Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/4024 E. 2014/9889 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4024
KARAR NO : 2014/9889
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

MAHKEMESİ : ALANYA İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2011
NUMARASI : 2009/249-2011/307

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi 13.07.2009 tarihinde avukatı aracılığıyla açtığı dava dilekçesinde iş yerinde 15.02.2005 tarihinde mutfak bölümünde kısım şefi olarak çalışmaya başladığını, 11.07.2009 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, aylık ücretinin net 780,00 TL olduğunu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı,fazla mesai, bayram ve resmi tatil ücretinin, yıllık ücretli izin alacağı ve hafta sonu tatil ücreti ve ücret davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren davacının işyerini terk ettiğini devamsızlık tutanakları tutulduğunu ve işe dönmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,devamsızlık tutanaklarının fesihten sonrasına ait olduğu ve 4,5 yıla yakın bir hizmeti bulunan davacının ortada izah edilebilir bir sebep yok iken işine devam etmemesi hayatın olağan akışına da aykırı bulunduğu gerekçesiyle tazminat ve diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesinin kim tarafından ve ne şekilde sona erdirildiği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davacı işçi 11.07.2009 tarihinde işverence nedensiz olarak iş sözleşmesinin sona erdirildiği ileri sürülürken, davalı işveren 12.07.2009 ve devamı günlerinde davacının mazeretsiz olarak işe gelmediğini devamsızlık tutanakları düzenlendiğini davacının işi kendisinin terk ettiğini savunmuştur.
Dosya içinde devamsızlık tutanakları ve davacı işçiyi işe davet ile mazeretini bildirmesini isteyen ihtarnameler bulunmaktadır. Davalı tanıkları davalı işçinin nedensiz yere işyerini terk ettiğini açıklamışlar ve tutanakların içeriğini doğrulamışlardır. Davacı tanıkları ise davacı işçinin işverence işten çıkarıldığını ancak nedenini bilmediklerini belirtmişler, fesih tarihi ile ilgili somut bir beyanda bulunmamışlardır.
Devamsızlık tutanakları davacının fesih tarihi olarak açıkladığı tarihten sonraya ait olsa da, dava açmak üzere avukata vekalet verdiği tarih 10.07.2009’dur. Bu durum davacının 11.07.2009 tarihinde kendisinin ayrıldığını göstermektedir. Kaldı ki davalı işveren içeriği tanıklarca doğrulanan tutanaklar ile davacının devamsızlığını kanıtlamıştır. İşçinin nedensiz yere işyerini terk etmeyeceği varsayımı ile sonuca gidilmesi de doğru değildir. Davacı işçi turizm sezonunda kısa süre içinde başka bir işyerinde iş bulmuştur. Bu nedenlerle davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanamayacağı kabul edilmelidir. Mahkemece isteklerin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.