YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7942
KARAR NO : 2014/8714
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. İŞ MAHKEMESİ (KARTAL 3. İŞ)
TARİHİ : 20/12/2011
NUMARASI : 2009/957-2011/893
DAVA :Taraflar arasındaki, ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.03.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat M. C. ile karşı taraf adına Avukat F. S. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı şirkette 2004 yılı Kasım – 2009 yılı Şubat tarihleri arasında 5.000,00 TL maaşla şirket müdürü olarak çalıştığını, toplamda 255.000,00 TL ücret hak edişi olduğunu ancak sadece 18.300,00 TL sinin kendisine ödendiğini, iş akdine haksız olarak son verildiğini beyanla dava ve ıslah dilekçesinde toplam 236,700,00TL ücret alacağının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, işverenlik ile davacı arasında hiç bir zaman İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’na göre bir hizmet akdinin kurulmadığını davacının ortaklardan birinin vekili olduğu için hizmet akdi ile çalışan biri olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının kedisine ait bir işyeri olduğunu bağkurlu olarak çalıştığını, kendisine yapılan ödemelerin borçlandığı meblağlar olduğunu delil olarak sunulan maaş yazısının bankadan kredi almak amacı ile davacı tarafından hazırlanmış olduğunu, müdürlükten azledildiği için bu iddiaları ortaya attığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya ait bir hizmet sözleşmesinin olmadığı, davacının ücretle çalıştığını ispatlar nitelikte defter kayıtlarının sunulmadığı, ödeme belgelerinin defter kayıt suretlerinde davacının çekmiş olduğu tutarların şirket ortağı Münir Zincirli’ye iş avansı olarak kaydedildiği, ücret tutarının 5.000,00 TL olduğunu üzerinde iki adet imza bulunan bir maaş yazısı haricinde belirtilen ücreti doğrulayan belge ve tanık beyanı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, 2004 yılı Kasım ayında iş sözleşmesi kapsamında çalışmaya başladığını açıklamışsa da dosya içindeki bilgilere göre 23.11.2004 tarihinde düzenlenen vekaletname ile şirket ortaklarından Münir Zincirli adına toplantılara katılma ve işlem yapma konularında yetki verildiği anlaşılmaktadır. Davacının 14.02.2005 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığı, şirket ortaklarından biri ile birlikte şirketi temsile yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket ortağı olmayıp dışarıdan atanan şirket müdürü konumundadır. Sözü edilen görevinden ortaklar kurulu kararıyla alındığı
18.2.2009 tarihine kadar bu görevini sürdürmüştür. Davacının işyerindeki faaliyetleri 14.2.2005 yılına kadar şirket ortağının vekili kapsamında geçmekle davacı ile şirket ortağı arasındaki ilişkinin bu dönem için vekalet akti kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ancak şirket müdürü olarak atandığı ve bu görevinden azledildiği tarihler arasında davacının iş sözleşmesi kapsamında görev yaptığı kabul edilmelidir. Bu itibarla davacının sözü edilen 2005-2009 yılları arasındaki davalı işverene bağlı çalışmaları için ücrete hak kazandığı sonucuna varılmalıdır.
Öte yandan davacının ücreti de uyuşmazlık konusudur. Davacı işçi ücretini 2005 yılı ve sonrası için aylık 5.000,00 TL olarak açıklamıştır. Dosyaya davacıya yapılan ödemelere dair bazı makbuzlar sunulmuş ise de birkaç adet düzensiz ödeme belgesinde 1000,00 TL, 2000,00 TL ve 5000,00 TL gibi rakamlar yer almaktadır. Sözü edilen makbuzlarla kesin bir sonuca varılması mümkün değildir. Davacının delil olarak dayandığı 27.05.2005 tarihli şirket antetli ve kaşeli belgede de ücretin 5.000,00 TL olduğu bilgisine yer verilmiştir. Davalı işveren belgenin bankadan kredi alması için düzenlendiğini açıklamıştır. Davacı işçi belirtilen dönemde şirketi temsile yetkili şirket müdürü olup belgede kendi imzası yanında şirketi temsile yetkili diğer müdür olan ortağın da imzası bulunmaktadır. Davacının şirket müdürü olduğu dönemde bu şekilde bir belgenin kredi imkanlarını arttırmak için verilmiş olma ihtimali bulunmaktadır. Yine ücretin yüksek oluşu ve 2005-2009 yılları arasında hiç değişmemiş olması da tereddüt uyandırmaktadır. İşyerinde muhasebe müdürü olarak çalışmış davacı tanığı dahi davacının şirket müdürü olarak çalışmasında belirlenmiş bir maaşının olmadığını açıklamış ve davacının sabahtan davalı işyerine geldiği öğleden sonra ise kendisine ait beyaz eşya işyerinde bulunduğunu belirtmiştir. Çalışma şekliyle ilgili davalı tanıkları da benzer ifadelerde bulunmuşlardır. Bu noktada davacının gerçek ücretinin belirlenmesi önem kazanmaktadır. Mahkemece İstanbul Ticaret Odasından ücret araştırmasına gidilmiş ilk olarak verilen cevapta asgari ücret alabileceği açıklanmış, ikinci cevapta ise işyerinin ve işin özellikleri ile işçinin bazı özellikleri bildirildiğinde ücret değerlendirmesi yapılabileceği açıklanmıştır. Türkiye Ö. O. B. Derneği ise emsal resmi okulda görev yapan yöneticiden az olmamak üzere serbestçe tayin edilebileceğini bildirilmiştir. Dosya içeriğine göre davacının ücretiyle ilgili yapılan emsal araştırmaları yeterli değildir.
Somut olayda davalıya ait işyerinin özellikleri ile davacının işyerinde çalıştığı yıllar ve unvanı, hatta yarım gün çalışarak öğleden sonra kendisine ait beyaz eşya işyerinde bulunduğu hususları da bildirilerek yıllar itibarıyla alabileceği ücretler bakımından ücret araştırmasına gidilmelidir. Ücret araştırması, daha önce bu konuda bilgi istenen kurumlarla birlikte varsa diğer işçi ve işveren kuruluşları ile sendikalardan yapılmalıdır. Alınacak olan cevaplar dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak gerekirse ek rapor alınmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Mahkemece taraflar arasında iş ilişkisi bulunmadığı yönündeki değerlendirme ile ücret araştırması yönünden eksik inceleme sonucu karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.100.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.