Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7318 E. , 2022/4406 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7318
Karar No : 2022/4406
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : ….
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde … olarak görev yapan davacı tarafından,…İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliğinde “Büro Amir Yardımcısı” olarak görev yaptığı dönemde, ”Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir” şeklinde düzenlenen mevzuat hükmüne aykırı işlem yaptığı gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin … Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının … no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dinleme kararı kapsamında dinlenen kişilerin tanıklıktan çekinebilecek kişilerle aralarında yaptıkları görüşmelerin çözümlenmesine ilişkin soruşturma savcısı tarafından verilmiş bir talimatın bulunmadığı, davacının da bu durumun aksini ispat edebilecek (beyanları dışında) herhangi bir delil ortaya koyamadığı, iletişim tespit tutanaklarının çözümlemelerinin sıralı amirlerin talimatıyla yapıldığı ve yapılan çözümlemelerin de yine sıralı amirlere sunulduğu, davacının teknik takip bürosu amir yardımcısı olarak sıralı amirler arasında yer alması nedeniyle, söz konusu iletişim tespit tutanaklarının davacının bilgisi dahilinde tanzim edildiği ve bununla birlikte hedef şahısların tanıklıktan çekinebilecek üçüncü kişilerle yaptıkları telefon görüşmelerinin, Cumhuriyet Savcısının bu yönde bir talimatı bulunmamasına rağmen tape yapıldığı; bu durumun, hukuka aykırı tape işlemini gerçekleştiren kişilerin kendisine yada başkalarına çıkar sağlamak amacıyla hareket ettiğini ortaya koyduğu, bu şekilde davacıya isnat edilen fiilin sübut bulması nedeniyle davalı idare tarafından, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, davacı hakkında disiplin soruşturmasına konu edilen olayların soruşturmada belirtildiği açıklıkla yer verilerek davacının son savunmasının istendiği, son savunma istemi yazısında davacının istediği takdirde gerek kendisi tarafından gerekse de vekili aracılığıyla dosyayı yerinde inceleyebileceği, tanık dinletebileceği yada sözlü savunma yapabileceğinin kendisine bildirildiği, davacının ise son savunma için kendisine verilen 7 günlük süre içerisinde son savunmasını vermediği, sözlü savunma oturumuna katılmadığının anlaşıldığı; davacıya etkin bir biçimde savunma hakkını kullanma imkanı verildiğinden, davacının, savunma yapmasına imkan tanınmadığı ve savunma hakkının ihlal edildiği iddialarının yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; ….. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarece, mevzuatta yazılı olmayan bir suçun ihdas edildiği, Mahkemelerce eksik inceleme yapıldığı; dava konusu işlemlerin tamamının Cumhuriyet Savcısının emriyle ve mahkeme kararıyla gerçekleştirildiği, bu nedenle suça konu olamayacağı; tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasındaki görüşmeleri İletişimin Tespiti Tutanağı haline getirmediği, tanıklıktan çekinebileceği iddia olunan kişilerin aynı zamanda dosyanın şüphelisi konumunda bulundukları; savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.