YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23089
KARAR NO : 2014/27676
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. İŞ MAHKEMESİ (KADIKÖY 3. İŞ)
TARİHİ : 24/04/2012
NUMARASI : 2010/883-2012/370
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının karıştığı bir zincirleme trafik kazası nedeni ile davacının iş aktine davalıca son verilmiş ise de davalı işverenliğin iş aktini feshinin haksız olduğunu, zira kazanın kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının yaptığı trafik kazası nedeni ile büyük zarara neden olduğunu, bu nedenle iş aktinin haklı feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yıllık izin ücreti alacağı ödendiğinden bu konuda bir karar verilmemiş olup, sübut bulduğu gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi heyeti raporunda, dosyadaki eğitim belgelerinin denetime elverişli şekilde detaylıca açıklanmadan davalının gerekli eğitimi vermediğinin belirtilmesi, davacının çarptığı ve sol arkadan hasarlı olduğu polis kaza tutanağında belirtilen NLB plakalı araç ile meydana gelen kaza açısından davacının kusurunun değerlendirilmemesi, polis kaza tutanağına dayanmakla birlikte polis kaza tutanağının aksine PY plakalı aracın hasarının “sol ön teker”de olduğunun bilirkişi raporunda ileri sürülmesi, oysa ki polis kaza tutanağında PY plakalı çekicinin sol arka teker, sol arka çamurluk kısımlarının hasarlı olduğunun belirtilmesi, hasar heyet bilirkişi raporunda, bilirkişi heyetinin polis kaza tutanağı ile oluşturduğu bu çelişkinin nedeninin açıklanmaması, alkol tespit tutanağında YC plakalı aracın sürücüsünün adı bulunmasına rağmen, kusur bilirkişi heyet raporunda dosyada bu sürücünün adının olmadığı
belirtilerek eksik inceleme yapıldığı kanısı uyandırılması, bunların sonucunda kusur heyet bilirkişi raporunun gerekçelerinin detaylı, denetime elverişli ve tatmin edici olmaması, bu nedenlerle bu kusur bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınmayacağının gözetilmemesi hatalıdır.
Dosya içeriğinden, feshe gerekçe gösterilen trafik kazasından önce ölümlü bir trafik kazasının vuku bulduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan kusur heyet bilirkişi raporunda bu ölümlü kazaya karışanların kusurundan, davacıya doğru bir aracın yön değiştirmesinden bahsedilmekte ise de polis kaza tutanağında kazaya karıştığı gösterilen araçlardan hangisinin evvelce ölümlü kazaya karışıp, davacının yaptığı kaza sırasında durur halde bulunduğu, davacının yaptığı kazaya karışan araçlardan hangisinin seyir halinde olduğu belli değildir. Mahkemece şahit E.. K.. yeniden dinlenerek “ölümlü trafik kazası dosyası getirtilerek, feshe konu kazaya karışan araçlardan hangisi durur halde idi, hangisi seyir halinde idi, hangi araç ne yöne hamle yaptı veya ne yönde seyretmekte idi de kaza oldu” davacı veya kazaya karışan diğer seyir halindeki/durur haldeki araçlarda şerit ihlali var mı ölümlü trafik kazası sonrasında yola uyarıcı bir işaret konmuş mu, davacının hızı ne kadardı, davacının karıştığı kazadan önce gerçekleşen ölümlü trafik kazasından sonra yola gerekli uyarıcı işaretler konmuş mu” gibi kusur durumuna etki eden hususlar iyice aydınlatılmalıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kazanın kaçınılmaz olduğunu, bir başka deyişle, davacının kusursuz olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili ise kazanın davacının kusuru ile gerçekleştiğini savunmaktadır.
Yukarda bahsedildiği şekilde, şahit yeniden dinlenip, ölümlü trafik kazası dosyası getirtilip, eldeki dosya ve ölümlü trafik kazası dosyası birlikte Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’na gönderilerek, tarafların dosyadaki yazılı ve sözlü iddia ve savunmalarını karşılar şekilde, hükme esas olmak üzere ehil bilirkişi raporu alınmalıdır.
Dosyada mevcut bulunan, eksik inceleme ile hazırlanmış ve mevcut belgeler ile çelişik, denetime elverişsiz ve yeterli gerekçeleri içermeyen kusur heyet raporuna itibar edilmesi hatalıdır.
3- Diğer taraftan, yukardaki gerekçelerle hükme esas alınamaz nitelikteki kusur heyet bilirkişi raporu ile davacı hakkında tespit edilen % 5 kusur oranının kabul edilmesi halinde dahi aşağıdaki hususlar irdelenmemiştir.
Davacının davalı işverenlikte uzun yol kamyon şoförü olarak çalıştığına dair dosyada delil bulunmamaktadır. Dosya içeriğine göre davacının kısa mesafelerde kamyon şoförlüğü ettiği kanaati oluşmaktadır.
Hesap bilirkişisi tarafından tespit edilen davacının aylık çıplak brüt ücreti 1224,73 TL.’dır.
İşçinin, işverene verdiği zarar miktarının karşılaştırılması gereken 30 günlük ücret tutarı, işçiye ödenen çıplak brüt ücret tutarıdır.
Davacının uluslararası uzun yol uluslararası kamyon şoförü olmaması nedeni ile yol ve yemek sosyal yardımlarının çıplak brüt ücretin içinde kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, davacının çıplak aylık brüt ücreti olan 1224,73 TL.’sına yemek ve yol yardımı eklendikten sonra ortaya çıkan aylık giydirilmiş brüt ücreti olan 1594,71 TL.nın, yukarda açıklanan kusur heyet bilirkişi raporunda davacı için belirlenen % 5 kusur oranına göre hesaplanan 1473,26 TL. zarardan fazla olduğu gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı kazandığı söylenemez.
Zira, davacının karşılaştırmada esas alınması gereken çıplak aylık brüt ücreti 1224,73 TL. olup, eksik araştırma ile kabul edilen % 5 kusur oranına göre hesaplanan 1473,26 TL. zarar tutarından düşüktür. Bu hususun gözden kaçırılması hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.