Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/36919 E. 2014/30564 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/36919
KARAR NO : 2014/30564
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. İŞ MAHKEMESİ (ÜSKÜDAR 1.İŞ)
TARİHİ : 20/09/2012
NUMARASI : 2011/176-2012/1026

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı şirketin Rusya’ daki şantiyesinde 01.06.2003 tarihi ile 01.06.2011 tarihleri arasında O.. Elektrikçi olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işverenlik tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, kıdem, ihbar tazminatı ile, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacakları ve hafta sonu çalışma ücreti alacaklarının ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla söz konusu işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde,özetle davacının yıllık izin bitiminde geri dönüşü beklenirken davalı şirkete ihtarname göndererek kendisinin davalı tarafından işten çıkarıldığına ilişkin doğru olmayan beyanda bulunduğunu, ancak davacının hiç bir şekilde işten çıkarılmadığını, bu durumun davacıya bildirilerek 01.07.2011 tarihinde şirket merkezine gelmesinin istendiğini, ancak davacının bu çağrıya uymadığını, 5 gün işe gelmediğini, davalının, davacıya mazeretini bildirmesi, aksi takdirde işten çıkarılacağı yönünde ihtarname gönderdiğini, davacının şirkete dönüş yapmadığını, bu nedenlerle de davacının iş akdinin 25.07.2011 tarihinde İş Kanunun 25/II-g maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş akdini feshinin haklı olduğunun kabulü ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, diğer işçilik alacakları bakımından ise bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda kısmen kabule karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, davacı işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedilip edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, davalı işverenin 01.06.2011 tarihinde haksız olarak iş akdini feshettiğini belirtmiştir. Davalı işveren ise davacı işçinin 01.06.2011-01.07.2011 tarihleri arasında yıllık iznini kullandığı, izin bitiminde işyerine dönmediği, bu nedenle devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Davalı işveren tarafından devamsızlığa dayalı olarak iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ileri sürülmüş olsa da, davacı işçinin izin dönüşü işe başlama tarihinin 01.07.2011 olması gerekirken davalı işveren tarafından 18.07.2011 tarihinde fesih ihtarı çekilmesi karşısında, yasal 6 iş günü içinde fesih yapılmaması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının gözetilmemesi hatalıdır.
Ayrıca dosyada davacının 01.06.2011-01.07.2011 tarihleri arasında kullandırıldığı iddia edilen yıllık izin ücretinin yatırılmamış olması, davacıya ait banka hesap kayıtlarında, en son 01.06.2011 tarihinde davalı şirket tarafından önceki aylara ilişkin maaş ödemesinin yapılmış olması, yıllık izin belgesinde belirtildiği üzere vize bitiş tarihinin 12.06.2011 olması, davacının vizesinin uzatılması için davalı işveren tarafından herhangi bir girişimde bulunulduğuna dair dosyada iddia ya da herhangi bir belge bulunmamış olması hususları dikkate alındığında, davalının savunmasına itibar edilemeyeceği ve bu nedenle davalı işverenin iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispatlayamadığının kabulü gerekmektedir.
3- Davalı işveren, bu davadan önce davacı işçi tarafından gönderilen ihtarname ile temerrüde düşürülmüştür. Kıdem tazminatı dışında kalan istekler yönünden davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalıdır.
4- Dosya içerisinde mevcut, işverence tanzim ve ibraz edilen bordrolarda, fazla çalışma sürelerinin karşılığı ücretlerin, ait olduğu ay bordrolarında tahakkuklarının yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar bordrolarda davacının imzası bulunmamakta ise de dosya içeriğinden davacının ücretlerinin adına banka hesabına yatırıldığı ve davacının ücretlerini banka hesabından aldığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bordrolarda tahakkuku yapılan alacakların eksiksiz, aynı miktarda banka hesabına yatırılması ve işçinin ücretlerini ihtirazi kayıtsız bankadan alması halinde, artık işçi bunun üzerinde fazla mesai alacağı olduğunu ileri sürerek alacak talebinde bulunamaz.
Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında ilgili banka kayıtları ile maaş bordrolarının karşılaştırması yönünde bir araştırma yapılmamıştır. Öncelikle, yapılması gereken iş; bankadan ilgili dönemler içerisinde davacı işçiye yapılan ödemelerle ilgili belge ve dokümanların, bordrolardaki tahakkuklarla karşılaştırması yapılmalı, eksik bir ödeme olup olmadığı tespit edilmeli, gerekirse yeni bir rapor veya ek rapor alınmak suretiyle, davacının bilirkişi raporuna bir itirazının olmaması da göz önüne alınarak, oluşacak sonuç doğrultusunda fazla çalışma alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.