Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/24331 E. 2014/33067 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24331
KARAR NO : 2014/33067
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 18. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2013
NUMARASI : 2013/806-2013/418

DAVA : Davacının, davalı firmadan 2005 yılının Mart ayından itibaren yöneticilik görevinden ayrıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın görevsizliğine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılının ilk aylarında davalı D.. Dericilik San.ve Tic. Ltd. Şirketinde müdürlük yaptığını, Tekirdağ Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından müvekkiline gönderilen defter ve belge isteme adlı bildirimde 2006 yılı kayıtlarının inceleneceğinden bahisle elinde bulunan belgeleri ibraz etmesinin istenildiğini, ancak müvekkilinin davalı firmadaki görevini 2005 yılı Mart ayı itibari ile sonlandırdığını ve aynı tarih itibariyle de İstanbul’da ikamet etmeye ve burada bulunan başka bir firmada çalışmaya başladığını, davalı firmadan ayrılırken de müdürlük yetkisinin başka bir şahsa verileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin İstanbul’da 2005 yılının 9. ayından itibaren kayıtlı olarak çalışmaya başladığını ve bunun SGM kayıtlarından anlaşılabileceğini, bu nedenlerle müvekkilinin 2005 yılının Mart ayından itibaren davalı firmadaki yöneticilik görevinden ayrıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinden veya İş Kanunu’ndan doğan bir hakkın tespitini talep etmediği, Limited şirtket vasfını taşıyan davalı şirkette müdürlük ve yetkililik sıfatı ile ilgili tespit talebinde bulunmakla söz konusu uyuşmazlığın çözümünün Ticaret Kanunu hükümlerine göre olacağından Mahkemelerinin görevsizliğine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık, iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
Kanunun 2 nci maddesinde bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez.
Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.
İş sözleşmesini belirleyen ölçüt hukukî-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukukî bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki talimatlara uyma yükümlülüğünü içerir. İşçi edimini işverenin karar ve talimatları çerçevesinde yerine getirir. İşçinin işverene karşı kişisel bağımlılığı ön plana çıkmaktadır. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini, işçinin işverenin talimatlarına göre hareket etmesi ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. İşin işverene ait işyerinde görülmesi, malzemenin işveren tarafından sağlanması, iş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat alması, işin iş sahibi veya bir yardımcısı tarafından kontrol edilmesi, işçinin bir sermaye koymadan ve kendine ait bir organizasyonu olmadan faaliyet göstermesi, ücretin ödenme şekli, kişisel bağımlılığın tespitinde dikkate alınacak yardımcı olgulardır. Bu belirtilerin hiçbiri tek başına kesin ölçüt teşkil etmez. İşçinin işverenin belirlediği koşullarda çalışırken kendi yaratıcı gücünü kullanması ve işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Çalışanın işyerinde kullanılan üretim araçlarına sahip olup olmaması, kâr ve zarara katılıp katılmaması, karar verme özgürlüğüne sahip bulunup bulunmaması bağımlılık unsuru açısından önemlidir.
Tüzel kişilerde yönetim hakkı ile emir ve talimat verme yetkisi organlarını oluşturan kişiler aracılığıyla kullanılır. Tüzel kişiler yönünden tüzel kişinin kendisi soyut işveren, tüzel kişinin organını oluşturan kişiler ise somut işveren sıfatını haizdir.
Ticaret şirketleriyle tüzel kişilerde somut işveren sıfatını taşıyan organ bir kurul olabileceği gibi tek başına bir kişiye verilen yetki çerçevesinde gerçek kişinin de organ sıfatını kazanması mümkündür.
Limitet, hisseli komandit ve kolektif şirketlerde yönetim yetkisi şirket ortaklarından birine bırakıldığında, bu kişi müdür sıfatıyla kişi-organ sayılır. Türk Ticaret Kanununun 319 uncu maddesine göre, anonim şirketler yönünden yönetim ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde, bu kişi veya kişiler kişi-organ sıfatını kazanır. Şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıyan kişiler işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılmazlar.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet ilişkisinden kaynaklandığı ve bu nedenle İş Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.