YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10049
KARAR NO : 2014/28240
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2013
NUMARASI : 2013/29-2013/711
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu ve davalı şirket tarafından müvekkilinin iş akdinin 31.12.2012 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olamaksızın feshedildiğini sürerek; davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Cevaplarında Özetle:
Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin, 01/01/2012-31/12/2012 tarihleri arasındaki dönem için Silivri Adliyesi’nin temizlik işini ihale ile aldığını, ihale süresinin sona ermesi ve yeni ihalenin müvekkili şirket tarafından alınamaması üzerine şube iş yeri olarak tescil edilen söz konusu iş yerinin kapatıldığını, davacının iş akdinin de bu nedenle sona erdiğini, ayrıca davacının iş akdinin belirli süreli olduğunu, iş akdinin belirli süreli olması sebebi ile işe iade davası açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin Türkiye sınırları içinde başka ihaleler kapsamında işlerinin mevcut olduğunu ve şirketin Şile Belediyesi temizlik işi ile Tekirdağ Kapaklı Belediyesi işinde çalışmak istemesi halinde bu iş yerlerinde çalıştırılabileceğini ancak Silivri Adliyesindeki ihaleyi şirketin kendi rızası hilafına kaybetmiş olduğundan Silivri’de çalıştırılabileceği bir işinin bulunmadığını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili; davacının, diğer davalının çalışanı olduğunu, fesih işlemlerinin de davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalı Bakanlığın ve Silivri Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu hususta herhangi bir dahlinin bulunmadığını, hizmet alımları kapsamında yüklenici şirketlerle imzalanan ihale sözleşmelerinin ihale dökümanlarının idari şartnamelerin ve teknik şartnamelerde belirtilen sayı ve nitelikte personel istihdamının yüklenici şirketler tarafından sağlandığını ve ihalelerin götürü bedel üzerinden yapıldığını, Bakanlığın sadece ihale makamı konumunda olduğunu, davanın yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığının ve işyerinde 30 işçi şartının sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini savunarak; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı şirket ile davalı Bakanlığın birlikte oluşturmuş oldukları asıl-alt işveren ilişkisinin gerçekleştiği başkaca bir iş yerinin bulunmadığı, davalı şirket adına tescilli tüm iş yerlerinin davalı şirket tarafından değişik kurum ve kuruluşlardan alınan ihaleler kapsamında oluşturulan iş yerleri olduğu ve her iki davalı tarafından birlikte istihdamın gerçekleştirildiği Silivri Adliyesi’nde çalışan işçi sayısının 8 olup, fesih tarihi itibari ile 30 işçi şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya kapsamındaki belgelerden davalı Bakanlığın Silivri Adliyesi’ndeki temizlik işlerini ihale yolu ile diğer davalı olan E.. Temizlik Hizmetleri Turizm İnşaat Makine Tah San ve Tic Ltd Şti’ne verdiği anlaşılmaktadır. Davalılar arasında alt-asıl işveren ilişkisi bulunmakta olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Sigortalı hizmet cetveli ve Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cevabi yazısından davacının, 14.01.2010-31.12.2012 tarihleri arasında alt işverenler değişse de davalı Bakanlığa ait Silivri Adliyesi’ndeki iş yerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her iki davalı tarafından birlikte istihdamın gerçekleştirildiği tek iş yerinin Silivri Adliyesi olduğu ve bu iş yerindeki işçi sayısının otuzun altında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir. Davacı, asıl işveren davalı Bakanlığa ait iş yerinde değişen alt işverenler nezdinde çalışmış olup, son olarak alt işveren davalı şirket nezdinde çalışıyorken iş akdi feshedilmiştir. Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin fesih tarihinde aynı iş kolunda Türkiye genelinde çalıştırdığı işçi sayısı ile ilgili deliller toplanıp, 30 işçi ya da daha fazla işçi çalıştırdığının tespit edilmesi halinde davacının işe iadesine, 30 işçiden az işçi çalıştırdığının tespiti halinde ise şimdiki gibi karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.