YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7990
KARAR NO : 2014/12645
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ : ADANA 5. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2011
NUMARASI : 2010/979-2011/1053
DAVA :Davacı, fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret zammı farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene bağlı işyerinde 08.11.1999 tarihinden itibaren çalışmakta iken iş sözleşmesinin 17.01.2010 tarihinde askıya alındığı bildirilmek suretiyle yasaya aykırı biçimde sözlü olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde TİS bağıtlayan Koop-İş Sendikası üyesi olduğum, müvekkilinin davalı işyerinde yasaya karşı hile yoluyla mevsimlik işçi olarak çalıştırıldığını, yasada mevsimlik iş konusunda her hangi bir tanımlama olmamakla birlikle Yargıtay 9.HD.’nin ilke kararlarında mevsimlik işin, niteliği gereği yılın sadece belirli bir bölümünde söz konusu olan veya işin süreklilik arz etmesine rağmen yılın belirli dönemlerinde yoğunlaşan işler olarak tanımlandığını, yasanın 53/3.maddesinde de niteliklerinden ötürü 1 yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlar denilmek sureliyle mevsimlik işin, işin niteliğinden dolayı ancak yılın belirli dönemlerinde yapılabilen diğer dönemlerinde çalışmanın söz konusu olmadığı veya işçinin sadece yoğunlaşan iş dönemlerinde çalıştırıldığı işler olarak algılanması gerektiğini. Yargıtay 9.HD’nin yerleşmiş içtihatlarında işçinin yılın uzun bir döneminde çalıştırılıp az bir süre iş akdinin askıya alınması halinde mevsimlik kampanya işinden söz edilemeyeceği ve işçinin yıllık ücretli izin hakkından yararlandırılması gerektiğinin öngörüldüğünden müvekkilinin kullandırılmayan izin hakları karşılığı yıllık ücretli izin alacağı talep ettiklerini, kısa süre iş sözleşmesinin askıya alınması durumlarında işçinin çalışmasının mevsimlik iş olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiğini, 2822 sayılı yasanın 5.maddesinde TİS’lere kanun ve tüzüklerin kamu düzenine ilişkin emredici düzenlemelerine aykırı hükümler konulamayacağını öngördüğünü, 4857 sayılı yasanın 5/2.maddesinde işverenin esaslı nedenler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye farklı işlem yapılamayacağını amir hükmünü içerdiğini, buna rağmen davalı işverenin sendika üyesi işçilere TİS’in 33.maddesindeki ücret zammını uygulamamasının eşit davranma borcuna aykırılık teşkil ettiği için TİS hükümlerinin uygulanmamasından kaynaklanan ücret farklarını talep ettiklerini, müvekkilinin yasal anlamda mevsimlik işçi olmamasına rağmen evraklarda mevsimlik işçi olarak gösterildiğini, her Ağustos ayının son günlerinde evrak üzerinde çıkış verildiğini, 3-4 gün sonra Eylül ayının ilk haftasında yeniden girişinin yapıldığını, en son 17.01.2010 tarihinde iş sözleşmesinin askıya alındığının bildirildiğini ve tüm isteklere rağmen iş sözleşmesinin askıda devam ettiği belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, nihayetinde müvekkilinin işyerinde çalışmakta iken işverenin talimatı doğrultusunda Noter aracılığı ile istifa gönderen 500 işçi gibi noterden ihtarname düzenlediğini ve bunun üzerine kök ücret üzerinden, son bir yıl içerisinde TİS ile sağlanan sosyal hak ve çıkarlardan yararlanmadığı gerekçe gösterilerek kıdem tazminatı eksik ödenirken ihbar tazminatının sözleşmeyi kendisinin feshettiği gerekçesi ile ödenmediğini, Yargıtay 9. HD’nin yerleşmiş kararları gereği daimi işçinin oluru olmaksızın ücretsiz izine gönderilmesinin iş sözleşmesinin feshi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin gerçekte iş sözleşmesinin 17.01.2010 tarihinde feshedilmiş olduğunun kabulü ile ek sosyal ücretler gözetilmeksizin eksik ödenen kıdem tazminatı farkı ile ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğini, işçinin ücretsiz izine gönderilip yeniden başlatılması halinde ücretsiz izin sürelerinin 15 günlük kısmının kıdem süresinden sayılması gerektiğini iddia ederek kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı, izin ücreti, zamdan kaynaklanan fark ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Ç.. Ç.. vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının Ç.. Ç.. Adana Koop.’de mevsimlik işçi olarak çalıştığını, Yargıtay ilke kararlarında mevsimlik işin çalışmanın yılın belli dönemlerinde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın belli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler olarak tanımlandığını, Yargıtay’ın tanımlamasına uygun şekilde davacının çalıştığı işyerinin faaliyetinin tamamen mevsime dayalı olarak icra edildiğini, müvekkili birlikçe ortakların ürünlerinin hasat dönemlerinde mubayaa edildiğini, merkez yağ fabrikasında işlenerek elde edilen mamullerin satıldığını, ölü dönemde ise rutin ve zorunlu muhasebe işlemleri haricinde hiçbir faaliyet gösterilmediğini, davacının yaptığı işinde mevsime dayalı iş olduğunu, tarıma dayalı faaliyet yürüten müvekkili kooperatifin faaliyet konusunun da doğal olarak mevsimsel özellik taşıdığını, davacının en az bir yıl çalışma ve mevsimlik işle çalışması nedeniyle 4857 sayılı yasanın 53/1 ve 53/3.maddeleri uyarınca davacının çalıştığı dönemde yıllık izine hak kazanmadığını, davacının müvekkili birliğe gönderdiği feshi ihbar yazısı ile zorlayıcı sebeplerle işin sık sık durmasını gerekçe göstererek 4857 sayılı yasanın 24/111.maddesine dayanarak iş akdini kendisinin feshettiğini, iş akdini bu suretle kendisi fesheden işçiye ihbar tazminatı ödenmeyeceğinin yasa hükmü olduğunu, iddia edildiğinin aksine davacının mevzuat gereği hak etmiş olduğu tüm yasal haklarını eksiksiz aldığını, kıdem tazminatı farkı ve sair ad altında her hangi bir bakiye alacağının bulunmadığını, kendi el yazısı ile düzenleyerek müvekkili birliğe vermiş olduğu ibraname ile müvekkili birlikten her hangi bir hak ve alacağının olmadığını beyanla kurumu tamamen ibra ettiğini, davacının ibranamedeki imzaya itiraz etmediğini. Yargıtay 9. HD’nin kararları doğrultusunda davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin noterden gönderdiği 19.02.12010 tarihli ihtarnamesine göre iş akdinin işveren tarafından feshedilmediği, askıda olduğu davacının kabulündedir. İş akdi anılan fesih ihtarnamesiyle davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiştir. Haklı nedenle dahi olsa iş akdini fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağının gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının yıllık izin ücretine esas sürenin belirlenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının hizmet döküm cetvelinde “1, 13,18 kodu” ile gösterilen süreler de hesaba eklenmiştir. Sayılan kod numaralarının ne olduğu açıklatılarak niteliğinin saptanması ve 1, 13 ve 18 kodlu bu sürelerin İş yasasının 55. maddesindeki çalışılmış sayılan hallerden olup olmadığı belirlenerek yıllık ücretli izin süresi hesabından dışlanıp dışlanmayacağının tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 55/d maddesi zorlayıcı sebepler yönünden işin bir haftadan fazla tatil edilmesi ile ilgili olup somut olaydaki ücretsiz izin uygulaması yapılan dönem için anılan yasa hükmünün uygulama imkânının bulunmadığının düşünülmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.