Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/24266 E. 2014/33177 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24266
KARAR NO : 2014/33177
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 22. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2013/331-2014/213

DAVA :Davacı vekili, davalıya ait özel takside çalışan davacı şoförün kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Verilen ilk kararın davalının esnaf olup olmadığı yönünde bozulması üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının bir tane ticari aracı olduğu bu araçta da davacı ile birlikte Mustafa isimli bir şoförün çalıştığı dolayısıyla davalı dahil olmak üzere ticari araçta çalışan sayısının üçü aşmadığı, davalının mahkememizce esnaf olarak değerlendirilmesi nedeniyle işyerinin 4857 sayılı yasanın kapsamında olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bozmadan önce belirtildiği gibi 5362 sayılı yasanın 3. maddesinde belirtilen esnaf ve sanatkar faaliyeti kapsamında kalan işyerinde 4857 sayılı yasanın 4/ı bendi uyarınca, üç kişinin çalışması halinde bu işyeri iş kanunun kapsamının dışında kalmaktadır. Maddede, üç işçi yerine “üç kişi”den söz edilmiştir. Bu ifade, işyerinde bedeni gücünü ortaya koyan meslek ve sanat erbabını da kapsamaktadır. İşinde bedeni günü ile çalışmakta olan esnaf dahil olmak üzere toplam çalışan sayısının üçü aşması durumunda işyeri İş Kanununa tabi olacaktır. Bir kimsenin esnaf sayılması için ekonomik faaliyetini sermayesi yanında bedensel çalışmaya da dayandıran düşük gelirli kimse olması gerekecektir. Bedeni çalışması yok ise esnaf olarak değerlendirilmeyecektir.
Özellikle davalının sahip olduğu ticari taksi İstanbul’da faaliyet göstermektedir. Davalı ise dosyaya sunulan kayıtlara göre Giresun’da ikamet etmekte ve tüm tebliğler bu adrese yapılmaktadır. Giresun ilinde oturan davalının fiilen ticari taksi de çalışmadığı, kısaca ticari taksi faaliyetini bedeni gücüne dayandırmadığı tanık beyanları ile belirtilmektedir. Aynı tanıklardan davacı tanıkları ise davalının eşi adına da ticari taksi işlettiğini ve her iki taksi de toplam 4 işçi çalıştığını beyan etmişlerdir. Gerek davalının bedeni gücünü ortaya koymaması ve gerekse bedeni çalışması olsa bile eşinin ticari taksisinde çalışan sayısı dikkate alındığında davacının İş Kanunu kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Zira İş Kanunu kapsamında kalmayan işler, işveren veya işçi ile ilgili hükümler, istisnai hükümlerdir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün, 11-10
sayılı ve 10.05.1974 gün, 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına düzenlenen hükümlerin, işçiler yararına yorumlanması asıldır.
Mahkemece davalının ikametgah durumu dikkate alınarak bedeni çalışması olup olmadığı ve eşine ait ticari taksinin varlığı araştırılmadan görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.
Ayrıca kabule göre davalı esnaf ise 6100 sayılı HMK.’un 114. Maddesi uyarınca görev dava şartı olduğundan devam eden 115. Maddesi uyarınca dava şartı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.