Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/6632 E. 2014/20354 K. 18.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6632
KARAR NO : 2014/20354
KARAR TARİHİ : 18.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2013
NUMARASI : 2011/354-2013/180

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .i tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı davalı iş yerinde 10/05/2004 – 28/02/2011 tarihleri arasında model makineci olarak çalıştığını, davalının usul ve yasaya aykırı olarak bir fesih nedeni göstermeksizin haksız olarak fesih beyan ederek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davacının 10/05/2004-28/02/2011 tarihleri arasında model makineci olarak çalıştığını, 28/02/2011 tarihinde model siparişi alınmadığı ile oluşan istihdam fazlalığı nedeniyle yazılı olarak iş akdine son verildiğini, hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini beyanla; haksız olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak davacının iş sözleşmesini feshinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız). Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı(tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı(keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı(ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda davacı davalı işyerinin üretim-modelhane bölümünde model makineci olarak çalışmaktayken iş sözleşmesi 2011 yılı içerisinde modelhane bölümünde istenilen sayıda model siparişi alınamadığı, modelhane bölümünde kadro fazlalığı meydana geldiği, davacıya uygun başka pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle feshedilmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında işletme yönetimi alanında uzman bilirkişiden rapor alınmışsa da, söz konusu bilirkişi raporu uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli değildir. Fesih öncesi ve sonrası davacının yerine işçi alınıp alınmadığı davalının sunduğu verilere göre değerlendirilmiştir. Halbuki fesih öncesi ve sonrası altışar aylık Kurum bildirgeleri getirtilerek işçi alınıp alınmadığı tespit edilmelidir. Ayrıca işyerinin işleyişini bilen, işletme yönetimi alanında uzman ve hukukçu bilirkişiler eşliğinde yerinde inceleme yapılarak fesih nedeninin bulunup bulunmadığı, işyerinde hangi bölümlerin olduğu, davacının makineci olduğu da gözetilerek başka bölümde çalışma imkanı olup olmadığı, fesih öncesi ve sonrası davacının yerine veya varsa davacının çalışabileceği uygun pozisyonlara işçi alınıp alınmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı konusunda açık ve denetime elverişli rapor alınarak feshin geçerli olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.