YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3744
KARAR NO : 2014/37514
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 5. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2012
NUMARASI : 2012/206-2012/133
DAVA :Davacı, sendikal tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 23.04.1998 tarihinden bu yana davalı işverene ait işyerinde çalıştığını, 2008 Mart ayından itibaren Tek Gıda İş Sendikası üyesi olduğunu, o tarihten itibaren de sendika üyesi işçilere üyelikten istifa etmeleri için işverenlikçe telkinlerde bulunulduğu ve sendika üyeliğinden istifa etmemeleri halinde işten çıkarılacakları ve yeni iş bulmalarının engelleneceği yönünde tehdit edildiklerini, çalışma şartları ve ücret konularında farklı muameleye tabi tutulduklarını, zaman zaman da baskı ve hakarete uğradıklarını, bu baskılar karşısında sendika tarafından işveren hakkında suç duyurusunda, hem de Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunulduğunu, Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından şikayet konularının doğruluğunun saptandığını, 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarında zam yapıldığı halde sendika üyesi işçilerin sırf bu nedenden dolayı iyileştirmeden yararlandırılmadığını, işçilere yapılan ayrımcılığını çalışma koşullarıyla da sınırlı olmadığını ileri sürerek sendikal tazminat alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının da üyesi olduğu sendika tarafından 2008 Mart ayından itibaren müvekkili şirkette örgütlenmeye başlamış olduğunu ve davacının da o tarihten beri sendika üyesi olarak çalışmasına devam ettiğini, bu güne kadar müvekkili şirkette çalışan sendika üyesi işçilere farklı muameleye tabi tutulmadığını ve aradan geçen 2,5 yıl içinde çalışmalarına devam ettiklerini, Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporun müvekkili şirketin bilgisi olmadan ve savunması alınma hakkı kullandırılmadan düzenlendiğini ve dikkate alınmaması gerektiğini, davacının üyesi olduğu sendika ile toplu sözleşme görüşmelerinin devam etmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından çalışanlar arasında sendikalı sendikasız ayrımı yapılmadan performansı da dikkate alınarak maaş şartları yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iddasını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşverence sendikal nedenle farklı uygulama yapılıp yapılmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, işyerinde sendikalı sendikasız ayrımı yapılmaksızın zam uygulandığı, sendikal nedenle baskının kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.