DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/55 E. , 2022/53 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/55
Karar No : 2022/53
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 22/06/2022 tarih ve E:2022/36, K:2022/36 sayılı kararıyla; … vekili Av. … tarafından, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2021/1750, K:2022/501 sayılı kararı ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 09/05/2019 tarih ve E:2018/1557, K:2019/597 sayılı kararı ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2020/618, K:2020/1761 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, aykırılığın, davanın reddi yolundaki İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi …’ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, 4. fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmış olup, söz konusu aykırılığı; ikinci sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacıların, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası gereğince resen emekliye sevk edilirken bir üst rütbeye terfi eden emsallerine ödenen ek gösterge, zam ve tazminattan yararlandırılmamaları yönünde tesis edilen işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda verilen farklı kararlar oluşturmaktadır.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2021/1750, K:2022/501 sayılı kararı ile Aydın 1. İdare Mahkemesinin davanın reddi yönündeki 29/01/2021 tarih ve E:2020/493, K:2021/84 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 09/05/2019 tarih ve E:2018/1557, K:2019/597 sayılı kararı ile Konya 2. İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yolundaki 25/05/2018 tarih ve E:2017/1541, K:2018/709 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2020/618, K:2020/1761 sayılı kararı ile Ankara 3. İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yolundaki 18/11/2019 tarih ve E:2018/1765, K:2019/2292 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte, aykırılığın giderilmesi istemine konu olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin, dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı istinaf başvurusunun reddi yolundaki görüşlerini değiştirdiği ve bu kararların istikrar kazandığı Kurulumuzun E:2022/5, K:2022/10 E:2022/11, K:2022/29; E:2022/13, K:2022/30; E:2022/17, K:2022/33 sayılı ve sair kararlarından anlaşılmakta olup; buna bağlı olarak başvuruya konu idari dava daireleri kararları arasındaki aykırılığın devam etmesi olasılığının da ortadan kalktığının anlaşılması karşısında, anılan idari dava daireleri arasında halihazırda bir aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak 21/09/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek.” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 5. fıkrasında, “Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.” kuralına yer verilmiştir.
Metnine yer verilen kanun hükmü ile kanun koyucunun, aykırılık veya uyuşmazlığa konu edilebilecek kararlarda bulunması gereken unsurları “olayların benzer nitelikte olması”, “kararların kesin olması” (yani temyiz kanun yoluna kapalı olması) ve “kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması” bir başka ifade ile birbirlerine aykırı hüküm ve sonuç içermeleri gerektiği şeklinde üç başlık altında düzenlediğini ifade edebilmek mümkündür. Bu itibarla, bölge idare mahkemelerinin dava dairelerince veya farklı bölge idare mahkemelerince verilen kararlar bakımından, belirtilen hususiyetlerin gerçekleşmesi durumunda aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesi yoluna başvurulabilmesinin önünde bir engel bulunmadığından, bu nitelikteki başvuruların esas bakımından incelenmesi gerekmektedir.
Olayda, uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu edilen kararların özü, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevk edilen polis amirlerinin, bir üst rütbeye terfi eden emsallerine ödenen ek gösterge, zam ve tazminattan yararlanıp yararlanamayacaklarına ilişkindir. Başvuruya konu edilen İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 22/06/2022 tarih ve E:2022/36, K:2022/36 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, belirtilen hususla ilgili olarak açılan davalarda Konya Bölge idare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen kararlar ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen kararın birbirlerine aykırı hüküm ve sonuçlar içermekte olduğu dolayısıyla kararlar arasında aykırılık ve uyuşmazlık bulunduğu açıktır. Sözü edilen bölge idare mahkemesi kararlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. ve 46. maddeleri kapsamında “kesin olduğu” da tartışmasızdır.
Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanmasıdır. Her ne kadar, aykırılığın giderilmesi istemine konu olan uyuşmazlıkla ilgili olarak Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararına karşı istinaf başvurusunun reddi yolundaki görüşünü değiştirdiği tespit edilmiş olsa da, bu durum, aykırılığın giderilmesi isteminin incelenmesine engel olan ve istemin reddini gerektiren bir husus değildir. Aykırılık ve uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan kararı veren bölge idare mahkemesi dava dairesinin önceki görüşünden rücu etmesi, daha önce verdiği ve kesin nitelikte olan kararı ile diğer bölge idare mahkemesi dava dairesince verilen kesin nitelikteki karar ile var olan aykırılık ve uyuşmazlık halini ortadan kaldırmamakta, belirtilen kararlar arasındaki aykırılık, giderilme istemine konu edilmiş olmasına rağmen çözüme kavuşturulmadığı için varlığını sürdürmektedir. Bu itibarla, kesin nitelikteki somut kararlar arasında var olan aykırılık ve uyuşmazlığın, kararları veren dairelerden biri görüşünü değiştirmiş olsa bile çözüme kavuşturulması gerekir. Zira, aykırılık ve uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu edilen kararlar, bölge idare mahkemesi dava dairesinin görüşünü değiştirdikten sonra verdiği kararlar değil, daha önce verilip kesinleşen kararlardır. Aksi halin kabulü, Kanun’da öngörülen amacın gerçekleşmesine, hukuki güvenliğin ve hukuki istikrarın sağlanmasına engel olacak niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, olayda Kanun’da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, istemin reddi yolundaki karara katılmıyorum.