YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13652
KARAR NO : 2014/33785
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2013
NUMARASI : 2008/643-2013/370
DAVA :Davacı ve karşı davalı, kıdem tazminatı, ücret alacağı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin ücreti, prim alacaklarının, davalı ve karşı davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı iş akdini, işe giriş bildirgesinin geç yapılması,prime esas kazancının gerçeğe aykırı olarak asgari ücret olarak gösterilmesi ve ücretlerinin ödenmemesi gibi nedenlerle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, kötü niyet tazminatı, yıllık izin ücreti ve ödenmeyen ücret ve prim alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 5.7.2004 tarihinde yazılı sözleşme ile çalışmaya başladığını, bu nedenle imzasını taşıyan işe giriş bildirgesinin gerçeğe uygun olduğunu, 3.6.2006 tarihli sözleşme imzalanana kadar yazılı bir sözleşme olmadığını, bu sözleşmenin 3.6.2006 sonrası dönem için yürürlük kazandığını, tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, kendisine satış primi taahhüdünün bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete karşılıksız çekten hüküm giydiğini ve hapis yatmamak için 16.000 TL’ye ihtiyacı olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin bu tutarda krediyi çekerek davacıya verdiğini, davacının Temmuz 2007’ye kadar ödeme için süre istediğini, davacının bir ödeme yapmaması nedeniyle müvekkilinin kredi borcuna ait 2.352,00 TL faiz ödemek zorunda kaldığını, 11.10.2007’de davacıya kredi borcunun maaşından kesileceğinin söylenmesi üzerine, şirket kurduğunu beyan ederek işi terk ettiğini, müvekkilinin davacının yabancı dil kursu için 2.940 TL, dil kitapları için 292 TL masraf yapıldığını, son dönemde iş seyahati olarak verilen 1.100 TL’nin 932 TL’sinin belgelendirilebilmesi nedeniyle bakiye 168 TL ve şirkete ait olup da iade etmediği cihazlarla ilgili olarak 2.316 TL borcunun bulunduğunu, bu alacaklar için icra takibi ve haksız itiraz üzerine de itirazın iptali davası açıldığını belirterek davacının davasının reddini savunmuştur. Birleşen dava yönünden ise Davalı işveren, Üsküdar 3. icra Müdürlüğünde 06.12.2007 tarihinde başlattığı E.2007/12374 sayılı ilamsız icra takibinde, davacıdan 24.068,00 TL asıl alacaktan 4.010.00 TL. mahsup ile 20.058,00 TL. talep etmiştir. Davalı, alacağın kaynağı olarak, davacı için bankadan çekilen 16.000,00 TL kredi, 2.352,00 TL kredi faizi, yabancı dil kurs bedeli 2.940,00 TL, yabancı dil kursu kitapları bedeli 292,00 TL, davacıya teslim edildiği halde iade etmediği cihazların bedeli 2.316,00 TL, son ay verilen avanstan kalan bakiye alacak 168,00 TL olarak ve mahsuba esas kalemler olarak da, Eylül 2007 ücreti 1.400,00 TL, Ekim 2007 11 günlük ücret 510.00 TL, üç yıllık izin ücreti 2.100,00 TL şeklinde açıklamıştır. Ödeme emrini 7.1.2008 tarihinde tebellüğ eden davacı, 14.1.2008 havale tarihli dilekçesi ile ödeme emrine itiraz etmiş takip durmuştur. Davacının itirazı üzerine davalı, 7.3.2008 tarihinde Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde E.2008/71 sayılı itirazın iptali davasını açmıştır. Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, tarafların delillerini toplamış, bilirkişi raporunu almıştır.5.5.2009 tarihinde ise iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir. Bu görevsizlik kararından sonra dava Üsküdar 1. İş Mahkemesine tevzi edilmişse de, Üsküdar 1. İş Mahkemesince, 16.02.2010 tarihinde davanın İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesinin (Üsküdar 2. İş Mahkemesi) 2008/643 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davacı karşı davalının davası yönünden; kıdem tazminatı, ücret alacağı ve izin ücreti alacaklarının kısmen kabulüne, kötü niyet tazminatı ile prim alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı karşı davacının itirazın iptali davası yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı karşı davalının tüm, davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
Dava konusu yargılama sürecinde 14/06/2012 tarihli celsede davacı/karşı davalı yönünden HMK nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırma kararı verilmiş ve bir sonraki duruşma 3 aydan fazla bir süre olan 27.09.2012 tarihine ertelenmiş ve davacı tarafça bu süre içinde yenileme dilekçesi verilmemiştir. Davacı – karşı davalıda 27/09/2012 tarihli celsede mazeret dilekçesi sunduklarını ancak dosyaya girmediğini belirterek, ara karardan rücu edilmesini talep etmiştir ve mahkemece bu celse de davacı talebinin gelecek celse değerlendirilmesine karar verilmiştir. Ancak 21/03/2013 tarihli celsede bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmedi diye eski hale getirme dilekçesi sunma konusunda davacı karşı davalıya talebi üzerine süre ve yetki verilmiştir.Davacı bu süreçte 04/04/2013 havale tarihli eski hale getirme talebi ile ilgili dilekçesini mahkemeye sunmuş ve PTT’ye de bir müzekkere yazılarak mazeret dilekçesi ile ilgili kayıtlarında bir tespit olup olmadığı sorulmuştur.Ptt ise, davacı karşı davalının mazeret dilekçesi ile ilgili herhangi bir dilekçe örneğine kayıtlarında rastlanmadığı yönünde cevap vermiştir. Buna rağmen mahkemece, karar celsesinde eski hale getirme talebinin yerinde olmadığına dair bir iddia da olmadığı gibi bir gerekçe ile, 14/06/2012 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı kaldırılmış ve esas hakkındaki karar taraflara tefhim edilmiştir.
Somut olayda,davacı karşı davalı A.. Ç.. tarafından açılan dava, davacı karşı davalı ve vekilinin 14/06/2012 tarihli celseye gelmemeleri üzerine, mahkemece söz konusu davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Aradan 3 aylık yasal süre geçtikten sonra davacı karşı davalı tarafından mahkemeye mazeret dilekçesi verilmiş olduğu iddia edilerek, mahkemenin yukarıda verilen ara kararından dönülmesi gerektiği belirtilmesine karşın mahkemece 4 celse sonra 21/03/2013 tarihindeki oturumda davacı karşı davalıya usulsüz şekilde eski hale getirme konusunda süre verildiği, buna rağmen davacı karşı davalının herhangi bir mazeret dilekçesi sunduğunu kanıtlayamadığı dosyada ki 17/05/2013 tarihli PTT yazısından da anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece davacı – karşı davalının davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu dava hakkında esasa girilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.