YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6758
KARAR NO : 2014/9123
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2013/179-2013/331
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, yol ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 02.06.2008 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yol ücreti, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ile bayram-genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, davacı ile müvekkili arasında kurulmuş herhangi bir hizmet ilişkisi veya hizmet akdinin bulunmadığını, davacının, davalı idarenin işçisi olarak çalışmadığını, işverenin diğer davalı K. Temizlik şirketi olduğunu, bu davalı şirketin İETT Genel Müdürlüğünce yapılan temizlik hizmetleri alım ihalesini kazandığını, bu şekilde garajın temizlik hizmetlerini üstlendiğini, söz konusu işle ilgili olarak her türlü istihdam, kontrol ve çalışanların özlük hakları gibi konuların davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla davalı kurumun ihale kurumu olduğunu, yeni ihaleyi kazanamayan davalı şirket ile aralarındaki hizmet ilişkisinin kendiliğinden sona erdiğini, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kattenbeck Temizlik şirketi vekili, davalı İETT tarafından açılan ihale sonunda Sarıgazi Garajı’nda temizlik işini aldığını, ihalenin kapsama sürecinin 06/04/2008 tarihinde son bulduğunu, bu tarihin bitiminden sonra davalı İETT’nin temizlik işi için yeniden ihale yaptığını, ihaleyi yeni bir şirketin aldığını, davacı ve diğer çalışanların iş ilişkilerinin davalı işverenlikle kesildiğini ve işçilerin tüm hak ve alacaklarıyla birlikte ihaleyi yeni alan şirkete devredildiğini, davacının ihaleyi alan şirkette aynı işi kesintisiz olarak devam ettirdiğini, işyeri devrinden dolayı devreden şirket ile devralan şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, devreden şirket olarak devir tarihinden itibaren 2 yıllık süreyle sorumluğunun olduğunu, en son sözleşmenin yenilenmesinden önce davacı ve diğer işçilerin tüm hak ve alacaklarının kendilerine ödendiğinin noter vasıtasıyla tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işyerinin akdi feshetme iradesinin bulunduğu, sözleşmenin işveren şirket tarafından feshedilmiş olduğu, ihale süresinin sona ermesi nedeniyle feshin tazminat ödenmesini gerektirir nitelikte olduğunun ibraname içeriğine göre davalının da kabulünde olduğu sonucuna varıldığı, bu durum karşısında davacının İETT garajında çalışmaya devam etmesinin kesintisiz olduğunun söylenemeyeceği, davalı şirket tarafından iş akdi feshedilen davacının hizmet süresinin kesintiye uğraması sonrasında yeni ihale alan şirketteki çalışmasına devam ettiği, bu durumda işyeri devri olgusuna göre değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek ihbar tazminatı ile yol ücreti, fazla çalışma ile bayram-genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
Değinilen Yasanın 120 nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir.
İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez.
İşyerinin devri işverenin yönetim hakkının son aşaması olup, işyeri devri çalışma koşullarında değişiklik anlamına da gelmez. Dairemizin kökleşmiş kararlarına göre işyeri devri işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanımaz.
Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır.
Somut olayda, davacının, 01.09.2002-01.10.2002 tarihleri arasında davalı K. Tem Hiz Teks Deri ve Tic AŞ işçisi olarak, 01.08.2007-02.06.2008 tarihleri arasında ise dava dışı A. Tem. Ltd Şti işçisi olarak davalı İETT bünyesinde çalıştığı ve buradaki iş akdinin sona ermesinin hemen ardından 03.06.2008 tarihinde İETT bünyesinde çalışmasını ihaleyi alan yeni bir şirket nezdinde sürdürdüğü sabittir. Bu ikinci çalışma dönemiyle ilgili olarak davalı işveren tarafından yapılan bir fesih bildirimi bulunmayıp, tarafların fesih hususunda iradelerinin birleştiğinden de bahsedilemez. Dolayısıyla, davacının ikinci çalışma dönemiyle ilgili iş akdi ihaleyi alan yeni alt işveren nezdinde devam ettiğinden 01.08.2007-02.06.2008 tarihleri arasındaki çalışmadan dolayı da feshe bağlı işçilik alacaklardan olan ihbar tazminatı alacağına hükmedilmesi hatalıdır. Zira, yerel Mahkeme kararının gerekçesinde her ne kadar 01.09.2002-01.10.2002 tarihleri arasındaki çalışmanın son bulması sebebiyle tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış ve bu varılan sonuç dosya kapsamı itibariyle doğru bir sonuç ise de, bilirkişi raporundaki hesaplama 01.09.2002-01.10.2002 tarihleri arasındaki 1 ay ile 01.08.2007-02.06.2008 tarihleri arasındaki 10 ay 1 günlük süre toplamı olan 11 ay 1 gün esas alınarak 4 haftalık ihbar tazminatı hesabına dayanmakta olup, Mahkemece de bu hesaba binaen hüküm tesis edilmiştir. Bu ise, yukarıdaki açıklamalar ışığında hatalıdır. Davacının sadece 01.09.2002-01.10.2002 tarihleri arasındaki çalışmasından dolayı 2 haftalık ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken fazla ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
Diğer işçilik alacaklarında ise, davacının, 01.09.2002-01.10.2002 tarihleri arasında davalı K. Tem Hiz Teks San ve Tic AŞ işçisi olarak çalıştığı gözönünde bulundurulduğunda adı geçen şirketin sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınmaksızın hüküm tesisi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.