YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6806
KARAR NO : 2014/9110
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. İŞ MAHKEMESİ (KADIKÖY 3.)
TARİHİ : 21/10/2011
NUMARASI : 2010/272-2011/801
DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işi kendisinin bıraktığını, fazla çalışmasının olmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, haftada 1 gün izin kullandığını, resmi tatillerde ve bayramlarda çalışma yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işveren tarafından davacıya yapılan ödemenin işçilik alacaklarından mahsup edildiğinde davacının alacağının bulunmadığı ve davacının genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş sözleşmesinden doğan para borçlarının kısmi ifasında, mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanununda özel bir düzenleme bulunmadığından, Borçlar Kanununun genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir. İşçinin işverenden bir alacağının, örneğin sadece kıdem tazminatı alacağının bulunduğu durumlarda, kısmi ödeme nedeniyle mahsup işlemi Borçlar Kanunu çerçevesinde yapılacaktır. Dairemiz uygulamasına göre, temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir.
İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması halinde, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise, mahsup işlemi Borçlar Kanununa göre yapılacaktır. İş Kanununda işçinin sözleşme ve kanundan doğan alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür.
4857 sayılı İş Kanununa göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). İş hukuku mevzuatımızda Basın İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir.
1475 sayılı İş Kanununun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunun 120 nci maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir.
Buna göre ö r n e ğ i n , 5.000 TL ihbar tazminatı, 7.500 TL kıdem tazminatı, 2.500 TL ücret, 2.000 TL fazla mesai ve 500 TL yıllık izin ücreti alacağı olmak üzere takibe konu yapılmamış toplam 17.500 TL alacağı olan bir işçiye işveren tarafından yapılacak 15.000 TL lik bir kısmi ödeme, öncelikle muaccel olan normal aylık ücret ve fazla mesai alacağına ilişkin borçlarına mahsup edilmelidir. Kalan miktar ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti borcuna mahsup edilecektir ve anılan bu borçların muacceliyet tarihleri aynı olduğundan, temerrüt tarihi önce gerçekleşmiş olan borca yani kıdem tazminatına mahsup edilecektir. Kalan 3.000 TL lik ödemenin, ihbar ve izin ücreti borcuna mahsubu anılan borçların muacceliyet ve temerrüt tarihlerinin aynı olması nedeni ile miktarları ile orantılı olarak yapılacaktır. Kalan toplam borç 5.500 TL olup, ihbar tazminatının bu miktara oranı 5.000/5.500 = 10/11, izin ücretinin oranı 500/5.500 = 1/11 olmakla, 3.000 X 10/11 = 2.727 TL ihbar tazminatına, 3.000 X 1/11 = 273 TL izin alacağına mahsup edilecektir. Böylece işverenin 2.273 TL ihbar tazminatı, 227 TL izin ücreti olmak üzere toplam 2.500 TL borcu kalmış olacaktır.
Somut olayda, gerek Dairemizin yukarda belirtilen ilke kararımızda ve gerekse emsal nitelikteki Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’nin 2012/22579 E., 2013/3126 Karar sayılı onama ilamına konu olan İstanbul Anadolu 9.İş Mahkemesi’nin 2010/271 Esas, 2012/561 Karar sayılı dosyasındaki hükme esas alınan Yrd.Doç.Dr.Seçkin Nazlı’nın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalı işveren tarafından davacı işçiye yapılan ödemenin öncelikle aylık ücretlerine (Maaşlarına) yönelik ödeme olduğunun kabulü gerekirken (Ve kalan bakiye olursa yukardaki ilke kararımıza göre mahsup yapılması gerekirken) yanılgılı değerlendirme ile yapılan işbu ödemenin öncelikle davaya konu işçilik alacaklarından mahsubu hatalıdır.
3- Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu da ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma olup-olmadığı noktasındadır.
Somut olayda, ulusal bayram-genel tatillerde çalışma yapıldığı dosya kapsamından ve emsal dosyalardaki (Örneğin Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’nin 2012/22579 E., 2013/3126 Karar sayılı onama ilamına konu olan İstanbul Anadolu 9.İş Mahkemesi’nin 2010/271 Esas, 2012/561 Karar sayılı dosyasındaki) tanık beyanlarından anlaşıldığı halde bu tatil günlerinde çalışma yapılmadığı gerekçesiyle anılan istemin reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.