ş. ile karşı taraf adına Avukat A. O. D. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı işyerinde 1999 yılından 01.07.2009 tarihine kadar Ankara Bölge Müdürü sıfatıyla çalıştığını, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedildiğini, çalıştığı süreçte ödenmeyen veya eksik ödenen ücret, dini milli bayram, fazla çalışma, izin, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının olduğunu belirterek kısmi taleplerde bulunmuş, ücret alacağı olarak 200,00 TL talep etmiştir. Yine dava dilekçesinde aylık ücretin 2.000,00 TL olduğu ve aylık 220 ,00 TL yemek ve 150,00 TL yol ücreti ödendiği belirtilmiştir.
Davalılar cevaplarında, davacı ile davalı şirketler arasında herhangi bir dönemde herhangi bir iş akdi veya işveren-çalışan ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda işverence ücret ödenmesine dair belge sunulmadığından söz edilerek 10 yıllık hizmet süresi için ücret alacakları hesaplanmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı defini ileri sürmüş, alınan ek raporda zamanaşımı defi gözetilerek hesaplamaya gidilmiştir. Islah dilekçesi verildikten sonra yeniden zamanaşımı defi ileri sürülmüş ve alınan ek rapora göre ücret ve diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi dava dilekçesinde ücret alacaklarını talep ederken ödenmeyen ya da eksik ödenen ücretlerin hangi dönemlere ait olduğunu belirtmemiştir. Davacı, çalıştığı sürede ödenmeyen veya eksik ödenen ücret alacaklarından söz ederek ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak 200,00 TL talep etmiştir. Mahkemece 10 yıllık çalışma süresi içinde hangi aylara ait ücretlerin ödenmediği davacı tarafa açıklatılmamıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 169. maddesinde, “Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir.
İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Somut olayda davacı işçi ücret alacağı bakımından davanın temelini oluşturan vakıaları tam olarak açıklamamıştır. Soyut bir biçimde 10 yıllık süre içinde ödenmeyen ya da eksik ödenen ücret alacaklarından söz edilmiştir. Davacının bölge müdürü olarak çalıştığı dikkate alındığında hangi aylarda ücretlerinin hiç ya da gereği gibi ödenmediğini bilmesi gerekir. Nitekim dava dilekçesinde ücretlerin eksik ödendiğinden de söz edilerek taleplerde bulunulmuştur. Davacının ücretle ilgili ödeme yapılmayan dönem ve ödeme yapılan aylar ve miktarlar bakımından iddiası açık olmadığından, davacı asilin isticvabı ile sözü edilen hususlar açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacının iddiası netleştirildikten sonra konuyla ilgili deliller değerlendirilerek, davacının dilekçesinde sözünü ettiği ücret ödemesi yapılan dönemler veya aylar dışlanmak suretiyle ve zamanaşımı defi de değerlendirilerek gerekirse ek hesap raporu alınarak bir karar verilmelidir. Mahkemece davacının ücret bakımından soyut nitelikte ve hesaplama yapılmasına imkan vermeyen iddiası açıklatılmaksızın sonucuna gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 1.100.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.