YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9880
KARAR NO : 2014/12163
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
MAHKEMESİ : AKSARAY İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/09/2011
NUMARASI : 2010/82-2011/171
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, kötüniyet tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 29 Mart 2009 tarihinde yapılan yerel seçimlere kadar şoförlük görevini sürdürdüğünü, yeni seçilen belediye başkanı tarafından seçimlerden sonra şoförlük görevine son verildiğini ve eski belediye başkanının yeğeni olması nedeniyle işten kendisinin ayrılması için baskı yapıldığını, hakaret edildiğini, su arızaları, taş döşeme işlerine gönderilerek müvekkilinin küçük düşmesine neden olduğunu, soyut iddialarla müvekkili hakkında tutanak tutulduğunu, siyasi nedenlerle 15.04.2010 tarihinde iş akdine son verildiğini, davalı tarafından iddia edilen fesih gerekçelerinin gerçeğe aykırı olduğunu, iş akdinin kötü niyetli olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu, 2009 yerel seçimlerinden sonra müvekkili belediye başkanlığını M..E..nin kazandıktan sonra davacının belediyede bir işçi gibi değil sanki belediye başkanı M..E..’nin rakibiymiş gibi hakeret etmeye başladığını, sürekli olarak belediye başkanını gittiği her yerde kötülemeye başladığını, başkan hakkında rencide edici asılsız konuşmalar yaptığını, vatandaşları rencide edici kelimeler kullandığını, vatandaşı belediyeye almadığını, kılık kıyafetine dikkat etmeyerek poşu ile işe geldiğini, belediyede olan biten herşeyi sanki usulsüzlük varmış gibi sürekli olarak belediye başkanını kötüleyerek dışarıda anlattığını, belediyedeki kendisiyle ilgili olmayan belgeleri yakınlarına aktardığını, davacının uyarılmasına rağmen olumsuz davranışlarına devam ettiğini, bu nedenlerle iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin “davacının eski başkanının yeğeni olması” nedeniyle siyasi nedenlerle davalı işveren tarafından ihbar önellerine uyulmadan haksız olarak sonlandırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş akdinin feshinde kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup-oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür. Yasanın 17 nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
Somut olayda, davalı belediyede şoför olarak çalışan davacı işçinin yerel seçimler sonrası yeni yönetim tarafından şoförlük dışı diğer işlerde çalıştırılması iş koşullarında esaslı değişiklik olmakla birlikte, bu husus kötüniyet tazminatına hükmedilmesini gerektirmez. Davalı Belediyenin fesih bildirimdeki “belediyeye ait belgeleri yakınlarına aktarmak, vatandaşları rencide etmek, eski belediye başkanına belediyede olanı biteni, bilgi ve belgeleri anlatmak, sağda solda belediye başkanını kötülemek, belediyeye gelen vatandaşları içeriye almamak, kılık kıyafetine uymayarak mesai saatleri içerisinde örgüt simgesi poşu takmak” şeklindeki fesih sebepleri de, dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde kötüniyet tazminatının hükmedilmesini gerektirmez. Mahkemenin yanılgılı değerlendirme ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.