Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/33980 E. 2014/28548 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/33980
KARAR NO : 2014/28548
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/08/2012
NUMARASI : 2010/950-2012/603

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, bedelli senet ile aracın teminatı, senedin hükümsüz olduğu ve kendisine iadesine ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ücretinin tahsilata dönüşmüş satışların bedelinin %10’u şeklinde olduğunu; iş sözleşmesinde, satılan ürünlerin bedeli şirket tarafından müşterilerden tahsil edilemediği taktirde, tahsil edilemeyen miktarın ücretten kesileceği hükmünün yer aldığı ve bu hükmün iş sözleşmesinin hakkaniyete aykırı ve tek taraflı olarak düzenlendiğinin açık göstergesi olduğunu; iş yerinde davalının takdir ve kararı ile çeşitli ücret uygulamalarının olduğu, davalı şirketin son olarak satış temsilcilerine 2009 Ocak ayında tahsilata dönüşmüş satışların %10’u üzerinden ücret ödeneceğini duyurduğunu, vergi ve sigorta yükümlülüklerinden kurtulmak maksadıyla gerçek ücretinin sadece asgari ücret kadar olan kısmının bankaya yatırıldığını, geri kalan miktarın makbuz karşılığı ödendiğini, bir süre sonra elden verilen paraların eksik ödenmeye başlandığını, daha sonra bankaya yatan paraların da düzensiz ve eksik yatırılmaya başlandığını, son zamanlarda ise % 10 ücretin hiç uygulanmadığını; bu nedenlerle İş Kanunu’nun 24/II-e maddesine dayanarak iş akdini feshettiğini ve aynı gün üzerine zimmetli olan F..P.. aracı, satış ekipmanlarını ve iş elbiselerini eksiksiz olarak davalı şirkete teslim ettiğini iddia ile ücret alacağı ile kıdem tazminatı alacağı toplamı olan 200,00 TL’nin tahsiliyle; işe girerken imzalatılan 50.000,00 TL bedelli senet ile aracın teminatı olarak imzalatılan senedin hükümsüz olduğu ve kendisine iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının istifa ettiğini, buna göre kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, ücretlerinin avans ve maaş ödemesi olarak ödendiğini, şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, aralarındaki iş sözleşmesinin hiçbir yerinde satışı yapılıp tahsilata dönüşmüş satışların % 10’u oranında ücret ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmadığını, davacı yanın ücretinin tahsilata dönüşmüş satışların % 10’u şeklinde ödendiği iddiasını hiçbir şekilde kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydı ile satış temsilcilerinin yaptıkları satıştan takdir almasının şirketin inisiyatifinde bulunduğunu, yaptığı satışlarda kendisine verilen yetkiden daha fazla oranda iskontoda bulunduğu ve ekipman verdiğini, yapılan satışlardan bir kısmının tahsil edilemediğini ve şirkete zarar verdiği için bu zararı talep haklarının saklı tutulduğunu, kendisine teslim edilen aracı şirket önüne bırakıp anahtarı sekreterliğe teslim ettikten sonra gittiğini, hasarsız olarak teslim ettiğini iddia ettiği aracın daha sonra şirket tarafından yapılan incelemesinde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ellerindeki davacıya ait 50.000,00 TL lik teminat senedini satışlar nedeniyle şirkete verdiği zarara karşılık, 20.000,00 TL tutarındaki senedi araçtaki hasarın giderilmesi sırasında doğacak giderler için muhafaza ettiklerini, araçtaki hasarın davacı tarafından kabul edilmesi halinde hasar miktarının hukuki yollarla davacıdan talep edileceğini ve iadesinin söz konusu olmadığını, öte yandan davacının davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra, yine davalı işyerinden ayrılan bir kısım arkadaşları ile davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörde çalıştığını, davalı şirketin aleyhine rekabet yasağına aykırı olarak faaliyet gösterdiklerinin öğrenildiğini, vermiş oldukları zararın tespit edilmeye çalışıldığını, bu senedin işleme konulup konulmayacağının bu araştırmadan sonra belli olacağını bu nedenle iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece , “davacı vekili tarafından senetlerin hükümsüz olduğu ve müvekkiline iadesi konusundaki taleplerin ise, davalı tarafça verilen cevap dilekçesi içeriğinde senetlerin varlığının kabul edilmiş olması ve bu yönden taraflar arasındaki gerek rekabet yasağı konusundaki yükümlülüklerin devam etmesi ve yine aracın hasarı konusunda da henüz bir uzlaşmaya varılamamış olması yönlerinin dile getirildiği, bu durumda senetlerin hükümsüzlüğünden ve iadesi gereğinden bahsedilemeyeceği, ancak taraflar arasındaki rekabet yasağı ve araç zararı konusundaki incelemeler sonrasında ortaya çıkacak duruma göre senetlerin tahsili aşamasına gelinip gelinmeyeceğinin davalı tarafça da kabul edildiği ve senetlerin tahsil edilebilir aşamaya geldiği konusunda herhangi bir girişimde bulunulmadığı yönü gözetildiğinde, eldeki davanın kapsamında senetlerin salt iş sözleşmesinin feshine bağlı olarak hükümsüzlüğünden bahsedilmesi olanağı bulunmadığı; bunun dışındaki konuların ise eldeki dava dışındaki gelişmelere bağlı olarak ayrıca yargılama konusu yapılabileceği yönü gözetilerek, senetlerin hükümsüzlüğü konusundaki talebin kabulüne olanak bulunmadığı” gerekçesiyle senedin hükümsüzlüğü ve iadesi konusundaki talebin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara , toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2- Ticaret Hukuku esaslarına göre; kambiyo senetleri, teminat kaydı içerdiğinde poliçe, bono veya çek olsun vasfını diğer bir anlatımla kambiyo senedi özelliklerini kaybederler. İşverenin tarafın işe girerken teminat amacı işçilerden ile bu tür senetler aldığı bilinmektedir. Bu durumun kanıtlanması halinde, alınan senetlerin, teminat senedi niteliğinde sayılmaları ve bunun sonucu olarak geçersiz olduklarına hükmedilmeleri gerekir.
Dosyadaki delillerden ve davalının beyanlarından, davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu, bu nedenle geçersiz oldukları kabul edilerek, senetlerin hükümsüzlüğüne ve davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın , yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA , peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.