Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/21976 E. 2014/36364 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21976
KARAR NO : 2014/36364
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 17. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/1187-2014/221

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 11/10/2010 tarihinde davalı iş yerinde proje yöneticisi olarak çalışmaya başladığını ve 10/01/2013 tarihinde geçerli neden gösterilmeksizin, savunması alınmadan ve sözlü olarak iş akdinin feshedildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline baskıyla istifa dilekçe imzalatıldığını, gerçekte davacının kendi isteğiyle işten ayrılmadığını, istifa dilekçesini imzalaması halinde ödeme yapılacağının vaadedildiğini, müvekkilinden baskıyla alınan istifa dilekçesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespitine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; müvekkili üniversitede davacının çalıştığı dönemde iç denetim sürecinin başlatıldığını ve denetimin özellikle inşaatlarla ilgili yapıldığını ve halen de devam ettiğini, davacının da inşaatlardan sorumlu ve en yetkili kişi olarak bu denetim sürecinde yer aldığını ancak denetimden rahatsızlık duyarak kendi isteği ile iş sözleşmesini sonlandırmak istediğini, bu kapsamda istifa dilekçesi sunduğunu, iş sözleşmesinin davacının kendi isteği ile sonlandırılması nedeni ile savunmasının alınmasının veya yazılı fesih bildiriminde bulunulmasının mümkün olmayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının işyerindeki görevi ve kıdemi dikkate alındığında haklarını almadan istifa etmek suretiyle ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, istifa olgusunun davacının gerçek iradesini yansıtmadığı ve davacının istifa dilekçesini baskı altında imzaladığı gerekçesiyle davanın kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacının iş sözleşmesinin kendi eli mahsulü dilekçeyle sona erdirdiği mevcut belge örneğinden anlaşılmakta olup, bu belgenin ne şekilde iradesi sakatlanmak suretiyle davacıdan alındığının somut delillerle kanıtlanmadığı, bu durumda iş sözleşmesinin işveren tarafından değil, işçinin feshiyle sona erdiği gözetilmeden davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 207.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 01/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.