Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/11653 E. 2014/27739 K. 23.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11653
KARAR NO : 2014/27739
KARAR TARİHİ : 23.09.2014

MAHKEMESİ : EDREMİT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2013/160-2014/44

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1988 yılında memur olarak davalı bankada çalışmaya başladığını ve iş yerindeki başarısı nedeni ile terfi ettirilerek 2007 yılında B.. Şube müdürü, 2011 yılında ise tayini çıkmak sureti ile A.. Şube Müdürü olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı işveren yanında 25 yıllık çalışma süresinde görevini layıkıyla yerine getirdiğini, A.. şube müdürlüğünde çalışmakta iken haklı ve geçerli hiç bir neden olmaksızın ve savunması dahi alınmaksızın 06/03/2013 tarihinde davalı işveren tarafından iş akdinin feshedildiğini, davalının kötü niyetli olarak, haklı ve geçerli hiç bir sebep göstermeksizin müvekkilinin iş akdini feshettiğini, müvekkilinin davalı işveren şirketteki çalışması boyunca herhangi bir olumsuz davranışının söz konusu olmadığını, A.. B.. Şubesi zarar ederken göreve gelip, kısa sürede şubesini bölgedeki karlılıkta ilk beş şube arasına taşıdığını, A.. şubesine atandıktan sonra da şubedeki performans hedeflerinin tümünün aşıldığını, davalı işveren tarafından işindeki başarısı nedeni ile ödüllendirilerek neredeyse her dönemde mevduat primi ödendiğini ve yurt dışı gezisiyle ödüllendirildiğini beyanla fesih işleminin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine, işe iade kararına uyulmadığı takdirde iade kararına aykırılıktan dolayı müvekkilinin davalı işyerindeki kıdemi ve çalışma süresi de nazara alınarak 8 aylık brüt ücret tutarındaki tazminata hükmedilmesine, işe iade kararına uyulduğu veya uyulmadığı durumlarda müvekkilinin fesih tarihinden itibaren çalıştırılmadığı süreye ilişkin 4 aylık ücretinin ve tüm sosyal haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 24/06/1988 tarihinde stajyer olarak iş bankada çalışmaya başladığını ve 06/03/2013 tarihine kadar çalıştığını, davalının iş akdinin iş kanunun 17. ve 18. maddeleri gereğince ihbar ve kıdem tazminatı ödenerek fesih edildiğini, davacının müvekkili bankanın öncelikli ürünlerinde hedef gerçekleştirme başarısını gerçekleştirimediğini, Bes ve Kredi Kartış satışlarında, vadesiz ve vadeli TL ve YP mevduatlarında ortalamanın altında kaldığını ve şubenin sıralamad giderik geriye düştüğünü, davacının şifahi olarak bir çok kez uyarılmasına rağmen gerekli gelişim ve düzelmeyi gösteremediğini, bu şekilde kötü performansını devam ettiren bir personel ile çalışmanın mümkün olmadığını, şubede asıl olanın karlılık oranının fazlalığı olduğunu, davacının uzun süredir çalışmanın verdiği rutin ve daha fazla yükselme beklentisi bulunmaması gibi sebeplerle şubede gelişme sağlamaya yönelik bir girişiminin olmadığını, bu nedenle son çare olarak iş sözleşmesinin feshi yoluna gidildiğini, bu durumun iş kanununun da da açıkça belirtildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir,
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davanın A.. T.AŞ’ye izafeten A.. Şube Müdürlüğü hasım gösterilerek açıldığı ve davalı sıfatının A.. Genel Müdürlüğüne ait olduğu gözetilmeden Şube Müdürlüğünün karar yerinde davalı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup, söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 8 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının 6 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 6 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 205.35 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 23/09/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.